İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/164 K.2024/419

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/164 📋 K. 2024/419 📅 13.03.2024

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/164
KARAR NO : 2024/419
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/08/2014 (Dava) - 17/11/2023 (Karar)
NUMARASI : 2023/290 Esas - 2023/820 Karar
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
BAM KARAR TARİHİ : 13/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2023 tarih ve 2023/290 Esas - 2023/820 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı ... kendi adına diğer davacı ... ve ... adına vekaleten dava dilekçesi ile; kendilerinin davalı kooperatifinin üyesi olduklarını, 26/06/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı dönemine ait Olağan Genel Kurul gündeminin 9.maddesinin görüşmeler sırasında verilen önerge ile imalat ve inşaat maliyetlerindeki artışlardan dolayı ortaklardan 31.500,00-TL toplanmasına karar verildiğini, bu kararın birinci oylamada yetersiz oy alması üzerine ikinci kez oylandığını, oysa gündem maddesinin bir kez oylanabileceğini ikinci kez oylanmasının hukuka aykırı olduğunu ayrıca ek ödeme niteliğindeki bu kararın ortakların 3/4 kabul oyu ile kabulü gerektiğini, bu hususun gerçekleşmediğini ayrıca kooperatifin 2013 döneminde 325.254,44-TL zarar açıkladığını ve bu zararın ortaklara eşit olarak paylaştırılması gerekirken belirlenen 31.500,00-TL'nin çok yüksek olduğunu, bu ödemede 18 arsa ortağının muaf tutulmasının da hukuka aykırı olduğunu, kooperatif ortaklarının hak ve borçlarda eşit olduğunu, bu ödemeden muaf olan 18 arsa ortağının Genel Kurulun 9.maddesinin oylanmasına kabul oyu verdiğini, ek imalat talebi olmayan hatta 27.998,00-TL kendilerine ödeme yapan davalı kooperatifin maliyet artışı iddiasının doğru olmadığını, Genel Kurulun 8.maddesinde 158 ada 7 parselde bulunan ortak alana havuz ve sosyal tesis yapılması ve bu ortaklardan 7.500,00'er TL alınmasının talep edildiğini ancak, görüşmeler sonucu talebin geri çekildiğini, üst birlik başkanı ...'ın bu havuzun kooperatife ait iki arsa karşılığı yapılması yönündeki teklifi üzerine havuzun yapılması yönünde karar alındığını, ancak havuz karşılığı verilecek iki adet arsanın ekspertiz değeri, m2 değeri gibi tüm özellikleri açıklayıcı genel kurula sunum yapılmadan arsaların değerlerinin çok altında bir fiyatla bir oldu bitti ile havuz ve sosyal tesis yapımı için yükleniciye verilmesinin kooperatifler yasasına aykırı olduğunu, kaldı ki bu yüzme havuzunun yüklenici tarafından yapılacağının 25/05/2013 tarihli genel kurul ile kabul edildiğini, alınan bu kararla önceki genel kurul kararına aykırı bir karar alındığını ileri sürerek, 26/06/2014 tarihinde yapılan davalı kooperatifin Olağan Genel Kurul toplantısının 8 ve 9.maddelerinin kooperatifler yasasına kamu düzeninden sayılan emredici hükümlere ve sözleşmeye aykırı olması sebebiyle mutlak butlan ile batıl olduğunun tespiti ile iptallerine, davalı kooperatifin maliyetlerinin bilirkişi tarafından tespiti ile tespit sonrası fazla yapmış olduğu ödemeleri davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal bir aylık süre içerisinde açılmadığını, davacıların kooperatife ortaklıklarından bu yana her genel kurul sonrasında alınan kararların iptalleri için dava açtıklarını ve açtıkları davalardan 9.ATM'nin 2012/472 Esas sayılı dosyada ret kararı verildiğini, iptali istenen genel kurulun 9.maddesinin inşaatların bitme aşamasına gelmesi nedeniyle villaların bir an önce teslim edilmesi için ortak başına 31.500,00-TL ödenmesi hususunun görüşüldüğünü, kooperatifin yükleniciye borçlu olması nedeniyle bu kararın görüşüldüğünü ve oy çokluğu ile kabul edildiğini, davacıların iddiasının aksine