İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1476 K.2025/90
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1476
KARAR NO: 2025/90
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/08/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2022/422 Esas
TALEP:İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/01/2025
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
GEREKÇE: Davacı tarafça açılan genel kurul kararının iptali istemli davada, dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin tedbiren durdurulması ve şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talep edildiği, mahkemece verilen 05.08.2022 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, ara karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 17.11.2022 tarihli 2022/1823-1606 sayılı kararıyla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme ara kararının kaldırılmasına, davalı şirketin 19.04.2022 tarihli genel kurulunda alınan 3 no'lu kararın yürütülmesinin durdurulmasına ve şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verildiği, davalı vekilince, gelinen aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektiren durum ve koşullarda değişiklik olduğu ileri sürülerek HMK'nın 396. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının talep edildiği, mahkemece verilen 15.12.2022 tarihli ara karar ile Dairemizce verilmiş olan 17.11.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından bu ara karara yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 2023/232 esas 2023/485 karar sayılı ilamıyla, söz konusu kararın HMK'nın 396. maddesi gereği istinaf kanun yoluna tabi olmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından 20.12.2022 ve 04.01.2023 tarihli dilekçeler ile dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ve davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece 09.01.2023 tarihli ara karar ile talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargılamanın devamında davacı vekili tarafından 27.09.2023 tarihli dilekçe ile; davalı şirketin %95 hisselerinin ...'e devredilmiş olduğu yolundaki iddianın, davalı şirket ve katılan tarafından herhangi bir pay senedi ibraz edilmeksizin ileri sürüldüğü, davalı şirket tarafından 17.11.2022 tarihli kayyım atama kararından sonra düzenlenmiş olan pay defteri sayfası ibraz edildiği, bu kaydın davalı lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, bu durumun ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin mahkemenin 17.11.2022 tarihli ara kararından rücu edilmesi için yeterli olduğu, ek olarak hisselerin aidiyeti ve pay defterinin düzeltilmesi istemine ilişkin olan İstanbul 19. ATM'nin 2022/765 esas sayılı dosyasında mahkemece verilen kesin süreye rağmen davalılarca hisse senedi asıllarının sunulmadığı, bu hukuki durumun değiştiği belirtilerek, davalı şirketin 19/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 no'lu kararın yürütmesinin durdurulmasına ve şirkete yönetim kayyımı atanması, davalı şirketin taşınmazlarının üçüncü kişilere devrine ve ayni sınırlamalara tabi tutulmasına engel mahiyette tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece 31/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf üzerine Dairemizin 30/01/2024 tarihli 2024/164-175 sayılı kararıyla mahkemenin kararının ihtiyati tedbirin reddine veya tedbir kararına yönelik itirazın reddine ilişkin bir ara karar olmayıp, HMK'nın 396. maddesi kapsamında durum ve koşulların değişmesi nedenine dayalı ara karar niteliğinde olduğu, istinaf kanun yoluna tabi olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince bu defa İstanbul 13. Aile Mahkemesi'nin 2022/1285 esaslı "evliliğin butlanı" dava dosyasına Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun "evlilik tarihinde murisin ayırt etme yeteneğinin tam olduğuna" dair raporunun sunulması üzerine davanın reddine dair karar verildiği, tereke davalarına bakan İstanbul 1. Sullh Mahkemesi'nin "tereke şirketlerine geçici temsilci atanması" talebini "terekeyi koruyucu tedbirlerin Ticaret Mahkemelerince sağlanabildiği" gerekçesiyle bu aşamada tedbir alma görev ve yetkisinin ticaret mahkemesinde olduğuna işaret ettiği belirtilerek durumun yeniden değerlendirilerek "TTK md. 449 uyarınca "dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına” ve TMK m. 427/4 doğrultusunda "Şirket'e kayyım atanmasına" karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 22/08/2024 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/5-27 Tereke sayılı dosyasında 22/06/2022 tarihinde ...'