İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/834 K.2024/1071
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/834 Esas
KARAR NO: 2024/1071 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/04/2024 ( Ara Karar Tarihi )
DOSYA NUMARASI: 2024/187 Esas (Derdest Dava Dosyası)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ: 10/06/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... davalı ... A.Ş.'nin 60.000,00 adet (%30) payla en büyük hissedarı olduğu, davalı ... Mersis Numaralı ... A.Ş., İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... Sicil Numarasıyla kayıtlı olup ... Mah. ... Cad. No:... Bağcılar/İSTANBUL adresinde "Ev Dışı Tüketim" sektöründe "Her türlü gıda, temizlik, kırtasiye ve ofis malzemeleri, giyim, elektrikli ve elektronik alet ve cihazlar ile her türlü diğer ihtiyaç maddelerini almak, satmak ithalatını ve ihracatını yapmak, toptan ve perakende satışını yapmak, gerekli olan satış mağazalarını açmak, işletmek, kiralamak ve kiraya vermek" alanlarında faaliyet gösterdiğini, 20/11/2023 tarihli 2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında şirket ana sözleşmesinin "Şirketin Sermayesi" başlıklı 6. Maddesinin tadil edilmesine ve 200.000,0 TL olan esas sermayenin 3.900.000,0 TL'ye çıkarılmasına karar verildiği, şirketin en büyük hissedarı olan müvekkili kanunda iptal davasını açabilecek kişiler arasında sayıldığını, sermaye artırımı için kanunda belirtilen şartlar oluşmadığını, davalı şirketin sermayesi karşılıksız kaldığı, bu sebeple TTK'da belirtilen ilk şart sağlanmadığından sermaye artırımının iptali gerektiği, şirket genel kurulunun bunlar dışında şirketin feshine dair karar hariç başka bir karar almasının mümkün olmadığı, kanunun genel kurula böyle bir yetki vermediği, genel kurulun böyle bir yetkisi yokken sermaye artırım kararının muteber bir karar olmayacağı bu sebeple de alınan kararın iptal edilmesi gerektiğini, Mezkur Genel Kurul Toplantısında yönetim kurulu üyeleri oy çokluğu ile ibra edilmediğini, Toplantı tutanaklarında işbu hususun sabit olduğu, sermaye artırım kararı müvekkili zarara uğratmak amacıyla alındığını, davalı şirket tarafından daha evvel de denenen sermaye artırım kararının "müvekkile zarar vermek kastı" taşıdığı mahkeme eliyle tespit edildiği, aradan geçen 8 yıl sonra aynı uygulamayla tekrardan müvekkile zarar vermek kastıyla sermaye artırım yoluna gidilmesi açıkça kötüniyetli olduğu, 20/11/2023 tarihli 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan sermaye artırım kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket yönetim kurulu üyeleri vekili 01/04/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan haksız, hukuka aykırı ve hiçbir mesnedi olmayan yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine ve genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/04/2024 tarih ve 2024/187 Esas sayılı Ara Karar ile; " ...Somut olayda davacılar vekili davalı şirketin 20/11/2023 tarihli genel kurulunda alınan 7 nolu kararın yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de ; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davacı vekilinin, davalı şirketin 20/11/2023 tarihli genel kurulunda alınan 7 nolu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir taleplerinin reddine yönelik olarak, Yerel Mahkeme'nin 04/04/2024 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunma zorunlulukları doğduğunu, HMK madde 389/1'e göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkânsız hale geleceğinden endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, dosyada ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken koşulların sağlanmış olup, taleplerinin reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı müvekkilin, davalı şirketin genel kurul kararıyla sermayeyi 200.000,00 TL'den 3.900.000,00 TL'ye artırma kararının iptalini istediklerini, bu sermaye artırım kararının müvekkile zarar verme kastı taşıdığının açık olduğunu, %1850 oranında yapılan bu fahiş artırımın şirket için gerekli olup olmadığı ve gerekçelerinin açıklanmadığını, şirketin borca batık ve iflas durumunda olduğunu, bu durumun 31/12/2022 tarihli bilanço ile de sabit olduğunu, borca batık bir şirketin sermayesinin bu kadar artırılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirketin daha önce de benzer bir sermaye artırımı kararı aldığını ve bu kararın müvekkil ...'a zarar verme kastı taşıdığı tespit edilerek iptal edildiğini, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/127 Esas sayılı dosyada genel kurul kararının iptal edildiğini, davalı şirketin istinaf başvurusunun reddedildiğini ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/88 E., 2019/7008 K. sayılı kararı ile hükmün kesinleştiğini, davalı şirketin pay sahiplerine zarar verme kastı olduğunun sabit olduğunu beyan etmiştir. HMK madde 390/3 uyarınca, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin yeterli olduğunu, somut olayda, davalı şirketin daha önce de kötü niyetle sermaye artırımı yaptığını ve bu kararın iptal edildiği göz önüne alındığında, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, bu nedenle, 04/04/2024 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, beyanla Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/187 E. sayılı dosyasında hükmolunan 04/04/2024 tarihli ara kararın kaldırılarak, 20/11/2023 tarihli genel kurulda alınan sermayenin 200.000,00 TL'den 3.900.000,00 TL'ye çıkarılmasına ilişkin kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, anonim şirket olağan genel kurul kararının iptali davasında, iptali talep edilen genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK'nın 449. maddesinde genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. Hükümde mahkemeye takdir hakkı tanınmış olup, mahkemece durum ve şartların gerektirmesi halinde genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilebilecektir. Söz konusu karar tedbir mahiyetinde olacağından HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümleri uygulanacaktır. HMK'nın 389. maddesi uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı kanunun 390 maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Davalı şirket yönetim kurulu üyesine tedbiren genel kurul kararlarının yürütmenin durdurulması talebine ilişkin beyanların sunulması için meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği, yönetim kurulu üyelerinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Davacı vekili, davalı şirketin 20/11/2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan şirket ana sözleşmesinin esas sermayeye ilişkin hükmünün tadil edilerek sermaye arttırılmasına ilişkin 7 nolu gündem maddesinin ana sözleşmeye, kanuna, dürüstlük kuralına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davacıya zarar verme kastı ile yapıldığı gerekçesi ile iptali ve tedbiren kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu genel kurul toplantı tutanağı, davacı vekili tarafından sunulan belgeler ve mevcut delil durumuna göre davacının ileri sürdüğü iddiaların esası bakımından yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada oluşmadığı, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi bulunduğuna ilişkin de yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi 04/04/2024 tarihli ara karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.