iki kez oylama yapılmadığını, bunun ortaklar arasında görüşüldüğünü ve ek ödeme yükümlülüğe ilişkin bir madde olmadığı için nitelikli çoğunluğa ihtiyaç duyulmadığını, öngörülen ödemenin ek ödeme şartlarını taşımadığı için ek ödeme değil başta tahmini olarak belirlenen villa fiyatlarının yüklenicilerin kesin hesaplarını yapmaya başlamaları nedeniyle oluşan artışa ilişkin olduğunu, kooperatifin konut ve arsa kooperatifi olup üst yapı yaptırmadan sadece arsa ortağı bulunan ortaklarının bulunduğunu, bu ortaklardan üst yapıya ilişkin bedelin alınmasının mümkün olmayacağını, kooperatiften hiç kimseye para iadesinin yapılmadığını, gündemin 8.maddesinin genel kurulda tartışıldığını bir oldu bitti'nin söz konusu olmadığını, ... ada ... parsele yüklenici tarafından havuz yapılması yönünde karar alındığını, kararın yasal nisaba uygun olduğunu ve bir önceki genel kurul kararına uygun olduğunu, davacıların dava dilekçesinde belirtikleri 3 nolu taleplerinin bu davanın konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 30/03/2018 TARİHLİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...davacıların davalı kooperatif ortağı olduğu, dava dilekçesinde özetlenen nedenlerle kooperatifin 26/06/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 8. ve 9.maddelerin iptalini talep ettiği, davanın yasal bir aylık süre içinde açıldığı, her ne kadar genel kurul tutanağında davacıların adı zikredilmemiş ise de ret yönünde oy kullanan üyelerin sayısı nazara alındığında davacıların genel kurulun 8. ve 9. maddelerinin görüşülmesi sırasında ret yönünde oy kullandıkları ve söz konusu kararlara muhalefet şerhlerini tutanağa işlettikleri, dolayısıyla dava açma hak ve yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu genel kurulun 8. gündem maddesi ile alınan kararın kooperatifin mülkiyetinde bulunan iki arsanın (... Ada, ... parselde yer alan ... ve ... nolu konut alanları) verilerek ... ada ... parselde 180 m2'lik yüzme havuzu, çocuk havuzu, jakuzi, günelşenme terasları, soyunma/giyinme kabinleri, kafeterya, çevre düzenlemesi ve peyzaj imalatlarının yapılmasına ilişkin olduğu, havuzun ihtiyaç olup olmadığı, havuza ihtiyaç duyuluyorsa kaç adet ve nerede yapılmasına karar verilmesi yetkisinin genel kurula ait olduğu, dolayısıyla bu kararın batıl bir karar olarak addedilemeyeceği, her ne kadar havuz ve sosyal tesislerin ne kadar maliyetle yapılacağı ve karşılığında verilecek arsaların bedelinin ne olduğu konusunda bir rapor sunulmamış ise de, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda maliyetin 498.750,00-TL olacağının ve bunun karşılığında verilecek iki arsanın değerinin 440.000,00-TL olacağının belirlendiği, dolayısıyla kooperatifi zarara uğratıcı bir durumun söz konusu olmadığı, bu kararın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun kabul edilemeyeceği, söz konusu kararın iptal talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Genel kurul 9. gündem maddesi ile alınan kararın; maliyetteki artışlar ve bunun yarattığı sıkıntılar nedeniyle eksik imalatların tamamlanabilmesi için ve kooperatif borçlarının ödenebilmesi için inşaatlarını kendi imkanları ile yapan 18 arsa ortağı ayrı tutularak kalan 77 ortaktan 10 taksitte toplam 31.500,00-TL alınmasına ilişkin olduğu, kooperatifin 136 villalık arazi üzerine inşaat yapılması için kurulduğu ancak 136 üye sayısına ulaşamadığı, bununda maliyetleri artırdığı, kooperatifçilikteki amacın üyelerine en az maliyet ile üyelik aidatlarını olabildiğince ekonomik kullanmak suretiyle bina sahibi yapmak olduğu dolayısıyla kooperatifin kar amacı gütmediği, genellikle kar amacı güden yüklenicilerin teklif ettiği götürü usulde imalat belirleme usulünün kooperatifçilik alanda uygulanmasının mümkün