Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1765 K.2024/1524

🏛️ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1765 📋 K. 2024/1524 📅 01.11.2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/04/2021
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 01/11/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Mahkemenin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili; davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, davacının şirkette azınlık durumda bulunduğunu, davacının yönetim kurulu üyeliği ve müdürlüğü sona erdiğinde şirket hesaplarında 180.000,00-TL nakit para, demirbaş ve ...plaka sayılı araç bulunduğunu, davacının yönetimden ayrıldıktan sonra şirketin faaliyette bulunmadığını, 14/09/2012 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ve prim ödenmesine karar verildiğini, şirket hakkında davacıya bilgi verilmediğini belirterek yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ve prim ödenmesine ilişkin genel kurul kararının iptaline ve şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili; Davacı ...'in davalı .... nin %15 hisse sahibi olduğunu, şirketin 14/09/2012 tarihli genel kurul toplantısında, aynı ailenin ferdi olan hakim ortakların, hiçbir karı olmayan ve ticari faaliyeti bulunmayan şirkete kendilerini yönetim kurulu olarak atadıklarını ve toplamda 20.000,00-TL huzur hakkı verilmesini kararlaştırdıklarını, bu şekilde şirket kasasını boşaltmayı amaçlayan hakim ortaklar ve şirkete karşı Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .,.. Esas sayısında dava açtıklarını, bu dosyanın yargılaması devam ederken ortakların şirket kasasını sıfırladıktan sonra demirbaşları da elden çıkararak şirketi tasfiye sürecine soktuklarını, davacının haklarını gasp ettiklerini, son olarak şirketin 25/09/2014 tarihinde davaya konu genel kurul toplantısını yaparak şirketin feshi yönünde karar aldıklarını belirterek buna ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
,... E. sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya şirketle ilgili bilgilerin usulüne uygun verildiğini, davalı şirket aleyhine Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ,... E. sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat istemli bir dava açıldığını, bunun soncunun beklenildiğini, davacının şirket müdürü olduğu dönemde davaya cevap vermeyerek şirketi zarara uğrattığını, genel kurul kararların usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasında davalı vekili; davalı şirketin 29/09/2014 tarihinde ticaret sicilinden kaydının silindiğini ve şirketin terkin olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, asıl dava dosyasının da konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Davacı Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasında davalı şirketin 14/09/2012 tarihli genel kurul kararların iptali ve şirketin feshi istemi ile dava açmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 446. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olup, bu husus dava şartıdır. Davacı 14/09/2012 tarihli gündemin 7. maddesine karşı oy kullanarak muhalefetini tutanağa geçirttirmiş ise de diğer maddeler için muhalefet şerhini tutanağa geçirmemiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 446/1 çerçevesinde toplantıda hazır bulunan davacı pay sahibinin iptal davası açma hakkını kullanabilmesi için dört şartı yerine getirmesi gerekmesi, bunlar; pay sahibi sıfatına sahip olma, toplantıda hazır bulunma, gündem maddesiyle ilgili olumsuz oy kullanma ve muhalefetini toplantı tutanağına geçirtme olmadır. Davacının 14/09/2012 tarihli gündemin 7. maddesine karşı oy kullanarak muhalefetini tutanağa geçirttirmiş olması nedeni ile bu maddeye yönelik dava şartını taşımakla birlikte diğer maddeler yönünden muhalefetini tutanağa geçirtmediğinden diğer maddeler yönünden dava şartı oluşmadığından gündemin 7. maddesi dışındaki gündem maddelerine yönelik davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Gündem 7. madde yönünden ise; dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarında davalı şirketin gayri faal bir şirket olması, gayri faal bir şirkette yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetçiye verilmesi kararlaştırılan huzur hakkı, prim ödemelerin kanun, esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olacağından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunnu 445. maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkememizin ... E. sayılı dava dosyasında davacı ayrıca davalı şirketin feshini de talep etmiş ise de; birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı davasına konu iptali istenen davalı şirketin 25/09/2014 tarihli genel kurul kararlarıyla şirketin feshine karar verilmiş olması, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2017 tarih ... E. ve ... K. sayılı kararı davalı şirketin Mahkememizin ...Esas sayılı dosyasına münhasır olmak üzere yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemleri için önceki tasfiye memurları ..., ... ve ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş olması nedeni ile, davalı şirketin faal olmaması şirketin kuruluşundaki ortaklık amacına ulaşmasının artık mümkün olmadığı anlaşılmakta ise de yargılama devam ederken davalı şirketin feshine karar verilmiş olması nedeni ile konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dava dosyasında davacı davalı şirketin 25/09/2014 tarihli genel kurul kararların iptali istemi ile dava açmıştır. Anılan genel kurul toplantısında katılan pay sahibi davacı alınan hiç bir karara muhalefetini tutanağa geçirtmemiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunnu 621/1-ı maddesinde belirtilen çoğunlukla alınan genel kurul kararlarının iptali istemli davada; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 446. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olması, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olması, bu hususun dava şartı olması, davacının muhalefetini tutanağa geçirtmediğinden dava şartı yerine getirilmemiş olması nedeni ile birleşen dava dosyasının dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davada içinde genel kurul kararının iptali, şirketin feshi ve tasfiyesi halinde müvekkiline ödenmesi gereken kaydi değerin tespiti taleplerinin bulunduğunu, 15/10/2020 tarihli duruşma tutanağına geçen beyanlarından görüleceği üzere yönetim kurulu üyelerine sağlanan huzur hakkı ödemesinin iptali edilmesi halinde müvekkilin tasfiye payının ne olacağı konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasının talep edilmiş olmasına karşın gerekçeli kararda davacının tasfiye payı ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmamasına itiraz ettiklerini ve istinaf kanun yoluna başvurduklarını, asıl davada dava dilekçesinde şirketin yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kararlaştırılan huzur hakkı ve prim ödemesinin iptalinin talep edildiğini ve bu talebin gerekçeli kararın hüküm kısmında "B. Davalı şirketin 14/09/2012 tarihli genel kurulu gündem 7. maddesinde alınan kararın İPTALİNE," denilerek kabul edildiğini, bununla birlikte gerekçeli kararın C bendinde "C. Davalı şirketin 14/09/2012 tarihli genel kurulu gündem 7. Maddesi dışındaki gündem maddelerinin iptali talebinin 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2. Maddeleri gereğince usulden REDDİNE," denilerek kısmi kabul kısmi red şeklinde hüküm kurulduğunu, davacının iptalini talep ettiği genel kurul kararının iptal edildiğini ve bu şekilde davanın kabul edildiğini, davacının iptalini istediği başka bir genel kurul kararı olmadığını, böyle bir durumda davanın kısmi red ile neticelenmesi ve davacı aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine de itiraz ettiklerini, dava aşamasında şirketin feshedilmiş olmasının ve bu konudaki davanın konusuz kalmasının da davanın kısmi red ile neticelenmesine sebep olmadığını, böyle bir durumda dava tarihi itibari ile haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında hüküm kurulması gerektiğini, birleşen dosya açısından; "Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dava dosyasında davacı davalı şirketin 25/09/2014 tarihli genel kurul kararlarının iptali istemi ile dava açtığını, anılan genel kurul toplantısında katılan pay sahibi davacının alınan hiç bir karara muhalefetini tutanağa geçirtmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunnu 621/1-ı maddesinde belirtilen çoğunlukla alınan genel kurul kararlarının iptali istemli davada; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 446. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olması, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceğinin belirtilmiş olması, bu hususun dava şartı olması, davacının muhalefetini tutanağa geçirtmediğinden dava şartı yerine getirilmemiş olması nedeni ile birleşen dava dosyasının dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmiş.." şeklinde hüküm kurulduğunu, davacının bahsi geçen genel kurula usulüne uygun bir tebligat yapılarak çağrılmadığını, böyle bir durumda gerekçeli kararda geçen "muhalefeti tutanağa geçirmek" yönündeki tespitleri kabul etmenin mümkün olmadığını, ayrıca bahsi geçen genel kurul tutanaklarının ve ortaklara gönderilen davetiyenin de dosyaya istenmesi gerektiğini, son olarak karşı tarafın şirketin içini boşaltmaya yönelik dürüstlük ile bağdaşmayan hareketlerinin bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olması karşısında dava ile ilgili müvekkil aleyhine karşı vekalet ücretine hükmedilmesine de itiraz ettiklerini beyan ederek Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. ve ... K. sayılı kararının davacı lehine bozularak talepleri şeklinde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın genel kurulun tüm maddelerinin iptali yönünden mahkemece redde dair hüküm kurulduğunu, gerekçesi