Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1867 K.2024/1538

🏛️ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1867 📋 K. 2024/1538 📅 06.11.2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 06/11/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili 07/08/2024 tarihli dilekçesinde özetle; .... A.Ş - ... A.Ş - ... AŞ. - ... AŞ. - ... A.Ş - T. ... A.Ş. - ... AŞ. - ... A.Ş - ... A.Ş - ... A.Ş. - .... A.Ş'ye 22.07.2024 tarihinde müzekkere yazılarak çek teslim bordrolarının acele gönderilmesinin bildirildiği, mahkemece yazılan müzekkereye iş bu dilekçemiz tarihi itibariyle sadece ... A.Ş., TEB A.Ş, ... A.Ş ve .... A.Ş tarafından cevap verildiği, çek teslim bordroları gönderildiğini, müzekkere yazılan toplam 11 bankadan 7 banka tarafından henüz cevap verilmediğini, ayrıca müzekkereye cevap vermeyen ve çek teslim bordrolarını göndermeyen bankalarda asıl yüksek miktarda çekler bulunduğunu, mahkemece yazılan müzekkereye rağmen 06.08.2024 tarihine kadar bankalarca cevap verilmemiş olması, geçen zamanda tahsil edilen çeklerin bankalarca nasıl tasarruf edildiğine dair de bilgi alınamıyor olması sebebi ile iş bu durumun müvekkilleri ve alacaklılarının zararına sebebiyet sonuç doğuracağı ve konkordato işlerinin ivedi işlerden olduğu da göz önünde bulundurularak müvekkili şirket elinde bulunan ıslak imzalı çek teslim bordrolarını mahkemeye dilekçe ekinde sunduklarını, bu nedenlerle müzekkere cevaplarını mahkeme dosyasına göndermeyen bankalara tekit yazılmasına karar verilmesini, banka yetkilileri tarafından imzalı çek teslim bordroları ve dosyaya 4 banka tarafından bildirilen çek teslim bordroları dikkate alınarak mahkemece 12.07.2024 tarihli talepleri kapsamında çeklerin konkordato mühlet tarihi ve devamı süresince banka alacakları açısından tahsil edilerek takas mahsup işleminin yapılmaması, çeklerin komiser heyetinin bizzat denetiminde davacıya iade edilmesi, bankalar tarafından tahsil edilen çeklerin olması halinde tahsil edilen çek tutarlarının komiser heyeti denetiminde ve onayına bağlı işlem gören .... Şubesi TR.... IBAN NOLU banka hesabına gönderilmesi, gerekirse iş bu hususta komiser heyetinden görüş alınması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Dava hasımsız olarak açılmıştır.
Mahkemece 13/08/2024 tarihli ara karar ile; "... Davacılar vekilinin dilekçesinin tetkikinden; konkordato mühleti verilmeden önce davacı tarafından bankalara verilen çeklerin ve/veya tahsil edilen veya edilecek bedellerinin bankalar tarafından davacıya iade edilmesinin gerekip gerekmediği hususunda ihtilaf çıktığı görülmekle;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/1251E- 2022/1999 K, Antalya BAM 11.HD.nin 2023/675 E-2023/667 K, 2023/758 E-2023/669 K sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere ;
İcra ve İflas Kanunu’nun 294/6. maddesi uyarınca; “Konkordato mühletinin veril- mesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.”
Çekin temlik cirosu ile devredildiği kabul edilmiş olması halinde davacı şirketin ge- çici mühletin ilanından önce ciro ettiği ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çekten kaynaklanan devir, yukarıdaki hüküm uyarınca geçersiz olacaktır. Bu çözüm aynı zamanda konkordato müessesinin ruhuna da uygundur. Bu durumda, gerek temlik cirosu ve gerekse temlik cirosu görünümünde gizli rehin cirosu yoluyla geçici mühlet kararının ilan tarihi olan 28/06/2024 tarihinden önce ciro yoluyla temlik edilerek bankalara verilen ve keşide tarihi ilan tarihinden sonra olan çeklerin komiser heyetinin bilgi ve gözetiminde davacıya iadesine, bankalar tarafından tahsil edilen çeklerin olması halinde tahsil edilen çek tutarlarının komiser heyeti denetiminde ve onayına bağlı işlem gören ... Şubesi TR.... IBAN NOLU banka hesabına gönderilmesine" karar verilmiştir.