olmadığı, kooperatifçiliğin ana prensibinin anahtar teslimi olmayıp kooperatifin tüm giderlerinin konutların yapım aşamasında ortaya çıkacak maliyet farkının ortaklarca karşılanması olduğu, kooperatifin farklı işleri farklı müteahhitlere yaptırdığı, kooperatif ortaklarından başlangıçta alınan paranın avans niteliğinde olup ileride artmasının muhtemel olduğu, bilirkişiler tarafından çıkartılan hesaplara göre davalı kooperatifin toplam borcunun üye sayısına bölünmesi sonucu belirlenen 26.922,62-TL'ye vergi, resim, harç, değerleme oranlarından kaynaklanan ve tapu ferdileşmesi, emlak değeri ve yürüyüş yolu gibi ilave imalatlar eklendiğinde talep edilen ve genel kurulda 9.madde olarak kabul edilen 31.500,00-TL ödemenin yerinde olduğu bu nedenle iptalinin gerekmediği, bu konuda genel kurulda birden fazla oylama yapılmış olmasının Kooperatifler Kanununa aykırılık oluşturmadığı, genel kurulda 18 arsa ortağı da oy kullanmış ise de, arsa ortaklarının da kooperatifin ortağı olup genel kurulda oy kullanmalarının kooperatif ortakları arasındaki eşitlik gereği olduğu, arsa ortaklarının binalarını kendi imkanları ile yapmaları söz konusu olduğundan genel kurulda bu ek ödemeden ayrık tutulmalarının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmediği kanaatine varılmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere dava konusu genel kurulun 8. ve 9. gündem maddelerine ilişkin ileri sürülen nedenlerin butlan nedeni olarak değerlendirilmediği, iptali konusunda yapılan değerlendirmede iptali talebinin yerinde olmadığı..." gerekçesiyle, davanın REDDİNE karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 01/12/2021 TARİHLİ KALDIRMA KARARI:
Dairemizce; "...Mahkemece her ne kadar davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu kapsamda ; 1-1163 sayılı Yasa'nın 53'ncü maddesinde, birden fazla iptal davası açılması halinde davaların birlikte görülmesi zorunluluğu getirilmiştir. Bununla birlikte, genel kurul kararı aleyhine açılan her bir dava birbirinden bağımsız olup davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Davacılar arasında, ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olduğunda her davacının davası ayrıdır. Her bir davacının dava dilekçesinin ayrı ayrı harçlandırılması gerekir. Bu bakımdan, dosyada her davacı yönünden ayrı ayrı harç alınması gerekirken bahsi geçen davada tek harç alınarak davanın yürütülüp sonuçlandırılması doğru olmamıştır. (Aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 19/04/2012 tarihli 2011/4841 esas - 2012/2972 karar sayılı ilamı).
2-Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davacıların kooperatif üyeliğinden istinafa ettiklerini, davacılar ... ve ...' ın dava tarihinden sonra dairelerini üçüncü kişilere sattıklarını beyan etmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesine göre hukuki yarar dava koşulu olup, aynı Yasanın 115/1 maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarını re'sen incelemekle görevlidir. Hukuki yararın sadece dava tarihi itibariyle değil, dava devam ettiği sürece ve hükmün kesinleşmesine kadar varlığı da gereklidir. Gerçekten de, ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak dava açan kişinin, şayet yargılama sırasında bu ortaklık sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Genel kurul kararının iptali davasını 1163 sayılı Kooperatif Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca ancak kooperatifin ortağı açabilir. Dava koşulu olan üyelik sıfatının kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Aksi halde davacının dava açmakta hukuki yararı kalmayacağından davanın bu sebeple reddi gerekir. (Aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/09/2014 tarihli 2014/2284 esas - 2014/5410 karar sayılı ilamı).
