Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1083 K.2024/1568
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1083 Esas - 2024/1568 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1083
KARAR NO : 2024/1568
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/07/2018
NUMARASI : 2017/243 Esas 2018/471 Karar
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 06/04/2017
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2024
Dairemizin 29/12/2020 tarih ve 2018/1970 Esas 20220/1505 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 26/04/2021 tarih ve 2021/1753 Esas 2021/3991 Karar onama ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 2021/17182 başvuru numarası dosyada 03/04/2024 tarihli karar ile Anayasanın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yatırılan paraların istenildiği her an geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa 42.181,58 Euro yatırdığını, ancak talep etmesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını ileri sürerek, haksız fiil hükümleri gereğince paranın yatırıldığı tarihden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 78.034,26 TL'nin dava tarihi olan 30.03.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davanın tam kabulü gerekirken bir kısım ödemeler olduğu iddiasıyla düşüm yapılarak davanın kabulü kararının hatalı olduğunu, kararın bu nedenle kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
İlk derece mahkemesi kararının davacının hile ve/veya kesin hükümsüzlük iddiasını ispat etmesine yönelik kabulünün dosya içeriğine ve yasaya aykırı olduğunu, davalının para toplanırken davacıya anonim şirkete ortak olacağı konusunda hiçbir bilgi vermediği, aynı şekilde davacının da yatırım yaparken anonim şirkete ortak olacağı iradesiyle hareket etmediği yönündeki iddia ve kabulün yerinde olmadığını, davacının milli ve / veya dini duyguları istismar ederek yüksek oranda kar verileceği, verilen paranın istenildiği an geri alınabileceği vaatleri ile davalı müvekkili şirketçe kandırıldığı yönündeki iddiaların da kendi içinde çelişkili hemde gerekçe ile bağdaşmayan iddialar olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı taraf ile davalı arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davanın temelinde zarara katlanmak arzu ve iradesinin yer aldığını, davacının her türlü hak ve talebinin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine; Dairemizin 29/12/2020 gün ve 2018/1970 Esas 2020/1505 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf bavşurusunun Yasa nedeniyle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 3332 sayılı Yasanın geçici 4. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına, yönelik olarak verilen kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemiz kararı ;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/04/2021 gün 2021/1753 Esas 2021/3991 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir.
Dairemizin 2018/1970 Esas 2020/1505 sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/04/2021 gün 2021/1753 Esas 2021/3991 Karar sayılı onama ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 2021/17182 başvuru numarası dosyada 03/04/2024 tarihli karar ile Anayasanın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, Dairemizce Anayasa Mahkemesi kararı üzerine dosyanın yeniden esasa kaydedilerek yapılan yargılama sırasında;
Davacı vekili Av. ...'in 18/12/2024 tarihli e-imzalı dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davacı vekilinin T.C. Munih Başkonsolosluğu'na ait 25/01/2013 tarih ve 634 belge numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
HMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren ve davacının talep sonucundan vazgeçmesine ilişkin taraf işlemi olup karşı yanın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir.
HMK'nun 310.maddesi uyarınca; feragat kararı kesinleşinceye kadar yapılır.
Somut dosyada hak ihlali kararı ile yeniden yargılama yapılması için dosya Dairemize gönderildiğinden kesinleşmesinin hukuki sonuçları ortadan kalktığından feragat beyanı üzerine ek karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, HMK'nun 310/2. "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.
" maddesi gereğince davadan feragatin mümkün olduğu gözetilerek davacı vekilinin feragat talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 285,06 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 2.859,00 TL harcın ile mahsubu ile bakiye 2.573,94 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
6-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansı varsa, hükmün tebliğinden sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
B)1-İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davalı tarafından yatırılan 1.332,63 TL istinaf karar harcın davalıya iadesine
2-Davalı tarafından yatırılan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/12/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...