İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1613 K.2024/1892

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1613 📋 K. 2024/1892 📅 04.12.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1613 Esas
KARAR NO: 2024/1892
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:13/09/2024
NUMARASI: 2021/324 Esas
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; delil tespit talebinin kabul edilerek, müvekkil şirketin önceki tarihli marka haklarını ihlal ve bu haklara tecavüz teşkil eden davalıya ait “...” ibareli tüm ürünlerin üretiminin, satışının ve dağıtımının her türlü tanıtım vasıtasında, materyallerinde, internet sitelerinde, sosyal medya hesaplarında, işyerinde kullanılmasının durdurulması için tedbir kararı verilmesine ve bu konuda verilecek ihtiyati tedbir kararının infazı için ilgili İcra Müdürlükleri’ne ve Gümrük Müdürlükleri’ne müzekkere yazılmasına, müvekkil şirketin önceki tarihli haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan, davalıya ait “...” ibareli ürünlere, ambalajlarına ve bu ürünün üretilmesinde kullanılan ürün ve kalıplara tedbiren el konulmasına karar verilmesini talep etmiş; 18/07/2024 tarihli dilekçesi ile, dosyada yer alan 3 ayrı bilirkişi raporu ve 23/05/2024 tarihli duruşma tutanağı dikkate alınarak, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesince 19/07/2024 tarihli ara karar ile; 30/01/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacının ... esas unsurlu markaları ile, davalının davaya konu ... ibareli kullanımları karşılaştırıldığında, SMK 29. ve 7/2 maddeleri kapsamında tecavüz koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığının bildirildiği, ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat ve yasal koşulların oluştuğu gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, 500.000-TL teminat ile davalı şirket tarafından: "..." ibareleri ürünlerin üretiminin, satışının ve dağıtımının durdurulmasına, "..." ibaresinin; her türlü tanıtım vasıtasında, materyallerinde, internet sitelerinde, sosyal medya hesaplarında, işyerinde kullanılmasının durdurulmasına, davalı şirkete ait "..." ibareli ürünlere, ambalajlarına ve bu ürünün üretilmesinde kullanılan ürün ve kalıplara el konulmasına karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ: Davalı vekili 23/07/2024 tarihli dilekçesinde, mahkemenin ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının oluştuğu yönündeki kanaatinin hatalı olduğunu, "..." "www...com" ibareli markanın müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği sınıflarda müvekkil şirket adına tescilli olduğunu, eksik ve hatalı bilirkişi ile tedbir kararı verildiğini, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile müvekkili şirketin marka tescilinin hukuka uygunluğu tekrardan teyit edilmek ile birlikte, ayrıca tarafların faaliyet alanlarının dolayısıyla da marka sınıflarının iltibasa sebebiyet vermeyecek nitelikte farklı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ihtiyati tedbir kararının müvekkili şirketin "...www....com" ibareli ve ... numara ile tescilli markasını kapsamadığına dair ek karar oluşturmasını talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: İlk derece mahkemesince 13/09/2024 tarihli ara karar ile; bilirkişi raporları, taraf vekillerinin ihtiyati tedbir kararına karşı beyan - itirazları, mürafaa duruşmasındaki taraf vekillerinin beyanları ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğine, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ve ihtiyati tedbir kararının müvekkili şirketin ".. www...com" ibareli ve ... numara ile tescilli markasını kapsamadığına dair ek karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir şartlarından olan "yaklaşık ispat" şartı talepte bulunan davacı şirket lehine değil, aleyhine oluştuğunu, davacı tarafından YİDK kararına karşı açılan dava sonucu, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin kısmen kabul kararı ile, müvekkil şirketin fiili kullanımında olduğu (özellikle 19. sınıftaki ürünlerin satışını kapsayan 35/5 sınıf) sınıfların taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet vermeyeceğinin hüküm altına alındığını, müvekkili lehine tesis edilen mahkeme kararı olmasaydı dahi yine de ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, ihtiyati tedbir kararı, dosyada alınan bilirkişi raporlarına dayandırılmakta ise de bu raporların hiçbiri hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ticaret unvan terkini taleplerine ilişkindir.Dairemizin önüne gelen somut uyuşmazlık, davalının ihtiyati tedbire itirazının reddine dair 13/09/2024 tarihli ara karara ilişkindir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile sağlanan yaklaşık ispat doğrultusunda ihtiyati tedbire ve ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.