Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/103 K.2024/837

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/103 📋 K. 2024/837 📅 14.06.2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/103 - 2024/837
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/103 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/837
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/11/2023
ESAS-KARAR NO : 2023/396 E - 2023/945 K
DAVACILAR :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın müvekkili şirketin yetkilisi olduğunu, davalının müvekkilleri aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, senetteki imzaların, kaşe ve yazıların müvekkilline ait olmadığını, davalıyı tanımadıklarını, aralarında herhangi bir alışveriş veya borç alacak ilişkisinin bulunmadığını, sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek müvekkillerinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının doğru olmadığını, tarafların 1997 yılından beri tanıştıklarını, müvekkilinin bono bedelini senet tanzim tarihinde davacılara verdiğini, davacının bizzat bonoyu imzaladığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece 16/11/2016 Tarih, 2014/799 Esas, 2016/724 Sayılı Karar ile davanın reddine ve davalı lehine tazminata karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 31/05/2018 Tarih, 2017/23 Esas, 2018/847 Sayılı Karar ile ağır ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi için karar kaldırılmış, kaldırma kararı sonrasında mahkemece 25/05/2022 Tarih, 2018/818 Esas, 2022/429 Sayılı Karar ile davanın kabulüne ve davacı lehine tazminata hükmedilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 06/04/2023 Tarih, 2022/1497 Esas, 2023/496 Sayılı Karar ile yargılama sırasında davacı tarafından yapılan ödemelerin tespiti ile istirdat hükmü kurulması için karar kaldırılmış, kaldırma kararı sonrasında mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, ağır ceza mahkemesi tarafından davalı hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği, ceza mahkemesi kararının TBK 74.maddesi uyarınca olayın oluş şekli itibariyle hukuk hakimini bağladığı, ilgili kararda davalının davaya konu senedi imzalı olarak bir şekilde ele geçirdiği ve alacaklı olmadığını bildiği halde senet üzerindeki yazıları yazarak/yazdırarak takip yaptığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından ödenen 261.892,20 TL'nin istirdatına ve kötüniyetli takip nedeniyle davalı aleyhine tazminata karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan ceza mahkemesi kararının hatalı olduğunu, ceza mahkemesi kararına karşı olağanüstü kanun yoluna ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluna gidildiğini, davacının senetteki imza, kaşe ve yazıların sahte olduğu iddiasına dayandığını, iddianın genişletilmesi ilkesine aykırı olarak iddiasını genişlettiğini ve değiştirdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacıların takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, senede dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle takibe konu edilen senedin bedelsizliğinin ceza mahkemesi kararı ile kesinleşmiş olmasına, kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılıp karar verilmiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 75.141,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 18.785,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.355,75 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 14/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."