Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/6 K.2025/155
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2025/6 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/155
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2024
ESAS-KARAR NO : 2024/90 E - 2024/617 K
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tanıma Ve Tenfiz
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Amerikan Tahkim Derneği ICDR nezdinde 01-21-0004-0690 ICDR dava numarası ile görülmüş olan tahkim yargılaması neticesinde verilen yabancı hakem kararının tenfizini talep ettiklerini, Türkiye'nin ve hakem kararının verildiği Amerika Birleşik Devletlerinin taraf olduğu Türkiye'de Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki 10 Haziran 1958 tarihli New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağını, taraflar arasında 26/04/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 12. maddesinde tahkim anlaşması yapıldığını, tahkim anlaşmasına göre taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde Amerikan Tahkim Derneği'nin yetkili olduğunu, tahkim yargılaması neticesinde hüküm kurulduğunu, hakem kararının davalı tarafa bildirildiğini, davalının hakem kararı doğrultusunda borcunu ifa etmediğini, kararın tenfiz koşullarının gerçekleştiğini belirterek hakem kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 26/04/2016 tarihli sözleşmenin hiç kurulmadığını, tahkim yargılamasında ve hakem kararının tasdiki için yapılan yargılamada müvekkiline usulüne uygun bir tebligat yapılmadığını, müvekkilin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, tahkim kararında adı geçen ... isimli şahsın müvekkilini temsil etmeye yetkili olmadığını, tahkim yargılamasında hesaplama için bilirkişi raporu alınmadığını, sadece davacının sunduğu belgeler ve soyut beyanlara göre rakamların tespit edildiğini, tanınma ve tenfiz koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, gerek başka dosyalar gerekse Yargıtay içtihatlarından bilindiği üzere, ABD ile Türkiye arasında açılan davalarda teminat alınmaması yönünde fiil bir uygulama olması nedeniyle davacıdan teminat alınmadığı, mevzuatta yabancı hakem heyetinin tenfizinin 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 60-63. maddelerinde düzenlendiği, ülkemizin “Türkiye’de Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki 10 Haziran 1958 tarihli New York Sözleşmesi”ne taraf olduğu, anlaşmanın onaylanmasına dair Kanun 08.05.1991 tarih ve 3731 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiğinden Anayasamızın 90. maddesi uyarınca iç mevzuat haline geldiği, bu durumda yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde bu sözleşme hükümlerinin öncelikle uygulanması gerekeceği, yabancı bir hakem kararının Ülkemizde tenfizine karar verilebilmesi için, öncelikle tenfizi istenen kararın yabancı hakem kararı olması, hakem kararının kesinleşmesi ve icra kabiliyeti kazanması veya taraflar için bağlayıcı olması (iptal edilmemiş olması veya icranın geri bırakılmamış olması), taraflar arasında tahkim anlaşmasının bulunması, aleyhine karar verilen tarafın hakem tayininden veya tahkim yargılamasından haberdar edilmesi, uyuşmazlığın tahkime elverişli bulunması ve hakem kararının tenfiz devletinin kamu düzenine aykırı olmaması gerektiği, dava konusu olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın danışmanlık-komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı tarafın davalının edimini yerine getirmediğine ilişkin olarak alacak davası niteliğindeki davasını tahkimde açtığı, bu haliyle uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu, kararın bu niteliği dikkate alındığında tenfizinin ülkemiz kamu düzenine aykırılığının bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde tahkim şartının da ayrıca ve açıkça düzenlendiği, tahkim yargılaması sürecinde davalı tarafın gerek sözleşmede gerekse dava dilekçesinde belirttiği adrese tebligatların yapıldığı, yetkilisinin yargılama sürecine katıldığı, ticaret sicili kayıtlarına göre katılan kişinin yetkisinin bulunduğu, taraf teşkili yaparak tahkim kuruluşunun karar tesis ettiği, yapılan tebligatların sahteliğinin savunulmadığı, davalı şirket yargılamadan usulüne uygun haberdar edilmediklerini, savunma haklarının sınırlandırdığı savunmuş ise de; sözleşmede yer alan tahkim şartında tahkim yargılanmasına ilişkin tebligatların şekline ilişkin bir hüküm bulunmadığı, kararın taraflar arasında bağlayıcı nitelik taşıdığı, mahkemece esas hakkında inceleme de yapılamayacağı, tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın gerekçelendirilmediğini, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmenin hiç kurulmadığını, sözleşmenin süresi dolduğundan kendiliğinden münfesih olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilse dahi sözleşmedeki tahkim şartının açık, anlaşılır, kesin olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, tahkim yargılamasındaki rakamların afaki olup hesaplamaların hatalı, tek taraflı beyanlar ile bilirkişi incelemesi yapılmadan ve müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadan tespit edildiğini, müvekkilinin borçlu değil aksine alacaklı olduğunu, bu yönde mahkemede açılan 2022/831 Esasa sayılı dosyadaki yargılamanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, tahkim yargılamasında usulüne uygun tebligat yapılmadığını, müvekkiline kendilerini temsil olanağı sağlanmadığını, tahkim yargılamasının yokluklarında yürütüldüğünü, savunma haklarının ihlal edildiğini, tenfiz şartlarının oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, yabancı hakem kararının tenfizi için gerekli şartların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle tenfize konu sözleşmenin taraflar arasında imzalanması nedeniyle geçerli olmasına, sözleşmedeki tahkim şartının açık ve kesin olmasına, yabancı hakem kararının tenfizi için gerekli koşulların oluşmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 17/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."