Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/923 K.2024/950

🏛️ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/923 📋 K. 2024/950 📅 26.04.2024

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/923
KARAR NO: 2024/950
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/03/2024 ARA KARAR
NUMARASI: 2024/79 Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/04/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 26/04/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/79 Esas sayılı 15/03/2024 tarihli ara kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkil takip konusu olan 12/05/2023 tarihli, ... referans numaralı ödeme dekontu ile davalı anonim şirketin resmi hesabına yaptığı bu ödeme nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkil işbu ödeme dekontunda yer alan gönderi açıklaması kısmındaki görüldüğü üzere avansını davalıya resmi banka hesabına ödediğini, ödediği bedelin karşılığı müvekkile teslim edilmediğini, müvekkilin davalıya yaptığı ödemenin delili olan dekontu işbu dilekçe ekinde sunduğunu, başlatılan icra takibine karşı davalı yan tarafından haksız ve hukuki mesnetten uzak itirazı neticesinde icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi, faizlerin devamı ile aynı zamanda ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi için iş bu davayı ikame etme gereği hâsıl olduğunu, izah edilen nedenlerle, davalının haksız ve hukuki mesnetten uzak itirazının iptali için; öncelikle davalı taraf hakkında İhtiyati haciz ve İhtiyati Tedbir kararı verilmesine, haklı davamızın kabulüne, davalının yerinde olmayan itirazlarının kaldırılarak takibin tüm ferileri ile birlikte döviz cinsi üzerinden aynen devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından kararı ile; Davacı vekili tarafından sunulan para havalesi dekontunun Türkçeye çevrilmiş tercümesi incelendiğinde, paranın navlun avansı açıklamasıyla gönderildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça avans karşılığı mal/hizmetin davacı tarafa verildiğinin de iddia edilmediği gözetildiğinde bu aşamada, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine karar vermek gerekmiş "1-İhtiyati haczin kaldırılması talebinin REDDİNE," şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davalı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, Kayseri Genel İcra Dairesi ... no.lu dosya ile ilamsız takip başlattığı ilamsız takibe karşı yasal süresi dahilinde borca, takibe ve diğer tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, gelinen nokta itibariyle davacı tarafından, işbu davanın ikame edildiğini, davacı tarafın, geçici hukuki himaye talebiyle ika ettikleri davada ihtiyati haciz kararı alındığını, söz konusu ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığını, esas mahkemede görülmekte olan dosya kapsamında yapılan itirazların kabul edilmiş olmayıp söz konusu ara kararı istinaf etme zorunluluğu hasıl olduğunu, aksi halde vadesi gelemeyen alacaklarda ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olmadığını, söz konusu şartların sağlanmamış olması nedeniyle verilen ihtiyati haciz kararı hukuka aykırılık teşkil ettiğini, madde metninde sayılan unsurlardan hiçbiri gerçekleşmemiş ve gerçekleşme ihtimali de bulunmadığını, dolayısıyla da vadenin belirsiz olduğu iddiasında bulunulması neticesinde söz konusu kararın verilmesi mümkün olmamakla birlikte hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için davacı tarafın elinde muaccel ve alacaklı olduğunuzu kuvvetle muhtemel gösteren bir belgenin bulunması gerekmekteyken söz konusu belgeler sağlanamadan ve yalnızca banka dekontuna dayanarak ihtiyati haciz kararı alınması usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği gibi, yalnızca banka dekontu da alacağın varlığına ilişkin kanaat oluşturması bakımından yeterli sayılmayacağını, mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, izah edilen ve mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenler uyarınca, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Davalı çekişmeli vakıanın haklılığı bakımından ispata elverişli delillerle söz konusu haklılığın güçlendirilmesi gerektiğini ancak müvekkilin ispata ilişkin faaliyeti gerçekleştirmediğini iddia ettiğini, davalının iddiasının doğru olmadığı dosya kapsamında sunduğu ödeme dekontu ile sabit olduğunu, ödeme dekontunun açıklama kısmında navlun avansı yazdığını, bu hususlar göz önüne alındığında ispat yükümlülüğü yerine getirildiğinin kabulünün hukuken elzem olduğunu, tüm bu delillerin ve Yargıtay İçtihatları bir arada değerlendirildiğinde üstüne düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirilen buna karşılık davalının ödenen bedelin karşılığını teslim ettiğini ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini, bu nedenle ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığının ortaya çıkacağını , iddianın belgenin kesin ispat gücüne haiz olmadığını beyan ettiğini, açıklamalı dekont ispat gücüne haiz olup aksini ispat bu aşamada davalının yükümlülüğünde olduğunu, delillerin kesin ispat gücüne haiz olmadığı iddiasına kesinlikle katılmamakla birlikte anonim şirket banka hesabına müvekkil tarafından giren bedelin ne amaçla resmi hesaba geçtiğini davalı ispat zorunluluğunda olduğu halde hiçbir belge bilgi de sunamadığını, davalının dilekçesinde sunduğu Yargıtay kararının huzurdaki davayla herhangi bir ilgisi bulunmadığını, zira yüksek mahkeme bu hususta ikili bir ayrıma gitmekte, açıklamasız gönderilen ve başkaca bir delil ile ispatlanamayan havaleleri kesin delil olarak nitelendirmemekte; buna karşılık açıklamalı olarak gönderilen havaleleri davacının davasını ispatı için yeterli kabul ettiğini, eldeki olayda ise taraflar tacir olup, davalı anonim şirket olduğunu, şirket hesabına geçen para dekontunun açıklaması dahi önemli olmayıp davalının basiretli davranması elzem olduğunu, davalı kötü niyetli olarak huzurdaki dosyayla ilgisi olmayan kararları sayın mahkemeye sunduğunu, izah edilen nedenlerden ötürü davalının haksız istinaf başvurusuna karşı işbu cevap dilekçesini yazma zarureti hasıl olduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz istinaf başvuru talebinin reddine, yerel mahkemenin usul, yasa ve hakkaniyete uygun kararının onanmasına, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Derdest dava, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesi ile takip ve dava konusu para alacağı yönünden ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep etmiştir.
