İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/2778 K.2024/295
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2778
KARAR NO: 2024/295
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 05/10/2023
NUMARASI: 2023/306 Esas - 2023/703 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Zorunlu Mali Mesuliyet poliçesi ile sigortalı olmayan ... plakalı aracın, 21/9/2012 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeyken, sürücünün kusuruyla direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde, sürücünün idaresindeki ... plakalı araça çarpması sonucu çift taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sebebiyle ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilleri ... ve ...'in yaralanarak sürekli sakat kaldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... için 2.000,00 TL ve Gözde Yenmez için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların alkollü sürücü tarafından sevk ve idare edilen araca bilerek bindiklerini, müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacıların tedavi süresi boyunca hiç çalışmadıklarını, iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceklerini, bu sebeple müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, güvence hesabının sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacılar tarafından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddİ ile; davacı ... için belirlenen 219.279,04-TL maddi tazminat ile davacı ... için belirlenen 59.545,95 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 20/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstinafa konu işbu kararın gerekçesi incelendiğinde, davalı kurum lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/429 E. sayılı dosyasında rapor doğrultusunda davalarının kabulüne karar verildiğini, davalı Güvence Hesabı tarafından kararın istinaf edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından 2018/1839 E. ve 2020/728 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından hükme dayanak alınan raporun yönetmelik belirtilmeden ve Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli tek hekim tarafından hazırlanmış olması, bu rapor esas alınarak karar verilmiş olması doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi tarafından ATK ya da bir üniversite hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için davalı vekilinin istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasına karar verildiğini, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi istinaf ilamı gereğince müvekkillerin maluliyetinin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre belirlenmiş, maluliyet oranlarına göre tazminat hesabı için rapor tanzim edildiğini, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretin uygulanmasının kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmayacağını, İlk derece mahkemesinin İstinaf Mahkemesi tarafından verilen karar doğrultusunda dosyada yeniden maluliyet oranları belirlenerek değişen yeni verilere göre karar tarihine en yakın tarihte geçerli olan asgari ücret üzerinden alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda karar verdiğini, değişen yeni verilere göre yeniden hesaplama yapıldığından Güvence Hesabı lehine usuli kazanılmış hak doğmayacağını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün davalı vekili istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 23/06/2020 tarih, 2018/ 1839 Esas ve 2020/728 Karar sayılı kararı ile " Somut uyuşmazlıkta; kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak maluliyet raporunun alınması gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince hükme dayanak yapılan maluliyet raporunun yönetmelik belirtilmeden ve Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli tek hekim tarafından hazırlanmış olması, bu rapor esas alınarak karar verilmiş olması doğru olmamıştır. 6098 sayılı TBK'nın 51. maddesinde hakimin, tazminatın kapsamını, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiştir. Dosya içerisinde davalı vekilinin cevap dilekçesi ile hatır indirimi yapılması gerektiğine ilişkin beyanı bulunmasına rağmen gerekçeli kararda dosya kapsamında bulunan deliller değerlendirilerek hatır indirimi şartları bulunup bulunmadığı tartışılmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır. Yine dosya kapsamında müterafik kusur yönünden davacıların alkollü araç sürücüsünün aracına binmesi nedeni ile tazminat hesabında bu nedenle indirim yapılması doğru olmakla birlikte, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre müterafik kusur indirim oranının % 20 olduğu da dikkate alınmak suretiyle bu oranda indirimle tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve % 10 müterafik kusur indirimine göre hüküm tesisi de hatalı olmuştur. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken ATK ya da bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınıp, tespit edilecek maluliyet oranına göre tazminat hesabı yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, belirlenen tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması ayrıca dosyada ki mevcut delillere göre hatır indirimi şartları bulunup bulunmadığı tartışılarak koşulları oluşmuş ise % 20 oranında hatır indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen ikinci kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemiz'in 29/03/2023 tarih 2022/2584 Esas 2023/569 Karar sayılı kararı ile " Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/09/2021 tarih, 2021/2403 Esas 2021/4658 Karar sayılı bozma ilamında özetle; Mahkemece verilen ilk hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiş, davalılardan ... Sigorta A.Ş.’nin temyiz istemi üzerine karar maluliyet yönünden eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle anılan davalı yararına bozulmuştur. Bozmadan sonra yürütülen yargılamada alınan 09/03/2020 tarihli aktüer raporunda; rapor tarihindeki güncel (2020) verilere göre hesaplama yapıldığı; mahkemenin bu raporda belirlenen miktar üzerinden hüküm tesis ettiği görülmektedir. Dairenin önceki bozma ilamı dikkate alındığında, mahkemenin anılan bu kabulü yerinde değildir. Şöyle ki ilk hükmün sadece, davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından temyiz edildiği, bozma ilamının kapsamında belirtilen yön dışında 01/12/2014 tarihli raporda hesaplamaya esas alınan veriler yönünden anılan davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. İlk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artış esas alınarak, yeniden hesap yaptırılıp tazminatın belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir." şeklinde karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar davacı tarafından istinaf edilmediğinden tazminat miktarı, hesaplamaya esas yöntem, ücrete ilişkin veriler ve temerrüt tarihi bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince dairemiz ilamının kapsamında belirtilen yön dışında ilk kararda hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamaya esas alınan veriler yönünden davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden aldırılan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi ve temerrüt faizinin kaza tarihinden itibaren başlatılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı davacılar vekili tarafından verilen istinaf talebi bulunmadığından karşı taraf lehine bu hususlarda usuli kazanılmış hak oluşmuştur. İlk kararı istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği gözetilerek ilk derece mahekemesince Daire kararımız kapsamında ilk kararda hükme esas alınan veriler kapsamında yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.(HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2022/14923 E.- 2022/17158 K. sayılı kararı). Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan (269,85x2)=539,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 112,10 TL harcın istek halinde mahkemesince yatırana iadesine,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.29/02/2024