olarak da toplantıya katılanların muhalefet şerhi işlememesinin gösterildiğini, genel kurulun tamamı için kabul edilen bu usuli eksikliğin 7. maddenin iptali yönünden dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, genel kurulun 7. maddesinin dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da değerlendirildiği üzere, ana sözleşmeye aykırı olmadığını, genel kurula katılma yetkisi olanların ortak oyu ile alınmış bir karar olduğunu, kararın iptaline ilişkin gerekçenin de şirket ana sözleşmesine uygun olmadığını, genel kurulu oluşturan organların ve temsilcilerinin ortak oyu ile alınan 7 nolu kararın dürüstlük kuralı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, TTK.'nın şirketlere ve ortaklarına yönetim hakkı kapsamında sunduğu özgürlük hakkının kullanıldığını beyan ederek davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, katılma yoluyla istinaf istemlerinin esastan kabulü ile hükmün 1.B maddesindeki kısmen kabul hükmünün kaldırılmasına, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kurul kararının iptali ve haklı sebebe dayalı olarak limited şirketin feshi ve tasfiye payı istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, "Asıl davada; davacının davasının kısmen kabulüne, kısmen dava şartı yokluğu nedeni ile 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2. Maddeleri gereğince usulden reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin 14/09/2012 tarihli genel kurulu gündem 7. maddesinde alınan kararın iptaline, davalı şirketin 14/09/2012 tarihli genel kurulu gündem 7. maddesi dışındaki gündem maddelerinin iptali talebinin 6100 sayılı hmk 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine, davalı şirketin feshi talebinin yargılama devam ederken davalı şirketin feshine karar verilmiş olması nedeni ile konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada; davacının davasının 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine," karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalı şirketin 15/07/2013 tarihinde tasfiyeye geçtiği, 29/09/2014 tarihinde tasfiye sonuçlandırılarak sicilden terkin edildiği, eldeki davalar sebebiyle Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve .,.. Karar sayılı kesinleşen ilamı ile davalı şirketin ihyasına karar verildiği, ek tasfiye işlemleri için önceki tasfiye memurları ..., ... ve ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, iş bu davada da davalı şirketin tasfiye memurları tarafından temsil edildiği; ancak İlk derece mahkemesince gerekçeli kararın tasfiye memurları yerine davalı şirkete tebliğe çıkarıldığı ve davalı şirket vekilince kararın katılma yolu ile istinaf edildiği; bu bağlamda Dairemizce dava dosyası geri çevrilerek gerekçeli kararın tasfiye memurlarına tebliğinin sağlandığı, tasfiye memurları tarafından sunulan 09/08/2024 tarihli dilekçelerde ise; İlk derece mahkemesi kararının onanması talep edilmekle; tasfiye memurları tarafından vekil kılınmayan ve davalı şirket vekili olarak sunulan katılma yolu ile istinaf dilekçesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1-Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde; birleşen davanın, davalı şirketin 25/09/2014 tarihli genel kurulunda alınan şirketin feshine ilişkin kararının iptali istemi ile açıldığı, İlk derece mahkemesince; anılan genel kurul toplantısında katılan pay sahibi davacının alınan hiç bir karara muhalefetini tutanağa geçirtmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunnu 621/1-ı maddesinde belirtilen çoğunlukla alınan genel kurul kararlarının iptali istemli davada; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 446. maddesinde genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olduğunu, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceğinin belirtildiği, bu hususun dava şartı olması ve davacının muhalefetini tutanağa geçirtmediğinden dava şartı yerine getirilmemiş olması nedeni ile birleşen dava dosyasının dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde; davacının bahsi geçen genel kurula usulüne uygun bir tebligat yapılarak çağrılmadığından İlk derece mahkemesinin "muhalefeti tutanağa geçirmek" yönündeki tespitlerinin doğru olmadığı hususu istinaf istemi olarak ileri sürülmüşse de; söz konusu genel kurula davacının eşinin davacıyı temsilen katıldığı ve davacı adına vekaleten oy kullandığı anlaşılmakla; davacı yanca çağrının usulsüzlüğünün ileri sürülemeyeceği açıktır. İlk derece mahkemesince birleşen davanın dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi sebebiyle davacı aleyhine vekalet ücreti takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2-Asıl davada davacı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde; Davacı yan, davalı şirketin 14/09/2012 tarihli genel kurulu gündem 7. maddesinde alınan kararın iptalini ve TTK.'nın 531. maddesi gereğince şirketin feshini ve tasfiye payının ödenmesini talep etmiştir.
