İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/453 K.2025/469

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/453 📋 K. 2025/469 📅 20.03.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/453 Esas
KARAR NO: 2025/469 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2025/49 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 17/01/2025 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/01/2025 tarihinde yapılan genel kurulda gıyabında alınan kararların tümünün iptaline, 25/01/2025 tarihinde yapılacak olan olağanüstü genel kurul toplantısının yapılmasının önlenmesini için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirkete ait malların satışının durdurulması ve şirkete ait defter ve kayıtların incelenmesi için bu kayıtlara el konulmasını, şirkete ait menkul, gayrimenkul, mallar ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 2025/49 Esas ve 17/01/2025 tarihli ara kararında; "İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1 maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya geçikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bu itibarla 25/02/2025 tarihinde yapılacak olan olağanüstü genel kurul toplantısının yapılmasının önlenmesi mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Yine davacı vekilinin şirkete ait malların satışının durdurulması, şirkete ait defter ve kayıtların incelenmesi için bu kayıtlara el konulmasına, şirkete ait menkul, gayrimenkul, mallar ve banka hesaplarına tedbir talebi şirketin faaliyetinin engelleyecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceğinden HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır..."gerekçesi ile ''Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin koşulları bulunmadığından REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemeye açılan davada, davalılar ve müvekkilinin ortak bulunduğu ... Danışmanlık Ltd. Şti.'nin davalılar tarafından yapılan 06.01.2025 tarihli kurul kararının iptali ve 25.01.2025 tarihinde yapılacak Genel Kurul toplantısı kararının durdurulması, şirkete ait malların satışının durdurulması ile birlikte dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep edildiğini; İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 17.01.2025 tarihli karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davayı gören Mahkemenin dava dosyasını, dilekçe ekindeki belgeleri, dilekçede sunulan delilleri yeterli şekilde incelemediğini, bu hususun Mahkeme tarafından hazırlanan tensip tutanağında açıkça görüldüğünü, Mahkemenin bu tutanakta, dava dilekçesinde getirilmesi istenen belgelerin hiçbirini istemediğini ve getirtmediğini, dava dilekçesinde müvekkilinin şirket ortağı olan ...'a gönderdiği paralar ve şirketin davalılar tarafından çeşitli süistimaller ile batırılmaya çalışıldığının açık ve net olarak belgelendirildiğini; Davayı gören mahkemenin şirkete ait malların davalılar tarafından haraç mezat ve yok pahasına satılacağına ilişkin 06.01.2025 tarihli kararı sunmalarına rağmen bu kararın gözden kaçırıldığını, davayı gören Mahkemenin verilecek tedbirin şartlarının olmadığını belirttiğini, bunun tamamen gerçek dışı bir tespit olduğunu, çünkü davalıların, müvekkilinin para dahil şirketin mallarını satmaya çalıştıklarını ve şirketin faaliyetinin olmadığını açıkça kararda belirttiklerini, ancak davayı gören Mahkemenin bunu da incelemediğini ve bakmadığını, dava dosyasının incelendiğine ilişkin herhangi bir emare olmadığını; Davalıların şirketi toz duman ettikten sonra bu davanın açılış gayesinin ortadan kalkmış olacağını, müvekkilinin 1.000.000 TL'den fazla parasının gittiğini, davalıların şirketi batırmaya yönelik çalışması nedeniyle de müvekkilinin ortak olarak fevkalade zarar ettiğini, davayı gören Mahkemeden ihtiyati tedbirle müvekkilinin ortak olduğu şirketin mal varlığına el konması, şirkete ait belgeler ve defterlere el konması için ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, bu talebin reddine karar verilmesiyle şirketin tabelasından başka hiçbir şeyi kalmayacağını, davayı gören Mahkemenin şirketin ticaret sicil kaydını dahi istemek için tensip zaptı düzenlemediğini, böyle bir inceleme sonucunda verilen tedbir kararının hukuki bakımdan sağlıklı olmadığını, davayı gören Mahkemenin en azından evrakları toplayıp tedbir konusunu değerlendirmesi gerekirken bunun dahi yapılmadığını, şirkete ait malların satılması, şirkete ait defterler, şirket kayıtları ve müvekkilin dolandırıldığına ilişkin savcılık dosyaları istenmeden tedbir talebinin reddinin bu davanın açılış gayesini ortadan kaldırdığını; Davada şirketin hesaplarının denetiminin istendiğini, ancak şirket belgelerine ve defterlerine el konulmadan ve bu belgelerin ortadan kaybolmasından sonra davaya göre Mahkemenin neyin denetimini yapacağının anlaşılamadığını, belirtilen nedenlerle ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiğini beyanla 17.01.2025 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararın vaki itiraz ile kaldırılmasını, dava dilekçesinde taleplerle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, limited şirket ortaklar kurulunca 06/01/2025 tarihli toplantıda alınan kararların iptali talebi ile açılan davada, dava dışı şirketin malvarlığına ve ticari defterleri ile kayıtlarına tedbir konulması, yapılacak olağanüstü ortaklar kurulunun ve şirketin mal satışının tedbiren durdurulmasına ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesi uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı kanunun 390 maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.TTK'nın 449. maddesinde genel kurul kararları aleyhine iptal davası açıldığı takdirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davanın ortaklar kurulu kararının iptali talebi ile açıldığı, TTK'nın 449. maddesi uyarınca iptali talep edilen kararların yürütmesinin durdurulmasının talep edilmediği, dava dışı şirkete karşı açılmış bir fesih davasının söz konusu olmadığı, davanın tarafı olmayan şirketin, yine dava konusu olmayan malvarlığı hakkında ve yapılacak olağanüstü ortaklar kurulunun durdurulmasına yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ara kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.