İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/103 K.2024/300

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/103 📋 K. 2024/300 📅 28.03.2024

T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/103
KARAR NO: 2024/300
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/10/2023
NUMARASI: 2022/17 Esas - 2023/808 Karar
DAVANIN KONUSU: Faiz Alacağı
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkiline ait olduğunu, 11/11/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında aracın pert olduğunu, araç bedelinin ödenmesi için sigorta şirketine yaptıkları başvurunun sonuçsuz kalması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduklarını, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru sonucu müvekkiline 105.000,00-TL (15.000,00-TL'si sovtaj bedeli) ödenmesine karar verildiğini, kararda faize hükmedilmediğini belirterek, değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 1.000,00-TL'nin 11/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 16/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL alacak talebinin 21.866,78-TL ıslahına, 22.866,78-TL'nin hak edilen tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin geçtiğini, davalı şirkete usulüne uygun olarak başvurulmadığını belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacının faiz alacağından açıkça vazgeçmediği, asıl alacağın da ödenmek suretiyle sona ermediği anlaşılmakla, davacının, talep ettiği faiz alacağına hak kazandığının kabulü gerekir." gerekçesi ile; davanın KABULÜ ile 22.866,78 TL faiz bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından; gerekçeli kararda davanın tam kabulüne karar verildiği, buna rağmen hangi faizin uygulanacağının açıkça belirtilmediği görülmekle; alacağa hangi tarihten itibaren hangi faiz türünün uygulanacağının açıkça belirtilmesini (hükmün tamamlanmasını) talep etmiş, ilk derece mahkemesince 07/12/2023 tarihli ek karar ile; "somut olayda alacak konusunun faiz alacağı olduğu, TBK 121/1 maddesi Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı hep birlikte değerlendirildiğinde faize faiz işletme yasağı gereğince davacının faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla faiz talebinin reddine karar verilmiştir" gerekçesi ile; Mahkememiz 2022/17 Esas, 2023/808 Karar sayılı dosyasının hüküm fıkrasının 2. maddesine "Davacının faiz talebinin reddine" ibaresinin eklenmesine, hükmün bu hali ile madde 305/a uyarınca tamamlanmasına" karar verilmiş, ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvuru sebepleri; Gerekçeli kararda alacağa hangi tarihten itibaren hangi faizin uygulanacağının açıkça belirtilmemesi üzerine bu hususun düzeltilmesi için mahkemeye başvuruda bulundukları, ancak istinaf başvurusuna konu ek kararla taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve Sigorta Tahkim Komisyonu'nca hüküm altına alınan maddi tazminatla ilgili faizin tahsili istemine ilişkindir.03/07/2018-2018/52535 esas 03/01/2019-K-2019/520 karar nolu Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Kararında yapılan incelemede; başvuru sahibi davacının, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, davalı kasko sigorta şirketince karşılanmayan 100.000,00-TL maddi tazminatın (trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle) davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi, 25/12/2018 tarihli dilekçesi ile araç sovtajının kendi üzerinde kalması isteminde bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nca 03.01.2019 tarihli karar ile başvurunun kısmen kabulü ile 90.000,00-TL’nin sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, başvuruda faiz talebi olmadığından bu konuda karar verilmediği, davacı vekilinin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen bu kararı, 06.02.2019 tarihinde Samsun İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası kapsamında icraya koyduğu, davacının; takipte 90.000,00-TL alacağın 03.01.2019 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş avans faizi ile tahsili talebinde bulunduğu, davalı şirketin de dosya borcunu ödediği, anlaşılmıştır. Bu durumda davacının; 90.000,00-TL alacağının temerrüt tarihi olan 03/12/2016 tarihinden 03/01/2019 tarihine kadar işlemiş faizini talep edebileceği, TBK'nın 121 inci maddesinin son fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak, faize faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde faiz alacağına faiz yürütülmesini talep edemeyeceği, hal böyle olunca da, bu yöndeki talebinin reddine ilişkin 07/12/2023 tarihli ilk derece mahkemesinin ek kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmakla, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 269,85-TL harcın düşümü ile 157,75-TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından yapılan diğer giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024