İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/212 K.2024/566

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/212 📋 K. 2024/566 📅 04.04.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/212
KARAR NO: 2024/566
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/11/2023
NUMARASI: 2022/610 E. - 2023/904 K.
DAVANIN KONUSU:Alacak
Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine, ilk derece mahkemesince 13.01.2024 tarihli ek kararla, HMK'nın 346.maddesi uyarınca kesin karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu ek kararın davacı vekili tarafından istinaf istinaf edilmesi üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan iskonto kredisi kullandığını, çeşitli tarihlerde kullandığı iskonto kredileri sebebiyle peşin faiz kesintisi, komisyon tahsilatı ve limit tesis ücreti adı altında kesintiler yaptığını, kesintilerin sözleşmede yasada dayanağı bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla fazla alınan peşin faizler yönünden 100,00TL'nin, komisyon/masraf tahsilatı yönünden 50,00TL'nin limit tesis ücreti yönünden 50,00 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsil karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca yapılan kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ASIL VE EK KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 22.11.2023 tarihli asıl kararda; "Dava, davacının ticari hesabından sözleşme ve genel işlem koşullarına aykırı olarak kesilen kesintilerin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekili 17/03/2023 tarihli dilekçesi ile taleplerini artırarak davalarını 1.569,43TL olarak ıslah etmiş ve bu değer üzerinden eksik harcı yatırmıştır. Dosya ve uyap kapsamının incelenmesinde; davacının aynı taleplerine konu Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından tebliğ edilen ödeme emrine davalının itirazı üzerine takibin durduğu, akabinde davacının 02/04/2021 tarihinde İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/434 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine itirazın iptali davası açtığı, davanın 02/05/2023 tarihinde karara çıkarak davacı taleplerinin reddine kesin olarak karar verildiği, kesin hükme karşı istinaf talebinin reddi kararına karşı istinaf talebinin de İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 20/09/2023 tarih ve 2023/1484 Esas ve 2023/1417 Karar sayılı kararı reddedildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h-ı maddelerine göre davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması ile aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartlarından olup yine aynı kanunun 115/2 maddesine göre Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Dolayısı ile davacının aynı alacak taleplerini işbu davadan önce itirazın iptali davasında yargılamaya konu ettiği, dolayısı ile davacının ayrı bir istirdat davası açarak dava konusu bedelleri davalıdan talep etmesinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmakla hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Her ne kadar kısa kararda " HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere" denilmiş ise de; dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, maddi hatanın ise her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan, kısa karardaki "HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere" yazılan kısmın "dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere" olarak düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla, takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurma gereği hasıl olmuştur." gerekçesiyle, davacı tarafından açılan davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen 13.01.2023 tarihli ek kararda; '' ... HMK ' nın 341 maddesinde; "1- lk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. 2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. 3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.." öngörülmüş olmakla birlikte, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazetede 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na ek madde eklenerek miktarları artırılan istinaf ve temyiz parasal sınırlarının (HMK m. 341, 362) hem de senetle ispat sınırı (HMK m. 200), senede karşı tanıkla ispat yasağı sınırı (HMK. m. 201) ve temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırların Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. 2023 yılı için ise kesinlik sınırı 17.830,00 TL olarak belirlenmiş olmakla; Mahkememizden verilen 22/11/2023 tarihli hüküm, istinaf kanun yoluna başvuru için 2023 yılı için öngörülen parasal sınırların altında kaldığından davacı vekilinin talebinin aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir. ...'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin reddine karar verilmiştir. Asıl ve ek karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, asıl karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece alacak kalemleri ve tarihlerinin bir birinden farklı olduğu halde sanki mükerrer alacak kalemlerine ilişkin dava açılmış gibi davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacak kalemlerinin tarihleri ve alacak kalemleri yönünden esasa ilişkin inceleme yapılmış olsa idi davanın usulden reddine karar verilemeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, itiraz ettiklerini ileri sürmüş ve kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan iskonto kredisi kullandığını, çeşitli tarihlerde kullandığı iskonto kredileri sebebiyle peşin faiz kesintisi, komisyon tahsilatı ve limit tesis ücreti adı altında kesintiler yaptığını, kesintilerin sözleşmede yasada dayanağı bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla fazla alınan peşin faizler yönünden 100,00TL'nin, komisyon/masraf tahsilatı yönünden 50,00TL'nin limit tesis ücreti yönünden 50,00TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava değerini 200,00 TL göstertmiş, 17.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile de limit tahsis ücreti yönünden talebini 1.050,00 TL, komisyon tahsilatı yönünden talebini 519,43 TL olarak ıslah etmiş ve dava değerini 1.569,43 TL'ye yükseltmiştir. HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, yeniden değerleme oranına göre, hüküm tarihi olan 2023 yılı itibariyle 17.83,00 TL'ye baliğ olmuştur. İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verildiği, davanın toplam değerinin 1.569,43 TL olduğu, kararın her iki taraf yönünden de kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu hakkında ilk derece mahkemesince bir karar verilmelidir. Somut olayda da ilk derece mahkemesi, 14.01.2024 tarihli ek kararla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, bu ek karara karşı, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. Yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle geçerli olan kesinlik sınırı itibariyle, kararın kesin olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince istinafa konu ek kararla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin HMK'nın 346.maddesi uyarınca verilen ek karara yönelik olarak ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.04.2024