ün müteveffa ...'nun terekesine temsilci olarak atandığı, kararın istinaf üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 01/03/2023 tarihli 2022/2456 E. 2023/455 K. Sayılı ilamı ile karar kaldırılmasına karar verildiği, yargılamanın mahkemenin 2023/13 Tereke sayılı dosyasında derdest olduğu, mahkemenin bu defa 21/07/2023 tarihli ara kararıyla terekeye geçici temsilci atanmasının talebinin reddedildiği, İstanbul BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2023 tarihli 2023/2476 E. 2023/2291 K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/33 Tereke sayılı dosyasında ise mirasçılardan ... vekili tarafından 10/06/2024 tarihli dilekçe ile terekeyi ilgilendiren davalarda terekenin temsili için geçici temsilci atanmasının talep edildiği, mahkemece tereke resmi defter tutma sürecinin derdest olduğu, yine 2023/13 E. Sayılı terekeye temsilci atanmasına ilişkin dosyada bu hususun İstanbul 13. Aile Mahkemesi'nin kararından sonra netleşecek aktif husumete göre değerlendirileceği, ayrıca asliye ticaret mahkemelerince ilgili şirketlere yönelik ihtiyati tedbir ile tereke kapsamının korunmasının mümkün olduğu gerekçesiyle terekeye geçici temsilci atanmasına yönelik talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, 23/10/2024 tarihli ara kararla terekeye geçici olarak temsilci atandığı anlaşılmaktadır. Evliliğin butlanına ilişkin İstanbul 13. Aile Mahkemesi'nin 2022/1285 esas sayılı davada müteveffanın evlilik tarihinde ayırt etme yeteneğinin tam olduğu gerekçesiyle 19/07/2024 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Bunun dışında aynı ortaklık yapısına sahip dava dışı ... A.Ş.'ye karşı davacı tarafından açılan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/463 E. Sayılı genel kurul kararının iptali ve şirkete kayyım atanması davasında mahkemenin 20/11/2023 tarihli ara kararıyla 08/03/2023 tarihli genel kurulda ...'ın yönetici seçilmesine ilişkin kararın icrasının geçici olarak durdurulmasına, şirkete tedbiren kayyım atanmasına karar verilmiş, kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2024 tarihli 2024/497 E. 2024/573 K. sayılı kararıyla davalı şirket vekilinin istinaf başvurusu reddedilmiştir. 03/11/2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile % 95'lik payın ... adına kaydedildiği anlaşılmakta ise de % 95'lik payın ne şekilde devralındığına ilişkin bir belge, temlik beyanı ve ciroya ilişkin bu aşamaya kadar belgelenemediği, aynı ortaklık yapısına sahip diğer şirket yönünden genel kurul kararının ihtiyati tedbir yoluyla icrasının durdurulduğu ve şirkete tedbiren kayyım atandığı, tereke ile ilgili davalara bakan İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12/06/2012 tarihli ara kararıyla şirketler yönünden terekenin korunmasına yönelik tedbir kararlarının ticaret mahkemelerince değerlendirilmesi gerektiğine işaret edildiği dikkate alındığında, İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/33 Tereke sayılı dosyasında 12/06/2024 tarihli ara kararı ile İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2024 tarihli 2024/497 E. 2024/573 K. Sayılı kararına dayalı olarak yapılan ihtiyati tedbir talebinin yeni bir tedbir talebi olduğu, mahkemenin tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın HMK'nın 396. maddesi kapsamında durum ve koşulların değişmesi nedenine dayalı ara karar niteliğinde olmadığı, istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır. Karşı yan şirket davacı mirasçı'nın, paylar miras ortaklığına ait bulunduğundan, huzurdaki davayı ikame etme hak ve imkânı, dava takip yetkisi olmadığını ileri sürmüş ise de tereke temsilcisi göreve başlayıp davada temsil sağlanıncaya kadar şirketin ve davacı mirasçının haklarının korunması zorunluluğu Dairemizin 17/11/2022 tarihli 2022/1823-1606 sayılı kararında da belirtilmiştir. İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/33 Tereke sayılı dosyasında 23/10/2024 tarihinde ticaret mahkemelerindeki davaların takibini de kapsamak üzere müteveffanın terekesine ...'nin geçici tereke temsilcisi atanmasına dair ara karar verilmiş olup, bahsi geçen ara kararın İstanbul BAM 6. HD'nin 30/01/2025 tarihli 2025/43-200 sayılı ilamıyla eldeki davanın kararının yazımı aşamasında kesinleştiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; icrasının geri bırakılması talep edilen genel kurul kararı, ...'ın katılımı ile yapılan genel kurul toplantısında alınan ...'