ASLİ MÜDAHİLLERİNİN İTİRAZLARININ ÖZETİ:
Asli Müdahil .... Bankası A.Ş vekili; müvekkili banka ile davacı firma arasında imzalanan Genel Kredi / Finansal Kiralama / Murabaha Sözleşmelerine istinaden, kredi hesapları açılarak kredilerin / fonların kullandırıldığını, kredilerin, ödemelerin yapılması amacıyla mahkeme huzurunda iadesinin talep edildiği çeklerin, müvekkili bankaya temlik cirosu ile birlikte devredildiğini, müvekkili bankanın, bahse konu temlik cirosu ile devralınan çeklerin yetkili hamili olduğunu, bu çeklerin mülkiyetinin bankaya ait olduğunu, bahse konu çeklerin, teminat çeki yahut tahsil cirosu ile alınan çeklerden olmadığını, mahkemece verilen 13/08/2024 tarihli ihtiyati tedbir niteliğindeki ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın daha önceden temlik cirosu ile müvekkili bankaya ciro ettiği çekler üzerinde hiçbir hak ve yetkisinin bulunmadığını, mahkemenin ara kararı uyarınca hareket edildiğinden çek mukabili davacı şirkete verilen kredinin / fonunun da bankaya iade edilmesinin sağlanmasının gerektiğini, aksi halde Anayasa'nın Mülkiyet hakkını düzenleyen hükümleri ile birlikte Eşitlik Kuralı'nın ihlal edilmiş olacağını, herhangi bir kaydı içermeyen cironun temlik cirosu hükmünde olduğunu, dava konusu çeklerdeki cirolarda bu ibarelerden herhangi biri yere almadığına göre ciroların temlik cirosu olduğunun kabulünün gerektiğini, mahkemece verilecek ihtiyati tedbir kararları ile maddi hukuka dair üçüncü kişilerin haklarını ihlal eder nitelikte tedbir kararı uygulanamayacağını, davacı / borçlunun mülkiyetinde olmayan çekler yönünden, çeklerin veya bedellerin borçlu / davacıya iadesine karar verilmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığını, dosyada verilen ara kararın tamamen davacı borçlu lehine olduğunu, alacaklının aleyhinde bir karar olduğunu belirterek, 13/08/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asli Müdahil .... A.Ş vekili; çek tevdii bordrolarının müvekkili bankaca mahkemeye sunulmaktan imtina edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, tahsil edilen çek bedellerinin hakkında bankaca nasıl tasarrufta bulunulduğunun bilenemediği yönündeki davacı iddiasının mahkemeyi yanıltma kastı taşıdığını, mahkeme kararının dayandırıldığı Yargıtay kararının somut olaya emsal olabilme yeteneğinin de bulunmadığını, 3. Kişilerin maddi hukuktan doğan haklarını etkileyecek nitelikte bir tedbir kararı verilemeyeceğini, komiserlerden veya bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, davacının kendi faaliyeti ile fon yaratamaz hale geldiğini, konkordato sürecinin alacaklıların durumunu ağırlaştırdığını, bilirkişilerden firmanın aktif, pasif dengesini araştırması gerektiğini, 13/08/2024 tarihli tedbirden dönülmesinin gerektiğini, aksi halde çek bedellerinin toplamı ve bu toplama işleyecek faiz kadar teminatın dosyaya yatırılması konusunda karar verilmesi gerektiğini belirterek, itirazlarının kabulü ile 13/08/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli Müdahil .... vekili; mahkemenin 13/08/2024 tarihli kararıyla Anayasa'nın 10. Ve 35. Maddeleri ile koruma altına alınan mülkiyet hakkı ile eşitlik hakkı ile yine Anayasa'nın 36. Maddesi ile koruma altına alınan savunma hakkının açıkça ihlal edildiğinin gerçek olduğunu, müvekkili bankanın söz konusu çeklerin karşılığında davacıya kredi kullandırdığını, çeklerin iade edilmesi durumunda çek mukabili kullandırılan kredilerin de müvekkili bankaya iadesinin gerektiğini, aksi halde Anayasa'nın eşitlik kuralının da ihlal edildiğini, çeklerin yetkili hamilinin müvekkili banka olduğunu, müvekkili bankanın ciro imzası olmaksızın hukuken ödenmesinin mümkün olmayan kıymetli evrak türü olduğu hususunun da atlanıldığını, konkordatoya ilişkin yasal düzenlemenin aslında ve özünde maddi hukuka dair üçüncü kişilerin haklarını ihlal eder nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği yönünde olduğunu, alacağın temliki ile dava tarihinden önce çeklerin ciro yolu ile devredilmesinin farklı olduğunu, kambiyo senetlerinde alacağın devrinin istisnai bir durum olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte çeklerin alacağın devri yolu ile bankalarına devredildiği düşünülse dahi çekin düzenlenmesi ile