Mahkemece verilen tensip zaptı ara kararı uyarınca davacı vekili 13/02/2024 tarihli açıklama dilekçesini sunmuş ve talebinin ihtiyati haciz olduğunu bildirmiş ayrıca dayanak yabancı dildeki banka dekontunun tasdikli Türkçeye çevrilmiş suretini de açıklama dilekçesinin ekinde mahkemeye ibraz etmiştir. Bu havale dekontunda , davacı tarafça davalı şirkete 12/05/2023 tarihinde 4.500USD gönderildiği ve açıklama kısmında da açıkça "navlun avansı" olarak gönderildiğinin yazılı olduğu görülmüştür.... Bankası'ndan verilen 28/02/2024 tarihli yazı cevabı ve eklerinde de bu havalenin yapıldığı bildirilmiş ve belgeleri de ekli olarak gönderilmiştir.
Mahkeme işbu beyan ve belgelere göre yaklaşık ispata yeterli koşulların bulunduğu gerekçesiyle 4.500USD'nin TL karşılığı olan 132.120,00TL para alacağı yönünden İİK 257.maddesi gereğince ve takdiren tayin ettiği %15 'i teminat karşılığında ihtiyati haciz kabul kararını vermiştir.
Davalı vekili 26/02/2024 tarihli dilekçe ile işbu ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. Mahkeme itirazı duruşmalı incelemiş , 15/03/2024 tarihli duruşmaya taraf vekilleri katılmış , mahkemece dinlenmişler ve aynı celsedeki kısa ara karar ile davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına karşı yaptığı itirazının ve ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine karar vermiştir. Bu kısa ara karar yönünden mahkemece ayrıca gerekçeli olarak 15/03/2024 tarihli ara karar da yazılmış, davalı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece teminat karşılığında verilmiş ihtiyati haciz kabul kararı, ihtiyati haciz kararına dayanak ...Bankası kanalıyla yapılan ve açıklama kısmında "navlun avansı" yazılı olan davacı tarafça davalıya gönderilen 4.500USD miktarındaki banka havale dekontu, bunu teyit eden bankanın 28/02/2024 tarihli cevabi yazısı ve ekleri, ihtiyati hacze itiraz sebepleri, itirazın duruşmalı incelemesi sonunda verilen ve istinaf edilen 15/03/2024 tarihli gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; Davaya konu ilamsız icra takibine dayanak banka havale dekontu ile davacının davalıya "navlun avansı" açıklaması ile gönderilen 4.500USD miktarındaki para alacağı yönünden istenen ihtiyati haczin kabulü için İİK 257. Vd maddesi gereğince aranan , alacağın varlığı , miktarı ve muacceliyetine ilişkin (davadan önce ilamsız icra takibi ile istenmiş olması nedeniyle) hususlar yönünden olmak üzere gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların mevcut dosya kapsamına, sunulan dekonta/içeriğine ve banka cevabı ile tercüme evrakına göre bulunduğu, zira burada yasaca aranan kesin bir ispat olmayıp yaklaşık ispatın yeterli olduğu, bu nedenlerle mahkemece HMK 87.maddesine kıyasen takdiren tayin ettiği %15 oranındaki teminat karşılığında verilen ihtiyati haciz kararında usul, yasa ve mevcut dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılığın bulunmadığı , bu nedenlerle davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik ileri sürdüğü itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından itirazının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik itirazlarının reddine dair karar vermiş olduğundan istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ile aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından , istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/79 Esas sayılı, 15/03/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davalı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 265/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 26/04/2024