Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1829 K.2024/1490
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 05/08/2024
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 23/10/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Müdahale talep eden ... 19/07/2024 ve 24/07/2024 tarihli dilekçelerinde özetle; firmanın konkordato komiserleri denetiminde ticari faaliyetlerine devam ettiğini, Mahkemece verilen geçici mühlet kararında alacaklıların takas ve mahsup işlemi yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, Komiser Heyeti tarafından dosyaya “firmanın 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgeleri üzerinde yaptıkları incelemelerde talebe konu olan çeklerin tahsil amaçlı verildiği, bankalardan çekilen krediler nedeniyle verilmediğinin tespit edildiği” yönünde rapor sunulduğunu, davacı vekili tarafından bankalara tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş çek, senet, her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesinin ve 07.06.2024 tarihli geçici mühlet kararı sonrasında bankalara tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet, her türlü kıymetli evraka konu bedellerin tahsil edilmiş olması halinde söz konusu bedellerin konkordato komiser heyeti denetiminde davacı şirketin kullanımına sunulmasının talep edildiğini, yapılan yargılama neticesinde davacılar tarafından bankalara tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş çek, senet, her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesi talebinin reddine, kararda listelenmiş olan çek bedellerinin tahsili halinde firmanın ticari faaliyetlerde kullanmak üzere açtığı kararda belirtilen hesaba ödeme yapılmasına kesin olarak karar verildiğini, karar içeriğinde söz konusu çeklerin ... Çekler'' olarak belirtildiğinin anlaşıldığı, banka uhdesinde bulunan çek tevdi bordrosunda görüleceği üzere uyuşmazlık teşkil eden çeklerin müvekkili bankaya tahsile değil teminat amacıyla teslim edildiği, bu nedenlerle; 01.07.2024 tarihli ara karardan rücu ile tahsil edilen çek bedellerinin borçlu/davacı hesabına iadesine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, Mahkememiz aksi kanaatteyse HMK 395/1 maddesi gereği, Müvekkil Bankaca sunulacak tahsil edilen ve edilecek çek bedelleri miktarı kadar ( çeklerin ileri tarihli olup, her bir çekin Müvekkili Banka tarafından tahsil edildiğinde çek bedeli kadar teminat mektubunun Mahkememize ibraz edileceği) kesin ve süresiz teminat mektubu veya Mahkememizce uygun görülecek miktarda verilecek teminat mektubu karşılığında işbu dava sonuçlanıncaya kadar talep edilen çek bedellerinin borçlu uhdesinde bırakılmadan bankaca mahsup edilmesinin sağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil ... vekili 30/07/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkememizce yargılama yapılırken, salt davacının değil, davacıdan alacaklı olanların hakları da gözetilmesi, alacaklı-borçlu menfaat dengesini gözeterek ve her halükarda usul ve yasalara uygun olarak karar verilmesi gerektiğini, Ancak, huzurdaki dosyada davacı tarafından sunulan konkordato projesinin daha konkordato komiserleri tarafından dahi incelenmediğini ve davacı tarafından sunulan projenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği yönündeki ön raporları dahi sunulmamışken bu aşamada salt davacının beyanlarının esas alınarak karar verilmesi başta Müvekkil Banka olmak üzere davacıdan alacaklı olanlara telafisi mümkün olmayan zararlar vereceğini, yine söz konusu tedbir kararından önce, Müvekkili Bankaya savunma ve def'ilerini ileri sürebilme hakkı tanınmadığını, Müvekkili Banka alacağının ispatı yönünden gerek Müvekkili Banka gerekse keşidecinin ticari defter ve kayıtları getirtilerek gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, Müvekkili Bankaya savunma hakkı tanınmaksızın, şeklen yapılan inceme neticesinde itiraz yolu kapalı olarak karar verilmesinin, Müvekkili Bankanın mülkiyet hakkı ile birlikte adil yargılanma hakkına da aykırılık teşkil ettiğini, diğer taraftan davacı tarafında da bahse konu çeklerin bedelsiz ya da geçersizliğine ilişkin genel mahkemeler nezdinde verilen ve kesinleşen bir mahkeme kararı da sunulamadığı göz önüne alındığında, Mahkememizce verilen ara kararın, davacı tarafın yanıltıcı beyanlarına dayalı olarak verildiğinin anlaşıldığını, davacı tarafın taleplerinin gerçekliği araştırılmadan, tedbir kararı verilmesinin, Mahkememizin tarafsızlığı ve adil yargılama yapılacağı hususunda konkordato yargılamasının sıhhati açısından şüphe oluşturduğunu, bu itibarla Müvekkili Bankaya savunma hakkı verilmeksizin, yeterli inceleme araştırma yapılmaksızın verilen huzurdaki tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, Söz konusu kararın, Müvekkili Bankanın maddi hukuktan kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini, Mahkememizin yetkisinin, huzurdaki davanın davacısı olan firmanın malvarlıklarına ilişkin olup, Müvekkili Bankanın mülkiyetindeki çekler yönünden karar verme yetkisi bulunmadığını ileri sürerek, 01/07/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece 05/08/2024 tarihli ara karar ile; "... davacılar tarafından finans kuruluşlarına verilen çeklerin tahsil çeki olduğu komiserler ... , ... ve .,.. 01/07/2024 tarihli raporlarında bildirilmiş olup, davacı şirket tarafından talebe konu çeklerin asli müdahil bankaya hangi sebeple verildiği, çekler üzerindeki mülkiyet hakkının kime ait olduğu hususlarında taraflarca eldeki konkordato dosyası dışında açılacak dava neticesinde sonuca ulaşılacağından müdahale talep eden ... ve asli müdahil ... vekilinin 01/07/2024 tarihli ara karardan rücu talebinin reddine karar verilmiştir.
Müdahale talep eden ... vekilinin her ne kadar teminat gösterilerek çek bedellerinin bankaca mahsup edilmiş ise de söz konusu ara kararda teminat kapsamında bankaca mahsubu gerektirir bir durum bulunmadığından asli müdahale talep eden ... vekilinin teminat göstermesi talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, müdahil ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Müdahil .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin tedbir kararına itiraza ilişkin verdiği kararın kesin olduğu yönündeki belirlemelerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tedbir kararı alınırken borçlu kadar alacaklıların da menfaatlerinin gözetilmesinin gerektiğini, maddi hukuka ilişkin haklara etki edebilecek ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, karşılığının ödenmesi halinde borca mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya temlik cirosu ile devredilen ve mülkiyetinin müvekkili bankaya ait olan çeklerden gelen bedellerin iadesinin hukuken mümkün olmadığını, tedbire itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato talebine ilişkindir.
İstinafa konu karar ise 05/08/2024 tarihli mahkemenin 01/07/2024 tarihli ara kararından rücu edilmesi talebinin reddine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK 341/1-b maddesinde istinafa tabi kararlar düzenlenmiş olup buna göre; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar için istinaf yoluna başvurulabilir.
Öte yandan konkordato müessesi 28/02/2018 tarihli 7101 Sayılı Kanun ile İİK'nın 285 ila 309. maddelerinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenmiştir. Belirtilen maddelerde konkordato yargılaması sırasında verilen kararların kanun yolları da düzenlenmiştir. İİK'nın 287/son maddesinde mahkemenin verdiği tedbirlere ilişkin istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiş olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara karara karşı İİK'nın 287/son maddesi uyarınca istinaf yolu kapalı olduğundan, müdahil ,... . vekili istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Müdahil .,.. . vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Müdahil ... . tarafından harç yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Müdahil ... . istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 23/10/2024
...