birlikte alacağın hakkı doğduğundan İİK'nın 294. maddesine göre devrin hükümsüz olmasının da mümkün olmadığını, konkordato talebi ile açılan bir davada, dava açılmadan önce yapılan tasarruflar nedeni ile alacaklıların maddi hukuktan kaynaklanan haklarına ilişkin bir hüküm tesis edilemeyeceğini, maddi hukuktan kaynaklanan hakları kısıtlar nitelikteki tedbir kararının kaldırılmasının gerektiğini, verilen tedbir kararı emsal mahkeme ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, müvekkili bankanın verilen tedbir kararı nedeniyle telafisi imkansız zararlara karşı karşıya olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, konkordato mühlet kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 24/09/2024 tarihli duruşma zaptı ile; mahkemece verilen 13/08/2024 tarihli ara kararının İİK'nın 287/son maddesi uyarınca kesin olarak verilen tedbir niteliğinde olduğundan müdahillerin ara kararına yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Duruşma ara karara karşı asli müdahiller .... T.A.Ş, ... A.Ş ve ... A.Ş vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece 01/10/2024 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile; "... Mahkememizin 13.08.2024 günlü ara kararının İİK.287/son maddesi uyarınca kesin olarak verilen tedbir niteliğinde olduğundan müdahillerin ara kararına yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu durumda kesin olarak verilen tedbir niteliğindeki ara kararına yapılan itirazın değerlendirilmesine yer olmadığına dair kararın da kesin nitelikte olduğu hususu göz önüne alındığında, Asli Müdahil .... T.A.Ş. Vekilinin istinafının reddine" karar verilmiştir.
Mahkemece 02/10/2024 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile; "...Mahkememizin 13.08.2024 günlü ara kararının İİK.287/son maddesi uyarınca kesin olarak verilen tedbir niteliğinde olduğundan müdahillerin ara kararına yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu durumda kesin olarak verilen tedbir niteliğindeki ara kararına yapılan itirazın değerlendirilmesine yer olmadığına dair kararın da kesin nitelikte olduğu hususu göz önüne alındığında, Asli Müdahil .... A.Ş. Vekilinin istinafının reddine" karar verilmiştir.
Mahkemece 02/10/2024 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile; "... Mahkememizin 13.08.2024 günlü ara kararının İİK.287/son maddesi uyarınca kesin olarak verilen tedbir niteliğinde olduğundan müdahillerin ara kararına yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu durumda kesin olarak verilen tedbir niteliğindeki ara kararına yapılan itirazın değerlendirilmesine yer olmadığına dair kararın da kesin nitelikte olduğu hususu göz önüne alındığında, Asli Müdahil .... A.Ş. Vekilinin istinafının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararlarına karşı asli müdahiller ... T.A.Ş, ... A.Ş ve ... A.Ş vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asli Müdahil ....T.A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 13/08/2024 tarihi kararıyla savunma haklarının ihlal edildiğini, müvekkili bankanın söz konusu çeklerin karşılığında davacıya kredi kullandırdığını, çeklerin tahsil edilmesi halinde komiser heyetinin denetiminde olan banka hesabına aktarılacaksa, bu durumda çek mukabili kullandırılan kredilerin de müvekkili bankaya iadesinin gerektiğini, aksi halde Anayasa'nın eşitlik kuralının da ihlal edilmiş olacağını, çeklerin yetkili hamilinin müvekkili banka olduğunu, çek bedellerinden birinin keşideci tarafından ödendiğini, paraların müvekkilinin bankanın zilyetliğinde olduğunu, konkordatoya ilişkin yasal düzenlemenin aslında ve özünde maddi hukuka dair üçüncü kişilerin haklarını ihlal eder nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği yönünde olduğunu, tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, verilen tedbir / ara kararın emsal mahkeme ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, müvekkili bankanın telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya kaldığını, davanın ihbarına ilişkin beyan ve taleplerinin de yerel mahkemece değerlendirilmediğini, müvekkili bankanın hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Asli Müdahil .... