İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1870 K.2024/1907
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1870
KARAR NO: 2024/1907
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/10/2024 tarihli ara karar.
NUMARASI: 2024/656 E. - 2024/1069 K.
DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali
Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair verilen 08.10.2024 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 29.07.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 7 nolu kararla, şirket müdürlerinin her birine aylık 300.000 TL net ücret verilmesi ve başarı primi olarak yıl sonu karından her birine %5 oranında ödenmesine karar verildiğini, kararının yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin karara muhalif kalınarak muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdığını, şirketin zarar etmesine rağmen bu miktarda huzur hakkı ödenmesinin usulsüz olduğunu, yönetim kurulu üyelerine fahiş miktarda huzur hakkı takdirinin iptal nedeni olduğunu ileri, sürerek 7 nolu kararın iptali ile kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 08.10.2024 tarihli ara kararda özetle; "...İhtiyadi tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunun 389/1 maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakim elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır. HMK'nun 390/3 maddesine göre tedbir talebi eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığının yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Burada sözü edilen ispatın ölçüssü ise yaklaşık ispat kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle ihtiyati tedbire karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkaten alınarak talepte bulunandan kurul olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyadi tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbir kararı verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacının gözetilmesi gerekli ve zorunludur. Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, hakim her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gekçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nun 389. maddesindeki şartlarının mevcut olması ve talep halinde ihtiyati tedbire karar verilmelidir. TTK'nun 449. Maddesi uyarınca genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davacı açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütmenin geri bırakılmasına karar verilebilir. Davacı vekilinin somut uyuşmazlıktaki talebin incelenmesinde kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talebi davanın henüz dilekçeler teati aşamasında olduğu, yönetim kurulunun 01.10.2024 tarihli dilekçeleri ile olumsuz görüşte bulundukları ve 29.07.2024 Tarihinde Yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında gündemin 5. maddesinde belirtilen kararın niteliği de göz önüne alındığında davacının haklılığına ilişkin HMK'nun 389 maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun henüz yerine getirilmediği sonucuna ulaşılarak ihtiyati tedbir isteminin şu aşamada..." gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 29.07.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısının 7. maddesi ile şirket müdürlerinin her birine aylık 300.000 TL net ücret ile yıl sonu karından %5 oranında ödeme yapılmasına karar verildiğini, yürütmenin durdurulması talebinin hatalı gerekçe ile reddedildiğini, HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen şartların oluştuğunu, yasada öngörülen "yaklaşık ispat" ölçüsünde kanıt bulunduğunu, şirketin zararının yüksek olması nedeniyle kararın iptalinin istendiğini, kaydi işlemlerle yöneticilere kaynak aktarıldığını, muvazaalı işlemlerle sağlanan menfaatin engellenmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 622. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 445 vd. maddeleri gereğince limited şirket genel kurul toplantısında alınan 7 nolu genel kurul kararlarının iptali ile dava sonuna kadar maddenin yürütmesinin durdurulması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 08.10.2024 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, genel kurul kararının TTK'nın 449. maddesi kapsamında yürütülmesinin geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirketin genel kurulunun 29.07.2024 tarihinde gerçekleştirildiği, toplantının 7. maddesi ile şirket müdürlerine verilecek huzur hakkının görüşülerek karar bağlandığı görülmüştür. Buna göre, şirket müdürlerine aylık 300.000 TL net ücret ile yıllık başarı primi olarak her birine %5 oranında ödeme yapılmasına karar verilmiştir. Dava dilekçesinde delil olarak, genel kurul toplantı tutanağın, faaliyet raporları, karşılaştırmalı bilanço, gelir tabloları, ticari defter ve kayıtları, sicil kayıtlarını, vergi dairesi kayıtları, elektronik posta yazışmaları gibi deliller gösterilmiştir. TTK'nın 445. vd. maddelerinde genel kurul kararlarının iptali ve butlanı düzenlenmiştir. aynı Kanun'un 449/1. maddesine göre; genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecektir. Bu düzenleme, hukuki niteliği itibariyle ihtiyati tedbire ilişkindir. HMK'nın 389/1. maddesine göre; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine aynı Kanunun 390/3 maddesine göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir için yaklaşık ispat yeterli görülmüş olup sunulan belgelerle talep edenin, davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi ve diğer şartlarında varlığı halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Somut olayda, davacı tarafça genel kurulda alınan kararın şirket faaliyetlerine göre fahiş olup olmadığı, deliller toplandıktan sonra yapılacak bilirkişi incelemesine göre belirleneceği, dava dilekçesinde ileri sürülen fiktif işlemler ile huzur hakkı ödemesinin şirketin faaliyetine göre uygun olup olmadığı, şirketin büyüklüğü ve faaliyetine göre piyasa koşullarına uygun olup olmadığının yapılacak inceleme ile belirlenebilecektir. Dosyadaki mevcut delillerle, yasada düzenlenen yaklaşık ispat şartının yerine getirildiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesince delilerin toplanmasından sonra, talep edilmesi halinde ihtiyati tedbir hususunda her zaman mahkemece değerlendirme yapılabileceği dikkate alınarak, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.12.2024