6102 sayılı TTK.'nın 531. madde hükmü uyarınca anonim ortaklığın haklı sebeple feshi hakkını, azınlık yani kapalı anonim ortaklıklarda sermayenin %10’unu ve halka açık şirketlerde %5’ini temsil eden pay sahipleri kullanabilir. Somut olayda davalı şirketin ticaret sicil kayıtları uyarınca davacının şirket ortağı olduğu ve kanunda aranan %10 oranında sermayeden daha fazlasına sahip olduğu ihtilafsızdır. Bu halde davacının haklı sebeple fesih dava açma hakkı bulunduğu görülmektedir.
Somut olayda davacı taraf haklı nedenle şirketin fesih koşullarının oluştuğundan bahisle şirketin feshini ve tasfiye payının kendisine ödenmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince davalı şirketin haklı sebeple fesih koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hazırlanan bilirkişi raporları uyarınca davalı şirketin kuruluş faaliyetleri ile ilgili olarak 01/01/2012 tarihinden itibaren hiç bir gelir elde etmediği, yine bu tarihten itibaren bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin 2012 yılında 112.218,06-TL zarar ettiği, olağan dışı gelir ve karın şirketin taşıtlarının ve demirbaşlarının satışından kaynaklandığı, 31/12/2013 tarihinde net bilanço değerinin sıfır olduğu, 2013 yılından sonraki yıllara ait ticari defter belgelerin sunulmadığı tespit edilmiştir.
Yargılama sırasında 25/09/2014 tarihinde davalı şirketin yapılan genel kurul toplantısında şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu deliller ışığında; gerek bilirkişi incelemesi ve gerekse de davalı şirket tarafından yapılan genel kurulda alınan fesih ve tasfiye kararı uyarınca davalı şirketin haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğu, davalı şirket tarafından fesih ve tasfiye kararı alındığı için iş bu fesih talebi konusuz kalmakla; davacı tarafın dava tarihi itibariyle bu davayı açmakta haklı olduğundan yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken aksi yönde hüküm tesisi isabetli olmamış, bu sebeple davacı vekilinin buna ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince yargılama sırasında genel kurul kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketle ilgili tasfiye payı hesabı yönünde istinaf istemi bulunsa da; tasfiye aşamasında, tasfiye memuru bilanço kayıtlarını ve mal varlığı değerlerini dikkate alarak tasfiye işlemlerini yürüteceğinden davacı yanın istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı şirketin 14/09/2012 tarihli genel kurulunun 7. gündem maddesinde alınan kararın iptaline karar verildiği; ancak davacı yanın talebi bulunmamasına rağmen davalı şirketin 14/09/2012 tarihli genel kurulunun 7. gündem maddesi dışındaki maddelerinin iptali talebinin 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilerek davacı aleyhine usulden reddedilen kısma ilişkin vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, birleşen dava dosyasında istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile usuli kazanılmış haklar gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve buna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, BİRLEŞEN DAVAYA İLİŞKİN; davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ANA DAVA DOSYASINA İLİŞKİN; davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
3-Davalı şirket vekilinin katılma yolu ile istinaf istemi hakkında karar tesisine YER OLMADIĞINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2021 tarih ve ... Esas, .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-1. Asıl dava dosyasında;
A. Davanın KABULÜNE,
B. Davalı şirketin 14/09/2012 tarihli genel kurulu gündem 7. maddesinde alınan kararın İPTALİNE,
C. Davalı şirketin feshi talebinin yargılama devam ederken davalı şirketin feshine karar verilmiş olması nedeni ile konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
D. Karar kesinleştiğinde bir örneğinin Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine,
E. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 25,20-TL'nin mahsubu ile bakiye 402,40-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
F. Davacı tarafından yatırılan 25,20-TL peşin harç, 25,20-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
G. Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 2.998,70-TL posta gideri ve bilirkişi masrafı olan 2.700,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
H. Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
I. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden genel kurul kararının iptali talebine ilişkin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
K. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,
2. Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... . sayılı dava dosyasında;
A. Davacının davasının 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
B. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli 59,30-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 25,20-TL'nin mahsubu ile bakiye 34,10-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
C. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
D. Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
E. Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
F. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 310,00-TL posta masrafı, 638,16-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.110,26-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-Davalının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verildiğinden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
e-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
f-Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 13/07/2021 tarih, ...nolu mehil belgesine sunulan ... Şubesine ait 06/07/2021 tarihli .,.. seri numaralı teminat mektubunun talebi halinde İcra Müdürlüğü'nce davacıya İADESİNE,
4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-2. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/11/2024
..........