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davacı firma arasında imzalanan Genel Kredi / Finansal Kiralama / Murabaha Sözleşmelerine istinaden, kredi hesapları açılarak kredilerin / fonların kullandırıldığını, kredilerin, ödemelerin yapılması amacıyla mahkeme huzurunda iadesinin talep edildiği çeklerin, müvekkili bankaya temlik cirosu ile birlikte devredildiğini, müvekkili bankanın, bahse konu temlik cirosu ile devralınan çeklerin yetkili hamili olduğunu, bu çeklerin mülkiyetinin bankaya ait olduğunu, bahse konu çeklerin, teminat çeki yahut tahsil cirosu ile alınan çeklerden olmadığını, mahkemece verilen 13/08/2024 tarihli ihtiyati tedbir niteliğindeki ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın daha önceden temlik cirosu ile müvekkili bankaya ciro ettiği çekler üzerinde hiçbir hak ve yetkisinin bulunmadığını, mahkemenin ara kararı uyarınca hareket edildiğinden çek mukabili davacı şirkete verilen kredinin / fonunun da bankaya iade edilmesinin sağlanmasının gerektiğini, aksi halde Anayasa'nın Mülkiyet hakkını düzenleyen hükümleri ile birlikte Eşitlik Kuralı'nın ihlal edilmiş olacağını, herhangi bir kaydı içermeyen cironun temlik cirosu hükmünde olduğunu, dava konusu çeklerdeki cirolarda bu ibarelerden herhangi biri yere almadığına göre ciroların temlik cirosu olduğunun kabulünün gerektiğini, mahkemece verilecek ihtiyati tedbir kararları ile maddi hukuka dair üçüncü kişilerin haklarını ihlal eder nitelikte tedbir kararı uygulanamayacağını, davacı / borçlunun mülkiyetinde olmayan çekler yönünden, çeklerin veya bedellerin borçlu / davacıya iadesine karar verilmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığını, dosyada verilen ara kararın tamamen davacı borçlu lehine olduğunu, alacaklının aleyhinde bir karar olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Asli Müdahil .... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; çek tevdii bordrolarının müvekkili bankaca mahkemeye sunulmaktan imtina edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, tahsil edilen çek bedellerinin hakkında bankaca nasıl tasarrufta bulunulduğunun bilenemediği yönündeki davacı iddiasının mahkemeyi yanıltma kastı taşıdığını, mahkeme kararının dayandırıldığı Yargıtay kararının somut olaya emsal olabilme yeteneğinin de bulunmadığını, 3. Kişilerin maddi hukuktan doğan haklarını etkileyecek nitelikte bir tedbir kararı verilemeyeceğini, komiserlerden veya bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, davacının kendi faaliyeti ile fon yaratamaz hale geldiğini, konkordato sürecinin alacaklıların durumunu ağırlaştırdığını, bilirkişilerden firmanın aktif, pasif dengesini araştırması gerektiğini, 13/08/2024 tarihli tedbirden dönülmesinin gerektiğini, aksi halde çek bedellerinin toplamı ve bu toplama işleyecek faiz kadar teminatın dosyaya yatırılması konusunda karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato talebine ilişkindir.
İstinafa konu ek kararlar 01/10/2024 tarihli... T.A.Ş. ile 02/10/2024 tarihli ... A.Ş. ve ....A.Ş. vekillerinin istinaf taleplerinin reddine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK 341/1-b maddesinde istinafa tabi kararlar düzenlenmiş olup buna göre; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar için istinaf yoluna başvurulabilir.
Öte yandan konkordato müessesi 28/02/2018 tarihli 7101 Sayılı Kanun ile İİK'nın 285 ila 309 maddelerinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenmiştir. Belirtilen maddelerde konkordato yargılaması sırasında verilen kararların kanun yolları da düzenlenmiştir. İİK'nın 287/son maddesinde mahkemenin verdiği tedbirlere ilişkin istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince verilen kararlarına karşı İİK'nın 287/son maddesi uyarınca istinaf yolu kapalı olduğundan istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararların usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla asli müdahiller ...T.A.Ş, ...A.Ş ve ....A.Ş vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asli Müdahiller .... T.A.Ş, ... A.Ş ve .... A.Ş vekillerinin ilk derece mahkemesi ek kararlarına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harçları peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusundan bulunan tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.06/11/2024
...