ın yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkindir. Miras yolu ile şirketin %25 hissesine sahip olduğunu iddia eden davacı, terekeye temsilci atanmasına ilişkin dava devam ederken, ...'a yapılan pay devrinin gerçek olmadığı, dolayısıyla genel kurul toplantısının, toplantıya katılma ve oy hakkı bulunmayan kişi tarafından şirketin % 5 hissesine tekabül eden ve gerçek olmayan pay devri suretiyle gerçekleştirildiği gerekçesiyle genel kurul kararının yok hükmünde veya batıl olduğunu ileri sürmektedir. Bununla birlikte yargılama sırasında 23/11/2023 tarihinde yapılan genel kurulda ... 23/11/2026 tarihine kadar yönetici seçilmiş olup, bahsi geçen 23/11/2023 tarihli genel kurul kararı eldeki davanın konusu değildir. Eldeki davanın konusunu oluşturan 19.04.2022 tarihli genel kuruldan sonra ... yeniden yönetici seçildiğinden bu aşamada 19.04.2022 tarihli genel kurul kararının icrasının tedbiren durdurulması talebi yerinde görülmemiştir. İhtiyati tedbir yoluyla kayyım atanması ile ilgili olarak; TTK’da kayyım atanmasına ilişkin düzenleme mevcut olmayıp TMK'nın 403/2 maddesinde, kayyımın belirli işleri görmek veya mal varlığını yönetmek için atanacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamış ise yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Diğer taraftan Anonim Şirketler TTK'nun 365. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Şirketin uyuşmazlık halinde şirketi organsız bırakmamak amacıyla şirket yöneticilerinin görevine devam edemeyeceği anlaşılırsa, şirkete temsil veya yönetim kayyımı atanması TTK hükümleri uyarınca mümkün olup, yönetim veya denetim kayyımı atanması da geçici bir hukuki koruma tedbiridir. Mahkemece böyle bir geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için, HMK'nın 389. maddesi gereğince somut bir tehlikenin varlığı zorunludur. Böyle bir tehlike olmadıkça ihtiyati tedbir kararı verilemez. Diğer taraftan, şirket yönetiminin ortaklar kurulunca seçilmiş yöneticilerle yapılması, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır. Somut olayda; genel kurul toplantısı şirketin hissesinin % 5'ine isabet eden hisse ile yapılmış olup, genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibariyle terekeye henüz temsilci atanmamıştır. Genel kurul toplantısından sonra 03/11/2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile, % 95'lik payın ... adına kaydedildiği anlaşılmakta ise de % 95'lik payın ne şekilde devralındığına ilişkin bir belge, temlik beyanı ve ciro bu aşamaya kadar sunulmamıştır. Dosyadaki delillere göre yaklaşık ispat şartının sağlandığının kabulü gerekir. Buna göre yapılan değerlendirmede; şirkete eldeki davanın yargılaması sırasında 23/11/2023 tarihinde yeniden yönetici seçildiği, bahsi geçen 23/11/2023 tarihli genel kurul kararın ayrı bir davanın konusunu teşkil ettiği dikkate alındığında tereke haklarının korunması bakımından davalı şirkete tedbiren denetim kayyımı atanmasının şirket ve tarafların menfaatlerine uygun olacağı kanaatine varılmış, aynı hukuki nedenlerle ...A.Ş.'ne yönetim kayyımı atanan ..., ..., ...'ın davalı şirkete denetim kayyımı atanması yargılama birliği açısından uygun görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin 22/08/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, bahsi geçen yanılgı yeniden inceleme yapılmasını gerektirmediğinden 19/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan şirket yönetim kuruluna 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ...'ın seçilmesine ilişkin kararının yürütmesinin durdurulması talebinin reddine, şirkete tedbiren denetim kayyım atanmasına dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/422 Esas sayılı 22/08/2024 tarihli ara kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı şirketin 19/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan şirket yönetim kuruluna 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ...'ın seçilmesine ilişkin kararının yürütmesinin durdurulması talebinin reddine, İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması talebinin reddine, davalı şirkete mali Müşavir Hukukçu ..., ..., ...'ın tedbiren denetim kayyımı olarak atanmasına, Davalı şirketin hali hazırdaki yöneticisinin şirketle ilgili her türlü karar ve tasarruf işlemlerinin kayyımın denetim ve onayına sunulmasına, Kayyımın onayından sonra işlemin geçerlilik kazanmasına, Kararın İstanbul Ticaret Sicili müdürlüğünde tescil ve ilanına, Kayyımlara şirket malvarlığından kaynaklanmak üzere ayrı ayrı aylık 20.000-TL ücret takdirine, Davacı tarafça üç aylık kayyım ücretinin ilk derece mahkemesince depo edilmesine, Teminat alınmasına yer olmadığına," Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/01/2025