Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/671 K.2024/422

🏛️ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/671 📋 K. 2024/422 📅 15.03.2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/671
KARAR NO : 2024/422
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2020
NUMARASI : ... ESAS-... KARAR
DAVACI : ... -T.C....
VEKİLLERİ : Av. ...-
Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : ... -T.C....
VEKİLİ : Av. ...- ...
DAVA : Zayi Nedeniyle Bono İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
YAZIM TARİHİ : 15/03/2024
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİANIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının ortağı ve yöneticisi olduğu ... ... Özel Eğitim Kurumları Ltd. Şti.’ne ait Adana ... ... mahallesi ... sokakta bulunan okul binasının ... Okullarına kiraya verildiğini, kira sözleşmesi ile birlikte düzenleyeni ..., avalisti ... ..., lehdarı ... olan 26/11/2016 tanzim tarihli, bila ödeme tarihli, 210.000,00.TL bedelli ve düzenleyeni ..., avalisti ... ..., lehdarı ... olan 26/11/2016 tanzim tarihli, bila ödeme tarihli, 396.000,00.TL bedelli bonoların ... ve ... tarafından düzenlenerek davacıya verilmek üzere davalı ...’a teslim edildiğini, davalının bonoları teslim yükümlüğünden kaçındığı ileri sürülerek bonoların davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı tarafın dava konusu bonolarda alacaklı, borçlu, ciranta konumunda olmadığını, davaya konu senetlerin 17.12.2016 tarihinde bizzat davacıya teslim edildiğini, davacı ile davalının arkadaş olmasından dolayı belgenin alınmadığını, dava dilekçesinde belirtilen kiralama işine davalının yaptığı emlak komisyonculuğundan dolayı 50.000,00.TL talep edilmesinden dolayı bu davanın açıldığı savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; mahkemece yapılan yargılama sonucunda 09.05.2017 tarih ...-... sayılı kararla, dava konusu 2 bononun iadesi isteminin kabulüne, iptali isteminin ise reddine karar verildiği, hükme karşı davalı taraf istinaf başvurunda bulunmuştur. Adana BAM 9. Hukuk Dairesi 18.10.2019 tarih ...-... sayılı kararla hükmü kaldırarak davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararda, davanın TTK 778/1-ı ve 757. Maddeleri uyarınca ‘zayi nedeniyle senet iptali’ istemi olarak görülmesi gerektiğinin belirtildiği, yeniden yargılama yapıldığı, talebe konu bonolarla ilgili olarak Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile 16.06.2020, 24.06.2020 ve 02.07.2020 tarihlerinde olmak üzere 3 kez ilan yapılmış ancak bonoların mahkemeye ibraz edilmediği, somut olayda, deliller kısmında açıklanan ve davalının ıslak imzasını taşıyan belgeden dava konusu 2 bononun davalıya tesliminden sonra ziyaa uğradığı kanaatine varıldığı, yapılan ilanlara karşılık bonoların mahkemeye sunulmadığı bu nedenlerle talebin kabulü gerektiği, ... tarafından düzenlenen ve ...'nın avalist olarak teminat verdiği 26/11/2016 düzenleme tarihli ... emrine düzenlenen 210.000,00.TL tutarlı, ... tarafından düzenlenen ve ...'nın avalist olarak teminat verdiği 26/11/2016 düzenleme tarihli ... emrine düzenlenen 396.000,00.TL tutarlı iki adet bononun iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf talebi ile; Adana BAM 9. Hukuk Dairesi'nin 18.10.2019 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kaldırma kararı usul ve hukuka aykırı olduğundan, bu karar gereğince kaldırma kararı sonrasında yapılan işlemler de usul ve hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle de iş bu istinaf başvurusunu yapma mecburiyeti doğduğunu, her ne kadar kaldırma kararında açılan dava 'zayi nedeniyle senedin iptali' olarak nitelendirilmiş ise de, açılan dava müvekkilinin ... ... ile ...'ya kiraya verdiği taşınmazın teminat olması amacıyla ... ...'nın keşide ettiği ve ...'nın avalist olduğu 2 adet bononun müvekkiline teslim edilmek üzere davalıya teslim edilmesi ancak davalının üstlendiği bu yükümlülüğü yerine getirmeyip senetleri müvekkiline vermemesi nedeniyle senetlerin iadesine ilişkin olduğunu, bu anlamda talebin hatalı yorumlanarak sırf dava dilekçesinde "zayi" ibaresi geçti diye açılan davanın "zayi nedeniyle senedin iptali" olarak nitelendirilmiş olmasının usul ve hukuka aykırı olduğunu, Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında taşınmaza tahliye esnasında verilen zararın 753.000,00 TL civarında belirlendiği, verilen zararın bu meblağdan çok daha fazla olduğunu, müvekkilinin halen davalarla, takiplerle uğraştığı ve bu zararını tazmin etmeye çalıştığını, davalının müvekkiline teslim etmediği dava konusu bonoların bugün müvekkilinde olmuş olsaydı, müvekkilinin bu kadar zarara uğramamış olacağını, kaldırma kararına gerekçe olan "zayi" kelimesinin neden dava dilekçesinde kullanıldığı da aşamalardaki dilekçelerde ve özellikle 14/11/2017 tarihli dilekçe içeriğinde açıklanmış olup, dava açılırken senetlerin akibeti bilinmediğinden dava dilekçesinin sonuç kısmında zayi terimi kullanıldığını, davada talep edilen hususun "senetlerin iadesi" olduğunun izah edildiğini, dosyaya sunulan senetlerin davalıya verildiğine dair belge, senetlerin davalıya verildiğine dair tanık beyanları ve davalının da senetleri müvekkiline teslim etmek üzere aldığını inkar etmemesi karşısında senetlerin davalıda olduğunun ispat edilmiş olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle terditli açılan iş bu davada ilk talebin senedin iadesine yönelik olduğunu beyan edilerek, bu talebin hatalı olarak zayi nedeniyle senet iptali olarak yorumlanmasına itiraz ettiklerini, öte yandan davanın zayi nedeniyle senet iptali olarak yorumlandığı için davanın hasımsız olduğuna ve yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, beyan