İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/325 K.2025/481

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/325 📋 K. 2025/481 📅 20.03.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/325
KARAR NO: 2025/481
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/09/2023
NUMARASI: 2018/231 2023/161
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)|Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekilinin asıl davada; davalı taraf adına tescilli bulunan ... nolu “...” markasının, ... nolu “...” markasının, ... nolu “...” markasının ve ... nolu “...” markasının davacı şirkete devri mümkün olmazsa, davalı markalarının hükümsüzlüğünü, davalı tarafça markaların kullanılmaması sebebiyle hükümsüzlüğünü talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin birleşen davada; davalı adına tescilli bulunan ... nolu “...” markasının, ... nolu “...” markasının, ... nolu “...” markasının ve ... nolu “...” markasının, davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinden bahisle, markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/09/2023 tarihli 2018/231 Esas- 2023/161 K sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiği, karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince, karara karşı istinaf kanun yolu açık olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde, asıl davanın ilk olarak Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkemenin 22/12/2016 tarihli 2016/459 Esas-2016/348 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararına karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin verilen 06/03/2017 tarih ve 2017/331-2017/218 sayılı kararı ile ; davalı vekilince istinaf incelemesinden feragat edildiği ve bu nedenle katılma yoluyla istinaf dilekçesinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine ve bu nedenle davacı vekilinin de katılma yoluyla istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2017 tarihli 2017/2567 Esas-2017/5600 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamında ve UYAP ortamında davalı vekilinin istinaf başvurusundan feragat ettiğine dair dilekçe veya beyan bulunmadığı, aksine, mahkemenin gerekçesinde bahsettiği 20.01.2017 tarihli dilekçenin davalı vekiline ait olmayıp, davacı vekili tarafından verilen beyan dilekçesi olduğu, bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf dilekçeleri incelenerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, bölge adliye mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay ilamı ile bozma kararı sonrasında, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 26.12.2017 tarihli, 2017/2347 Esas-2017/1388 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan incelendiği; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.12.2016 tarih 2016/459E, 2016/348 K sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla açıldığı gözetilerek dosyanın bu sıfata haiz Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin esasının bu şekilde kapatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. HMK'nun 373/4 maddesinde; " Yargıtay bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesi tarafından bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, söz konusu karara karşı temyiz yoluna başvurulacağının hüküm altına alındığı anlaşılmakla, bu nedenlerle daha önce Yargıtay denetiminden geçen dosyada verilen kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu, istinaf kanun yolunun kapalı olduğu anlaşılmakla, dosyanın Yargıtay ilgili dairesine gönderilmek üzere mahkemesi'ne geri çevrilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.20/03/2025