İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/1194 K.2024/1617
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1194 Esas
KARAR NO: 2024/1617
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/06/2024
NUMARASI: 2022/276 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dilekçesinde; karşı tarafa ilk etapta tebligat yapılmaksızın davalıya ait https://www...com/tr/.../ ve https://www...com/tr/.../url'leri delil tespiti yapılarak davalın "..." ibaresine yönelik kullanımı olup olmadığının ve bu kullanımının müvekkile ait "..." ibareli markaya tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitini, karşı tarafa ilk etapta tebligat yapılmaksızın; davalının "..." şeklindeki markasal kullanımlarının önlenmesini ve durhdurulması, marka hakkına teccavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması noktasında, öncelikle teminatsız olarak aksi halde Mahkemece uygun bulunacak teminat uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının "..." esas unsurlu markasal kullanımının müvekkile ait "..." markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi ve kullanımının durdurulmasını, haksız rekabetin tespiti ve men-i'ni, davalı adına tescilli ... tescil nolu "..." markasının hükümsüz olması gerektiğini belirterek, giderleri davalıya ait olmak üzere kararın Türkiye çapında yayın yapan ve tirjo ilk 5 içerisinde olan ulusal bir gazete ile yayımlanmasına yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 22.05.2023 tarihli ara karar ile; talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARI Dairemizin 2024/202 esas, 2024/457 karar sayılı kararı ile, ''Mahkemece dosya kapsamında alınan; ''...'' ibaresinin https://www...com/tr/.../ ve https://www...com/tr/.../ sayfalarında ''...'' olarak kullanıldığı, Google arama motorunda ''...'' markası aratıldığında ve alışveriş sekmesi altında davalı markaya ait ürünlerin başta çıktığı tespit edilmiş olup, toplanan delillere iddia ve savunmalara göre, tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, ilk derece mahkemesince tedbirin reddine yönelik olarak verilen kararın yerinde olmadığı anlaşılmış olmakla, tedbir talep tarafça ileri sürülen istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince tedbir talep edenin istinaf başvurusunun kabulüne, dosyanın tedbir konusunda bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 05.04.2024 tarihli ara karar ile; ters teminat tedbirine hükmedildiği, karara tarafların itirazı üzerine duruşmalı olarak, 12.06.2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre ilgili marka tescilleri "..." ibaresinin müvekkiline müktesep ve tekel hak sağladığını, bu sebeple "..." ibaresine havi 30. sınıfta yer alan ürünleri üretmek, piyasaya sunmak, satışa arz etmek fiillerinin müvekkilinin izni veya onayına bağlı olduğunu, delil tespitine ilişkin olarak da dava dilekçesinin davalı tarafa tebligat yapılmaksızın davalılara ait https://www...com/tr/.../ ve https://www...com/tr/.../ urllerinde delil tespiti yapılarak davalın "..." ibaresine yönelik kullanımı olup olmadığının ve bu kullanımının müvekkile ait "..." ibareli markaya tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitini talep ettiklerini, bilirkişi raporunda görsellerle bu durumun belirlenmiş ve rapor düzenlenmiş olduğunu, Tedbir taleplerinin davalının ... ibareli tüm markasal kullanımlarının "önlenmesi, durdurulması, marka hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması" konusunda olduğunu, bu sebeple de yalnızca urll adreslerine ilişkin olarak verilmiş olan kararın hatalı olduğunu, kararın eksik olduğunu, taleplerinin tam olarak karşılanmadığını, Tedbir talebinin terditli olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, Davalının hukuka aykırı eylemlerinin önüne geçebilmek, haksızın yanında haklıyı savunmamak ve hukuksuzluğa zemin hazırlamamak adına, davalı firma için komik bir rakam olan 100.000TL nin teminat olarak yatırılması davalı için ödül niteliğinde olduğunu beyan ederek, 12.06.2024 tarihli kararın kaldırılmasına ve devamla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince 05.04.2024 tarihli ara karar ile; ters teminat tedbirine hükmedildiği, karara tarafların itirazı üzerine duruşmalı olarak, 12.06.2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Talep, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair 12.06.2024 tarihli ara kararın istinaf yoluyla incelenmesinden ibarettir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu görülmektedir. Eldeki davada, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile marka hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Somut olayda; 26/01/2018 başvuru tarihli ''...'' markasının ... sayı ile 30.sınıfta davacı adına tescilli olduğu, 02/12/2021 başvuru tarihli ... başvuru numaralı ... markasının 30. Sınıfta davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece dosya kapsamında alınan; ''...'' ibaresinin https://www...com/tr/.../ ve https://www...com/tr/.../ sayfalarında ''...'' olarak kullanıldığı, Google arama motorunda ''...'' markası aratıldığında ve alışveriş sekmesi altında davalı markaya ait ürünlerin başta çıktığı tespit edilmiş olup, toplanan delillere iddia ve savunmalara göre, tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği daha önceki kararımızda vurgulanmıştır. Ancak her ne kadar Mahkemece ters teminat tedbirine hükmedilmiş ise de, ihtiyati tedbir kararlarının tereddüt yaratacak şekilde iki aşamalı olarak verilemeyeceği, bu nedenle verilen kararın usûle aykırı olduğu, diğer yandan davacının tüm tedbir taleplerinin olumlu veya olumsuz bir şekilde kararda karşılanmadığı, ayrıca ihtiyati tedbire itirazın reddinin duruşmasız bir şekilde dosya üzerinden değerlendirilerek HMK'nun 394/4.maddesine aykırı davranıldığı anlaşıldığından, 12.06.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin itirazının kabulü ile, Mahkemenin 05.04.2024 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına, davacının ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilerek usûlüne uygun bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince tedbir talep edenin istinaf başvurusunun kabulüne, dosyanın tedbir konusunda bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, 2022/276 E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran tedbir talep eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024