Bu nedenlerle somut olayda; davalı vekilinin beyanları nazara alınarak davacıların kooperatif üyeliğinden istifa edip etmedikleri ve dairelerini dava dışı üçüncü iyilere devredip etmedikleri davalı kooperatiften sorularak, varsa ilgili belgelerde getirtilip, davacıların üyeliklerinin devam edip etmediği tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekmektedir. Dolayısıyla kararın bu yönden de kaldırılması gerekmiştir.
3-Kabule göre ise;
Dava konusu kooperatif genel kurulun 8. maddesinin, kooperatifin mülkiyetinde bulunan iki arsanın (... Ada, ... parselde yer alan ... ve ... nolu konut alanları) verilerek ... ada ... parselde 180 m2'lik yüzme havuzu, çocuk havuzu, jakuzi, günelşenme terasları, soyunma/giyinme kabinleri, kafeterya, çevre düzenlemesi ve peyzaj imalatlarının yapılmasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesinde kooperatifin en yetkili organı olan genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri belirlenmiş, maddenin 6. bendinde, gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulun niteliğini, yerini ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulun asgari fiyatını belirlemek genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri arasında sayılmıştır.
Somut olayda, davalı kooperatifin 26.06.2014 tarihli genel kurulun 8. maddesinde, kooperatifin mülkiyetinde bulunan iki arsanın (... Ada, ... parselde yer alan ... ve ... nolu konut alanları) verilerek ... ada ... parselde 180 m2'lik yüzme havuzu, çocuk havuzu, jakuzi, günelşenme terasları, soyunma/giyinme kabinleri, kafeterya, çevre düzenlemesi ve peyzaj imalatlarının yapılması yönünde karar alındığı anlaşılmaktadır. Ancak, genel kurul kararında, kooperatif lehine veya aleyhine olacak hususların neler olduğunun belirtilmediği, devir bedelinin, taşınmazların niteliklerinin yazılı olmadığı, taşınmazların yüz ölçümlerinin belirtilmediği, şartların açık olarak yazılmadığı görülmekle, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 42/6. maddesine aykırılık açısından herhangi bir değerlendirme yapılmaması suretiyle eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesisi isabetli olmamıştır. (Aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 27/11/2012 tarihli 2012/5208 esas - 2012/6983 karar sayılı ilamı)...." gerekçesiyle Dairemizin geri çevirme kararından sonra davacı ... tarafından muhtıra tebliğine rağmen kesin süre içerisinde istinaf harçları yatırılmadığından bu davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 344/1 maddesi uyarınca reddine; davacılar ... ve ...' in istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/12/2022 TARİHLİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...1-Davacı ... muhtıra tebliğine rağmen kesin süre içerisinde istinaf harcını yatırmadığından İzmir BAM 20 Hukuk Dairesi'nin 2021/1383 esas 2021/1243 karar sayılı kararı ile istinaf isteminin usulden reddine karar verildiğinden mahkememizin 30/03/2018 tarihli 2014/828 esas 2018/333 karar sayılı kararı kesinleşmiş olmakla bu davacı ile ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacılar ... ve ... davalı kooperatif ortağı iken istifa ederek ortaklıktan ayrıldıklarından iş bu davayı takipte hukuki yararları kalmadığından davaların usulden reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 22/03/2023 TARİHLİ KALDIRMA KARARI:
Dairemizce; "...1-)Dava dosyasının yapılan incelemesinde; ilk derece mahkemesinin 30.03.2018 tarih ve 2014/828 E.- 2018/333 K. Sayılı kararı davacılar tarafından istinaf edilmiş, Dairemizin 2020/452 E. - 2021/731 K. Sayılı geri çevirme kararı ile "davacıların istinafa gelirken ayrı ayrı istinaf başvuru ve karar harcı yatırmaları gerekirken sadece davacı ... adına tek istinaf başvuru ve istinaf karar harcının yatırıldığı anlaşılmakla, diğer iki davacı adına da ayrı ayrı maktu istinaf başvuru harcı ve istinaf karar harcının tamamlatılması için dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesine" karar verilmiştir. Mahkemece geri çevirme kararının gereği olarak davacılar vekiline muhtıra çıkarılmış, söz konusu muhtıra davacıların vekili olan ve aynı zamanda davacılardan birisi de olan Av. ...'e tebliğ edilmiş, 21.10.2021 tarihli ve ... seri nolu sayman mutemedi alındı belgesine göre davacılardan sadece ... adına masraflar yatırılmış, diğer davacı ... yönünden herhangi bir masraf yatırılmamış, bu sebeple de Dairemizin 2021/1383 - 1243 E. - K. Sayılı ilamı ile davacı ... yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, yerel mahkemece de bu ilama uyularak davacı ... hakkındaki hüküm kesinleştiğinden anılan davacı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu husus davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesi uyarınca, temyiz kanun yolu bakımından kıyasen uygulanacak HMK’nın 344. maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken, temyiz kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderlerin ödenmesi gereklidir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, başvuru yapılmamış sayılır.
Hakim tarafından “Temyiz harç ve giderlerinin tamamlanması için bir haftalık kesin süre” verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “Aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun” bildirilmesi gerekmektedir. Şayet, bu süre, yasada belirtilen usule uyulmadan ve yazılıp altı hakimce imzalanmadan verilmişse, dolayısıyla da hakim tarafından usulünce düzenlenmiş muhtıra yoksa, geçerli bir bildirimin yapıldığından söz etmeye de olanak yoktur. Mahkeme yazı işleri müdürünün veya kalem personelinin temyiz harcı veya giderinin tamamlanması için temyiz edene süre vermesi usule aykırıdır ve mahkeme yazı işleri müdürünün veya kalem personelinin vermiş olduğu süre üzerine temyiz harcını veya giderini ödememiş olan taraf, temyiz talebinden vazgeçmiş sayılamaz.
Yapılan bu açıklamalar uyarınca, dosyadaki muhtıra her ne kadar yazı işleri müdürü tarafından düzenlenmiş ise de, bu muhtıra davacılar vekili olan Av. ...'e tebliğ edilmiş olup, sadece davacı ... adına masraflar yatırılmış ve anılan davacı yönünden istinaf incelemesi gerçekleşmiştir. Davacının söz konusu muhtıraya herhangi bir itirazda bulunmayıp masraf yatırması karşısında, masraf yatırmayan diğer davacı ... yönünden muhtıranın usule aykırı olduğu bahsiyle hukuki işlemin geçersizliğinin ileri sürülmesi yerinde değildir. Bu sebeple davacının bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali taleplidir. Genel kurul kararının iptali davalarında, üyenin yargılamanın sonuna kadar kooperatif üyeliğinin devam etmesi dava şartıdır. Mahkemenin bu konudaki tespiti doğrudur ancak iptali istenen genel kurul kararı davacıları, Dairemizin 2020/1151 E. - 2022/1046 K. Sayılı kararından da belirtildiği üzere bizzat ilgilendirdiğinden ve istinaftan sonra dahi genel kurulda tespit edilen bu bedel kendilerinden isteneceğinden davacıların genel kurul kararının iptalini istemede hukuki yararları vardır. Mahkemenin bu hususa ilişkin gerekçesi açıklanan nedenle yerinde görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 23. HD, 2016/6318 E. - 2019/4277 K. Sayılı ilamı )..." gerekçesiyle Davacı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Davacılar ... ve ...'in istinaf itirazlarının kısmen KABULÜ ile, HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 17/11/2023 TARİHLİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "...1-Davacı ... muhtıra tebliğine rağmen kesin süre içerisinde istinaf harcını yatırmadığından İzmir BAM 20 Hukuk Dairesi'nin 2021/1383 esas 2021/1243 karar sayılı kararı ile istinaf isteminin usulden reddine karar verildiğinden mahkememizin 30/03/2018 tarihli 2014/828 esas 2018/333 karar sayılı kararı kesinleşmiş olmakla bu davacı ile ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacılar ... ve ...'