İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/508 K.2024/453
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/508
KARAR NO: 2024/453
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/12/2023
NUMARASI: 2023/646 Esas - 2023/1305 Karar
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ortağı olup, müştereken temsile yetkili olduğu diğer müdürün baskıları ile şirkette çalışmasına son verildiğini, bunların sonucunda müvekkilince Bakırköy 6. ATMnin 2021/396 esas sayılı dosyasında müdürün azli ile şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle dava açıldığını, bu davada şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, 04/07/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirketin tasfiyesine karar alındığını, ayrıca genel kurulda finansal tablolar müzakere edilmediğinden fesih kararı ve müdürün ibrasına karar alınmasının mümkün olmadığını,şirketin sona ermesi oylanmamış olup şirketin tasfiyeye girmesine karar verildiğinden, bu geçersiz karara dayalı tasfiye memuru atanması kararının da geçersiz olduğunu belirterek, davalı şirketin 04.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; şirketin feshine itiraz eden davacının kendisi tarafından şirketin feshi talepli dava açıldığını, davacının kendi kusuruna dayanarak hak elde etmeye çalıştığını, finansal tabloları ve şirketin durumunu takip etmediğini, şirketin tasfiye sürecine girmesinin alacaklıların haklarını almasına engel teşkil etmediğini, davalı aleyhine şirket müdürlüğü dönemi için Bakırköy 3.ATMnin 2023/110 esas sayılı dava ikame edildiğini, davacının 2 yılı aşkın süredir şirket işlerini engellemesi, bu süreç içerisinde şirkete denetim ve yönetim kayyımları atanması, nedeniyle işlerin sekteye uğradığını, gelinen noktada şirketin tasfiyesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 11/10/2023 tarihli duruşmada uyuşmazlık konularına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişi ücretinin belirlenen kesin süre içinde davacı tarafından yatırılmadığı, davacı tarafça, davalı şirketin 04/07/2023 tarihli genel kurul toplantısında şirketin tasfiye haline girmesine, şirket müdürünün ibrasına, tasfiye memuru atanmasına yönelik kararların iptali talep edilmiş olup, davacı taraf iddialarının davalı şirket ticari defter ve belgeleri ile finansal tablolarının bilirkişi tarafından incelenmesini gerektirdiği, davacı taraf kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığından, bilirkişi delilinden vazgeçildiği, açılan davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemece verilen ara kararında hangi hususta bilirkişi incelemesi yapılacağının belirtilmediğini, ayrıca ara kararda verilen süreye uyulmaması halinde davacının bu istekten vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmesine karşın, mahkemece diğer deliller incelenmeden davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi ücretinin ödenmemesinin diğer delillerden vazgeçildiği anlamına gelmediğini, taraflar arasında derdest birçok dava bulunmakta olup mahkemece bu dosyaların getirtilmediğini, bu dosyaların incelenmesi halinde şirketin finansal durumu ve tabloları hakkında da bilgi sahibi olunabileceğini, zira dosyalarda kayyım raporları ve bilirkişi raporlarının bulunduğunu, ancak anılan derdest dosyalar incelenmediğinden ileri sürdükleri iddiaların dayanaksız kaldığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davalı şirketin 04.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. HMK’nın 324. maddesinde; taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, delil avansının yatırılmaması halinde, tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı dosyada mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gerekmektedir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamıyorsa, davanın esastan reddi gerekir. Somut olayda; mahkemece 11.10.2023 tarihli duruşmada dosyanın 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek uyuşmazlık konularına ilişkin rapor alınmasına, 20.000-TL bilirkişi ücretini depo etmek üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilerek, kesin süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi deliline başvurmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacı vekiline ihtar edildiği, davacı vekilince bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, ancak mahkemece davacının dosyada mevcut gider avansı bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının ne olduğunun davacı vekiline bildirilmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere delil avansı kapsamında mahkemece davacı tarafa bilirkişi ücreti yatırması için kesin süre verilmişse de; dava açılırken davacı tarafça 710-TL gider avansı yatırıldığı, ara karar tarihi itibariyle avanstan üç adet tebligat gideri ile üç adet posta gideri harcandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ara karar tarihi itibariyle dosyada mevcut olduğu anlaşılan gider avansı miktarı belirtilerek, bu tutarın mahsubu sonucu yatırılması gereken bakiye tutar yönünden davacı vekiline kesin süre verilmesi gerekirken, hiç gider avansı yokmuş gibi işlem yapılması usule aykırıdır. Bu nedenle mahkemece verilen kesin süre geçersiz olup, buna bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir. Diğer yandan davacının bilirkişi delili dışında,başkaca dava dosyalarına delil olarak dayanmasına rağmen,anılan dosyalar getirtilip incelenmeden, eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi de hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek deliller toplanıp değerlendirilmediğinden,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/646 Esas - 2023/1305 Karar sayılı 20/12/2023 tarihli kararının, HMK'nun 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/03/2024