ettikleri şekilde davanın senedin iadesine yönelik olduğunun kabul edildiği takdirde lehe yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilmesi gerektiği açıkça ortada olup, bu nedenle karara bu yönden de itiraz ettiklerini, bu nedenlerle iş bu istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek mahkeme kararının kaldırılarak davanın talep gibi kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf talebi ile; davacının istinaf başvurusuna karşı katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunduklarını, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının onanmasını talep ettiklerini, ancak açılan davanın hasımsız olarak yürütülmesi gerekirken müvekkil davalının taraf gösterilmesi nedeniyle tarafımıza husumet yöneltildiğini, bu nedenle davanın zayi nedeniyle senet iptali neticesinde müvekkil yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilip lehe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini bu nedenle yerel mahkeme kararının hüküm kısmının lehe hükmedilecek vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibarıyla "Zayi Nedeniyle Bono İptali" talebine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesiyle, davaya konu bonoların keşidecisi tarafından düzenlendikten sonra kendisine teslim edilmek üzere davalıya verildiği ve fakat davalı tarafından kendisine teslim edilmeyip zayi olan bonoların akıbetinin bilinmediği ileri sürülerek senetlerin iadesi talep edilmiş, davalı tarafça senetlerin davacıya teslim edildiği ve kendisinde bulunmadığı savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesinin ... E.-... K. Sayılı ve 13.07.2018 günlü kararıyla senetlerin iadesine ilişkin talebin kabulü ile dava konusu iki adet bononun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, senetlerin iptali talebinin reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin ... E.-... K. sayılı ve 18.10.2019 günlü kararıyla 6100 sayılı HMK'nın 33.maddesi gereğince hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu, buna göre davacının talebinin "zayi nedeniyle senetlerin iptali" şeklinde anlaşılması ve davalı tarafın husumet durumunun incelenmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kaldırılarak gerekli ilanların yaptırılması ve ilanda belirtilecek sürelerin beklenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstinaf kararı üzerine ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusu iki adet bononun iptaline karar verilmiş, işbu karara karşı davacı ve davalı vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Senet iadesi davasının dinlenebilmesi için, davacının iadesini talep ettiği senedin davalıda bulunması ve davalının da kendisinin senedin meşru hamili olduğunu savunması gereklidir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davacı vekilinin dava dilekçesi içeriği ve 14.11.2017 tarihli beyan dilekçesinden, davacı tarafça dava konusu bonoların düzenleyen tarafından kendisine teslim edilmek üzere arkadaşı olan davalıya verildiği ve fakat davalı tarafından teslim edilmeyen bonoların akıbeti bilinmediğinden dava dilekçesinin "zayi" ibaresinin kullanıldığı beyan edilmiş, davalı taraf ise bonoları davacıya teslim ettiğini ve bonoların kendisinde bulunmadığını savunmuştur. Tarafların iddia ve savunmalarına göre, dava konusu senetlerin davalıda bulunduğu belli olmadığı gibi davalı tarafından kendisinin senetlerin meşru hamili olduğu da ileri sürülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, Dairemizin ... E.-... K. sayılı ve 18.10.2019 günlü kararında açıklandığı üzere, davanın "zayi nedeniyle senetlerin iptali" davası olarak nitelendirilmek suretiyle dava konusu senetlerin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, 6102 sayılı TTK'nın 778/1-ı delaletiyle aynı kanunun 757 ve devamı maddelerinde düzenlenen "zayi nedeniyle senet iptali" davası, 6100 sayılı HMK'nın 382/1-e/6 maddesi gereğince çekişmesiz yargı işlerinden olup Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince hasımsız açılması davalardandır. Bu itibarla, eldeki davada davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesince davacının davalıya yönelik davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE,
3-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
4-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
a)-... tarafından düzenlenen ve ...'nın avalist olarak teminat verdiği 26/11/2016 düzenleme tarihli ... emrine düzenlenen 210.000,00 TL tutarlı,
b)-... tarafından düzenlenen ve ...'nın avalist olarak teminat verdiği 26/11/2016 düzenleme tarihli ... emrine düzenlenen 396.000,00 TL tutarlı iki adet bononun zayi nedeniyle İPTALİNE,
5- Davacının davalıya yönelik davasının pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60.TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 10.348,96.TL harcından mahsubu ile bakiye 9.921,36.TL harcın kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
7-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan 108,80.TL tebligat gideri, 31,00.TL posta gideri, 10,00.TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 149,80.TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-) Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
10-) HMK'nın 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;
1-a)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
2-a)6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan 162,10.TL istinaf başvuru harcı, 5,50.TL tebligat gideri olmak üzere toplam 167,60.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
b)6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 15/03/2024 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır