Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/2279 K.2024/2258

🏛️ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2279 📋 K. 2024/2258 📅 14.11.2024

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2279
KARAR NO: 2024/2258
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/09/2024 ARA KARAR
ESAS NO: 2024/503
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/11/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 25/09/2024 tarih ve 2024/503 E -sayılı ara kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı şirket tarafından müvekkilleri aleyhinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile, keşidecisi ... Ltd. Şti görünen, 30.04.2024 keşide tarihli, 3.000.000 TL bedelli çekten dolayı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını Müvekkillerinin davalıya borcu bulunmamasına ve çekteki imzanın müvekkil şirket yetkilisi ...'a ait olmamasına rağmen davalı şirket tarafından kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını arz ve izah edilen ve sayın mahkemece re'sen gözetilecek sair nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin KABULÜ ile teminatsız olarak eğer mahkeme aksi kanaatte ise alt sınırdan (%15) takdir edilecek teminat kaşılığında : Keşidecisi ...Limited Şirketi görünen ... çek numaralı, 30.04.2024 keşide tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli Garanti Bankası A.Ş ...Şubesine ait çeki hakkında İİK M.72/3 gereğince ihtiyati tedbir kararı verilerek , Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenMEmesine KARAR VERİLMESİNİ, Davamızın KABULÜ ile, Davacıların, Keşidecisi ... Limited Şirketi görünen ... çek numaralı, 30.04.2024 keşide tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli Garanti Bankası A.Ş...Şubesine ait çek nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Kayseri Genel İcra Dairesinin... Esas sayılı takibin İPTALİNE, Davalının alacağın %50'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine, KARAR VERİLMESİNİ talep etmiştir.
TALEP : İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... Limited Şirketi vekili itiraz dilekçesinde özetle; "Davacı tarafın mahkemeyi yanıltmaya yönelik kötü niyetli hareket ettiğini, mahkemece kurulan ara karar ile de haksız menfaat elde ettiğini, şöyle ki; davacı tarafın dava dilekçesiyle tedbir talebinde bulunduğunu, mahkemece kurulan 28/06/2024 tarihli ara karar ile de davacı tarafın talebinin reddolduğunu, mahkemece kurulan ara karar ile "davacılar tarafından imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasının bu aşamada sadece beyandan ibaret olduğu, davaya konu çek üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığının uzmanlık gerektirdiği ve hakimin çıplak gözle incelemesi ile değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunun yargılamayı ve bu alanda uzman kişi veya kurum incelemesini gerektirdiğini, uyuşmazlıkta yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği, dava dosyasının içeriğinden bu iddia hakkında henüz bir savcılık soruşturmasının dahi bulunmayıp sadece savcılığa şikayette bulunulacağına ilişkin bir beyanın olduğunu, dava dilekçesinin ekinde iddianın yaklaşık ölçüde ispatına elverişli bir yazılı belgenin de sunulmadığını, neticede buna ilişkin olarak yaklaşık ispat ölçüsünde somut herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla," denilerek davacıların tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Akabinde davacı taraf borçlu olduğunu bilmesine rağmen yalnızca haksız bir şekilde ihtiyati tedbir kararı alabilmek adına mahkemeniz ara kararından 1 gün sonra Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına asılsız bir şekilde suç duyurusunda bulunduğunu ve özel bir laboratuvardan yine 2 gün içinde çek asılları dahi incelenmeden düzenlenen imza inceleme rapor almışlardır. Davacı tarafların kötüniyetli olarak müvekkilin alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla yalnızca mahkemenizden tedbir kararı almak gayesiyle hareket ettiğini, davacı tarafın tedbir talebinin reddi üzerine şikayetçi olması veya özel bir laboratuvardan çek asılları incelenmeksizin imza incelemesi yaptırmış olmasının, ikame etmiş olduğu davayı yaklaşık olarak dahi ispat ettiği anlamına gelmediğini belirterek ara karara karşı itirazlarının kabulü ile mahkemece 01/07/2024 tarihli ara karar ile tesis edilen tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacılar vekili duruşmada; mahkemenin 01/07/2024 tarihli ara kararının isabetli olduğunu, zira dosya arasına sunmuş oldukları uzman görüşü raporundan görüleceği üzere çekteki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, konuya ilişkin müvekkili adına savcılık şikayetlerini sunduklarını, söz konusu çekin müvekkilinin rızası dışında fiili dolaşıma sokulduğunu, müvekkilinin ne satış anında ne de satış sonrasında bir arabayı alıp kullanmak yahut bu arabanın tescilini kendi üzerine alıp ticaretini yapmak konusunda hiçbir şekilde iradesi olmadığını, bu nedenle tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar, dava dosyasının içeriği, bahse konu edilen yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ölçüde ispat durumunun mevcut olduğu, bu nedenle ihtiyati tedbir konulmasının yasaya uygun olduğu, itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı olmadığı değerlendirilmiş ve davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1)Davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu ARA karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından müvekkil aleyhine ikame edilen yukarıda esası yazılı takip öncesi menfi tespit davası kapsamında müvekkil aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verilerek ; dava konusu çekin müvekkilce bankaya ibrazı halinde ödenmemesine ve müvekkil şirketçe icra takibine konu edilmemesine karar verildiğini, taraflarınca işbu kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle itiraz yoluna başvurulduğunu ancak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince kurulan 25/09/2024 tarihli ara karar ile itirazlarının reddine karar verildiği, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu , mahkemece kurulan ara karar açıkça müvekkilinin başta Anayasa ile korunan adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder nitelikte olduğunu,. mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi ile düzenlenen "Dürüst Davranma" kuralına aykırılık teşkil ettiğini, Gerek davaya karşı verdikleri cevaplar ile gerekse de ihtiyati tedbir kararına karşı itirazları ile dosyaya sundukları deliller dikkate alındığında, dosyada mevcut delil durumu ile davacı tarafça ileri sürülen vakıaların gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanmamış olduğunu, aksine davacının haksızlığını gösterir somut dayanakların ortaya konmuş olmasına karşın, bu hususlar göz ardı edilerek mahkemece "yaklaşık ispat" koşulunun sağlandığına dair somut dayanaktan yoksun karar HMK md.390/3'e de açıkça aykırılık teşkil ettiğnii Kararın Gerekçe İhtiva Etmemesinin Müvekkilin Anayasal Hakkını İhlal Ettiğini, gerekçeli karar hakkı; dosyaya sunulan, iddiaya veya savunmaya konu edilen itirazın, talebin veya delilin değerlendirilip değerlendirilmediğini, dikkate alınıp alınmadığını, red veya kabul edilmesinin sebebini somut olarak gösteren, bu yolla davanın tarafının anlama, iddia ve savunma hakkını destekleyen, hak arama hürriyeti yoluyla kanun yolunu etkin kullanabilmesini mümkün kılan, adaletin yerine gelip gelmediğini gösteren bir güvence olduğunu Anayasa Mahkemesi Başvuru Numarası: 2018/12600, Karar Tarihi: 28/1/2021 R.G. Tarih ve Sayı: 4/3/2021-31413), Mahkemenin Tedbir Kararı TMK md.2'ye ve İhtiyati Tedbir HMK md.390/3'e Aykırı olduğunu, Her ne kadar mahkemece kurulan ara karar ile yaklaşık ispatın sağlandığından ve ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğundan bahsedilerek itirazlarının reddine karar verilmişse de, kararın somut gerekçe ihtiva etmediğine ilişkin yukarıdaki iddialarımız saklı olmakla birlikte, dosyadaki delil durumu gözetildiğinde davacı tarafın davanın esası yönünden kendisinin yaklaşık olarak haklılığını ispat ettiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın davaya ilişkin iddiaları; dava konusu çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, çekin rızaları dışında elinden çıktığını dava konusu çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmaması tek başına borçtan kurtulmak için yeterli olmadığını, davacı şirket yetkilisinin oğlu olan ...'ın davacı şirketin fiili yetkilisi veya ticari temsilcisi gibi hareket ederek şirket adına kambiyo taahhüdünde bulunduğu birden çok somut delil ile ortaya konulduğunu, ...da aynı kapsamda ceza soruşturmasında imzaların kendi tarafından atıldığını kabul ettiğini, dava niteliği gereği borcun varlığına ilişkin bütün iddialar birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan "imza itirazı" gibi dar incelenmemesi gerektiğini, Şirketin ticari temsilcisi veya fiili yetkilisi gibi hareket eden şahsın imza ikrarı ve davacı aleyhindeki diğer tüm deliller göz ardı edilerek yalnızca özel bir kurumdan çek asılları incelenmeksizin aldırılmış bir raporun davayı "yaklaşık olarak ispat ettiği" gerekçesiyle müvekkili aleyhinde tedbir uygulanmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini , Davacı tarafça ileri sürülen diğer iddia olan "çekin rıza dışında elinden çıktığı"na yönelik ise hiçbir somut dayanak veya iddia bulunmazken davanın ne şekilde "yaklaşık olarak" ispat edildiğinin söylenmesi HMK md.390/3'e açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Bu nedenlerle istinaf başvurularının esas hakkında inceleme yapılarak hukuka ve hakkaniyete aykırı ara kararın kaldırılmasına, esas hakkında yapılacak inceleme neticesinde ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Kayseri Genel İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasın giren paranın davalı alacaklıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir
Davacı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbirin kabulüne ilişkin kurulan ara kararın adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğu, sayın mahkemece verilen bu kararın dürüst davranma kuralına aykırılık teşkil ettğini bu hususların bilirkişi raporu ile tespitinin yapıldığını yukarıda anlatılan bütün bu hususlar nazara alınarak icra takibi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmiştir, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat gerekli olduğunu, Müvekkilinin savcılık müracaatı ve dosya arasında bulunan uzman raporu; davamızdaki haklılıklarını yaklaşık olarak ispat eder nitelikte olduğunu, istinaf sebeplerinin gerçeği yansıtmadığını, arz ve izah edilen ve sayın mahkemece re'sen gözetilecek sair nedenlerle birlikte dava dilekçelerindeki açıklama, talep ve deliller de gözetilerek; davalının hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddi ile ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Derdest dava, keşidecisi Davacı Şirket görünen, Türkiye Garanti Bankası ...Şubesinden verilme, 30/04/2024 keşide tarihli...çek nolu, 3.000.000TL bedelli çekten dolayı, davalıya borçlu olmadığının tespiti, çeke dayalı başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, dava konusu icra takip dosyasına yatan paranın İ.İ.K. nun 72/3 maddesi gereğince , teminat karşılığında alacaklıya verilmemesine dair ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkeme, 27/06/2024 gerekçeli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.
Davacı vekili 28/06/2024 tarihli dilekçesi ile iş bu ihtiyati tedbir talebini yenilemiştir. Mahkeme 28/06/2024 tarihli gerekeli ara karar ile söz konusu ihtiyati tedbir talebinin de reddine karar vermiştir.
Davacı vekili 30/06/2024 tarihli dilekçe ile bu talebini tekrarlamıştır. Mahkeme 01/07/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile davacılar vekilinin hacizlerin kaldırılması talebinin reddine, icra dosyasına depo edilecek alacak miktarının alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir talebinin ise İ.İ.K. 72/3 maddesi gereğince ve takdiren tayin ettiği %20 oranındaki teminat karşılığında kabulüne karar vermiştir. Davalı vekili 08/07/2024 tarihli dilekçesi ile iş bu ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir. Mahkeme itirazı duruşmalı olarak incelemiş, 23/09/2024 tarihli duruşmaya taraf vekilleri katılmış, mahkemece dinlenmişlerdir. Aynı celsedeki kısa ara kararıyla davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine karar vermiştir. Bu kısa ara kararı yönünden mahkemece ayrıca gerekçeli olarak 25/09/2024 tarihli ara karar da yazılmış , davalı vekili iş bu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece İ.İ.K. 72/3 maddesine göre ve takdiren tayin ettiği teminat türü ve miktarı karşılığında verilen ihtiyati tedbir karanının içeriği, tedbir kararına yapılan itiraz sebepleri, itirazın duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonunda verilen ve istinaf edilen İtirazın reddine dair gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Derdest eldeki davanın, çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olması, İ.İ.K. 72. Maddesine göre " .... İ.İ.K. "...Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir...." şeklinde düzenlenmiş olması nedeniyle, davacı vekilinin İ.İ.K 72/3 maddesi uyarınca istediği ihtiyati tedbirin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunduğu, zira burada yasaca aranan kesin bir ispat olmayıp yaklaşık ispatın yeterli olduğu anlaşıldığından, yasaya ve mevcut dava dosyası kapsamına uygun şekilde takdiren tayin edilen teminat karşılığında verilen sözkonusu ihtiyati tedbir kararında usul, yasa ve dosya kapsamına aykırılığın bulunmadığı, bu nedenlerle davalı vekilinin tedbir kararına karşı ileri sürdüğü itiraz sebeplerinin yerinde olmadığından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davalı vekilinin tedbir kararına yönelik itirazının reddine dair karar vermiş olduğundan, istinaf edilen gerekçeli ara kararda usul, yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davalı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 25/09/2024 tarih ve 2024/503 E - sayılı ara kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 394/5 maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 14/11/2024