ın davalı kooperatifin 26/06/2014 tarihli genel kurulda 8 ve 9 nolu gündem maddeleri ile alınan kararlara karşı açtıkları davanın REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK 353. Maddesi gereği istinaf dairesince verilen karara karşı direnme hakkı olmamasına rağmen, kararında ısrar ederek kaldırma kararındaki gerekçeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 42/6 maddesine aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı kooperatifin 26.06.2014 tarihli genel kurulunda alının 8 ve 9 uncu kararların iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davaya konu genel kurulunun 9 nolu gündem maddesi ile alınan karara ilişkin yapılan değerlendirmede, mahkemece bu konuda alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, buna göre ortak başına düşen maliyet bedelinin rayice göre uygun olduğu, bu maliyetlerin ortaklarca karşılanması gerektiği ve bunun da ancak genel kurul da alınacak kararla mümkün olacağı anlaşılmakla kararın iptalinin gerekmediği, bu konuda genel kurulda birden fazla oylama yapılmış olmasının Kooperatifler Kanununa aykırılık oluşturmadığı, genel kurulda oy kullanan 18 arsa ortağının kooperatifin ortağı oldukları ve genel kurulda oy kullanmalarının kooperatif ortakları arasındaki eşitlik gereği olduğu, arsa ortaklarının binalarını kendi imkanları ile yapmaları söz konusu olduğundan genel kurulda bu ek ödemeden ayrık tutulmalarının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmediği kanaatine varılarak, bu karara ilişkin iptal talebi reddine karar verilmesi doğru olmuştur.
Davaya konu genel kurulunun 8 nolu gündem maddesi ile alınan karara ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Dairemizin 22.03.2023 tarih ve 2023/353-478 E.-K. sayılı kaldırma kararında "Dairemizin 2020/1151 E. - 2022/1046 K. Sayılı kararından da belirtildiği üzere bizzat ilgilendirdiğinden ve istinaftan sonra dahi genel kurulda tespit edilen bu bedel kendilerinden isteneceğinden davacıların genel kurul kararının iptalini istemede hukuki yararları vardır.." şeklinde belirtilmiştir. Dairemizin anılan 22.06.2022 tarih ve 2020/1151 E. - 2022/1046 K. sayılı dosyasındaki dava, kooperatif üyeliğine dayalı olarak yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali istenen icra dosyasında talep edilen alacağın dayanağını oluşturan cari hesapta yer alan ve davalının borç hanesinde gösterilen bedellerin birisinin dayanağı eldeki davada alınan 9 nolu gündem maddesindeki masraflardır. Yani esasen bekletici mesele 9 nolu gündem maddesi yönünden geçerlidir. Bu sebeple eldeki dava dosyamızda 8 nolu gündem maddesi yönünden daha önce Dairemizin 2021/1383 E. - 1243 K. Sayılı kaldırma kararında belirttiğimiz üzere genel kurul karar iptalini ancak üyelikleri devam eden üyelerin açabileceğine dair tespit geçerliliğini korumaktadır. İlk derece mahkemesince verilen 16.12.2022 tarih ve 2021/929 E. - 2022/978 nolu karar uyarınca davacıların davalı kooperatiften çıktıkları da tespit edilmiştir. Dolayısıyla 8 nolu gündem maddesi yönünden davacıların davasının bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi sonuca etkili olmadığından kaldırma sebebi yapılmamış, davacıların istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/290 Esas - 2023/820 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının, alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacılardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024