Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1014 K.2024/1036
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1014
KARAR NO: 2024/1036
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/02/2024 ARA KARAR
NUMARASI: 2024/24 Esas
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 08/05/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/24 Esas sayılı 29/02/2024 tarihli ara kararına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Mahalle, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla davaya konu paranın bedeli olan 50.000,00 tl'nin % 100 oranında nakdi teminat yahut bu miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubu ibraz edilmesi halinde davaya konu taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına;" şeklinde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili 22/02/2024 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yetkili mahkemede ikame edildiğini, davalı tarafça iyiniyet ve dürüstlük kurallarının göz ardı edildiğini, davalı tarafın müvekkili kooperatifin 1488 üyesi olduğunu, müvekkili kooperatifin taşınmaz alım-satımı ile uğraşan bu şekilde gelir elde etme kaygısı taşıyan bir amacının olmadığını, davalı tarafın önceki yöneticilerin haksız menfaat elde etmeye yönelik davranışlarından müvekkili kooperatifin hiçbir şekilde sorumlu ve yükümlü olmadığını, aksine üyelerin ve tüzel kişiliğinin haklarını koruma sorumluluğu ve yükümlülüğünün bulunduğunu, davalının dava konusu taşınmazı üçüncü kişilere satma ihtimalinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı için ya da tamamen imkansız hale geleceği için dava konusu taşınmaz kaydı üzerine ihtiyati tedbir kararının devamını, tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapu kayıt ve tescilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından kararı ile; Davalının tedbirin şartlarına yönelik itirazına gelince; davacının davası, tapu iptali ve tescil diğer bir deyimle tapu sicilinin düzeltilmesi istemi olup, mahkememizce tedbir konulan taşınmazın bizatihi dava konusu taşınmaz olduğu şüphesizdir. Davacının yolsuz tescil nedeniyle açmış olduğu davada, taşınmazın devrine ilişkin olarak kendi genel kurulunda alınan ve yönetim kuruluna satış yetkisi veren kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş, bu iddianın ispatına yönelik olarak delillerini bildirmiştir. Dolayısıyla davacının davası açıkça hukuki dayanaktan yoksun bir iddia değildir. Öte yandan dava konusu taşınmaza tedbir konulmaması halinde taşınmazın davalı tarafça üçüncü kişilere devri halinde MK m.1023 hükmü uyarınca iyiniyetli üçüncü kişilerin tapu siciline güvenerek ayni hak kazanımı korunacak ve dolayısıyla davacı taraf için hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak yahut tamamen imkansız hale gelecektir. Bu sebeple ihtiyati tedbir kararı verilmesinde zorunluluk bulunup tedbirin şartlarının gerçekleştiği, davacı lehine verilen ihtiyati tedbirin isabetli olduğu, davalının itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiş "1-İhtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine, " şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davalı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Kanunla belirlenmiş bir konuda HSK kararına öncelik tanıması normlar hiyerarşisine açıkça aykırı olduğunu, HSK kararına kanuna göre öncelik tanınması sadece yasalara değil Anayasa'ya da açıkça aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir için HMK 390. Maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen şartlar mevcut olmadığına yönelik itirazımızın reddi de hatalı olduğunu, yaklaşık 10 yıldır müvekkil adına olan ve üzerinde bulunan su kuyularından elde edilen su ile on binlerce tavuğun ihtiyacı karşılanan bir taşınmazın üçüncü şahıslara devredilmesi müvekkil şirket açısından hiç bir biçimde akıllıca bir iş değil tam tersine ekonomik anlamda çöküşü olacağını, üstelik mahkemenin gerekçesi soyut ve herhangi bir veri ile desteklenmeyen bir ihtimalden öte bir şey olmadığını, davacı taraf, dava dilekçesinde ileri sürdüğü gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun iddiaların dışında hiçbir delil sunamadığını, bu hususlara rağmen ihtiyati tedbire itirazımızın reddedilmesi hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli ek kararının kaldırılarak itirazın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Derdest dava, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali yeniden davacı kooperatif adına kayıt ve tesciline ilişkindir.
Davacı , dava dilekçesi ile dava konusu taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir veya davalıdır şerhi konulmasını istemiştir.
Mahkeme, 12/01/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile takdiren tayin ettiği %100 teminat karşılığında ve HMK 389. maddesi gereğince koşulları bulunduğundan bahisle söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermiştir.
Davalı vekili işbu ihtiyati tedbir kararına karşı dilekçesi ile itiraz etmiştir. Mahkeme itirazı duruşmalı olarak incelemiş, 29/02/2024 tarihli duruşmaya taraf vekilleri katılmış, mahkemece dinlenmişler ve aynı celsedeki kısa ara kararı ile davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine karar vermiştir. Bu yönden ayrıca gerekçeli olarak 29/02/2024 tarihli ara karar yazmış , davalı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece teminat karşılığında verilmiş ihtiyati tedbir kararı, tedbire itiraz sebepleri , itirazın duruşmalı olarak incelenmesi sonunda verilen ve istinaf edilen itirazın reddine dair gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; derdest davanın , dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkin olması nedeniyle işbu davanın/uyuşmazlığın konusunun doğrudan taşınmazın aynına , mülkiyetine dair olması, HMK 389. Maddesine göre , yaklaşık ispata dair yeterli koşulları varsa doğrudan dava/uyuşmazlığın konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre de HMK 389.maddesi gereğince söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bulunması, zira burada yasaca arananın kesin bir ispat olmayıp yaklaşık ispatın yeterli olması , mahkemece de HMK 87. Maddesi ile 392. Maddesine göre takdiren tayin ettiği uygun görülen teminat karşılığında söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş olması , bu nedenlerle davalı vekilinin sözkonusu ihtiyati tedbir kararına itiraz sebepleri yerinde görülmediğinden, ihtiyati tedbire itirazının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararına karşı davalı vekilince yapılan itirazının reddine dair duruşmalı inceleme ile karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ile aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/24 Esas sayılı 29/02/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun H.M.K.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 394/5 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 08/05/2024