İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/470 K.2024/622

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/470 📋 K. 2024/622 📅 26.04.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/470
KARAR NO: 2024/622
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/01/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/821 Esas
TALEPİhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/04/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA VE TALEP: Davacılar vekili ; davalı şirketin 13/09/2023 tarihli genel kurulunda alınan 6 nolu karar ile YK üyelerine TTKnın 395 ve 396.maddelerinde sayılan yetkilerin verilmesine dair kararın 228.000 olumlu oya karşılık, 72.000 olumsuz oy ile alındığını, YK üyelerinin oydan yoksun olmalarına rağmen oy kullandıklarını, yönetim kurulu üyelerinin bağlılık yükümlülüğü gereğince ortaklığın menfaatini gözetmek, kişisel menfaatlerini 3.kişi menfaatlerinin ve ortaklığın menfaatinin önüne geçirmemek görevini sadece şirketin menfaatini dikkate alarak yürütmek ve şirketin menfaatine zarar verecek işler yapmamak ile yükümlü olduklarını, haklarındaki güven ilişkisi sarsılan yönetim kurulu üyelerine bu yetkilerin verilmesinin kabul edilemeyeceğini bildirerek; 6 nolu kararın yok hükmünde olduğunun tespitini, bunun mümkün olmaması durumunda iptaline, alınan bu karara ilişkin olarak telafisi güç zararların engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yönetim kurulu üyelerinin rekabet etmeme yükümlülüğünün yargılama boyunca devamına ve alınan kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARARI: Mahkemece; 6100 sayılı HMK.'nın 390. maddesine göre tedbir talep eden davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyeleri tarafından genel kurul kararının icrasının durdurulması ile ilgili olarak beyanda bulundukları, iptali talep edilen genel kurul kararlarının ana sözleşme, yasa ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının yapılacak yargılama sonucunda belirleneceği, davacının haklılığının ispatına yönelik yaklaşık ispat şartının henüz oluşmadığı anlaşıldığından; davacının icranın geri bırakılması talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacılar vekili; yönetim kurulu üyelerinin bağlılık yükümlülüğü gereğince, ortaklığın menfaatini gözetmek, kişisel menfaatlerini ve/veya üçüncü kişi menfaatlerinin ortaklığın menfaatinin önüne geçirmemek, görevini sadece şirketin menfaatini dikkate alarak yürütmek ve şirketin menfaatine zarar verecek işler yapmamakla yükümlü olduklarını,mahkemenin "davacının haklılığının ispatına yönelik yaklaşık ispat şartının henüz oluşmadığı" şeklindeki gerekçesi yerinde olmamakla tarafımızca yaklaşık ispat kuralı yerine getirildiğini, ara kararın kaldırılmasını ve Yönetim Kurulu üyelerinin rekabet etmeme yükümlülüğünün yargılama boyunca devamına ve anılan genel kurul'da alınan 6 numaralı kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca, genel kurul kararlarının iptali davasında,genel kurulda alınan 6 nolu kararın yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir.Mahkemece yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması yönündeki şart yerine getirilmiştir.TTK'nın 449. maddesinde hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararının verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılır.HMK nın 390/1 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda; 13/09/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu karar yönetim kurulu üyelerine; TTK'nın 395 ve 396 maddeleri gereği izin verilmesine ilişkindir. YK üyeleri ... ve ...'nun anne-kız oldukları anlaşılmaktadır.TTK nın 436(1)maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendilerine ,eşi ,alt ve üst soyuna ....yönelik kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu halde davacıların red oyu kullandığı dikkate alındığında ,her iki yönetim kurulu üyelerine verilen izin bakımından davacıların iddiası nedeniyle yaklaşık ispatın sağlandığının kabulü gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle ; genel kurulda alınan 6 nolu karara ilişkin olarak ,yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'nun oydan yoksun oldukları dikkate alınarak kararın anılan yönetim kurulu üyeleri bakımından icrasının durdurulması gerekirken yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar kaldırılarak ,genel kurul kararının icrasının kısmen durdurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/821 Esas sayılı 31/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı şirketin 13/09/2023 tarihli genel kurulunda 6 nolu karar ile alınan "yönetim kurulu üyelerine TTK nın 395 ve 396.madde uyarınca gerekli izinlerin verilmesine ilişkin kararın icrasının yönetim kurulu üyeleri ... ve ... bakımından durdurulmasına", fazla istemin reddine, Takdiren teminat alınmasına yer olmadığına" İhtiyati tedbir ara kararının tebliğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine HMK 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacı vekiline bildirilmesine,Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının davacılara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/04/2024