Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/970 K.2025/241
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/970 Esas - 2025/241 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/970
KARAR NO : 2025/241
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2021
NUMARASI : 2019/681 Esas 2021/610 Karar
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 27/12/2019
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 24.12.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların gerekli oy nisabına ulaşmadan alındığını, hatta oydan yoksun kişinin oyu geçerliymiş gibi yasanın emredici kurallarına aykırı tutanak tutulduğunu, ana sözleşmeye aykırı bir şekilde ana sözleşme tadil metninin oy çokluğu ile kabul edildiğinı, oysa ana sözleşmenin değiştirilebilmesi için oy birliği şartı getiren ağırlaştırılmış nisabı düzenleyen 10.(11) maddesinin oy çokluğu ile değiştirilmesinin ticaret kanunundaki kazanılmış hakların korunulması ilkesine ve ana sözleşemeye aykırı olduğunu, gündem madde 8'de yer alan şirket esas sözleşmesinin tadili (genel kurul başlıklı 11. maddesi) adı altında alınan kararın ana sözleşmenin 6, 7, 8 ve 10(11) maddelerine aykırı olduğunu, oy birliği nisabıyla karar alınmadığı için yok hükmünde olduğunu, oy birliği şartının ancak oy birliği ile kaldırılabileceğini, TTK 455. maddesi uyarınca esas sözleşmenin değişme usulüne göre yönetim kurulunca karara bağlanmış bulunan değişiklik taslağının değiştirilecek mevcut hükümle birlikte 414. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde belirtildiği şekilde ilanı gerektiği değişiklik taslağı konusunda yönetim kurulu kararı bulunmadığını ve ilanın yapılmadığını, ana sözleşme değişikliklerinde müktesep hakların saklı olacağını, bu kazanılmış hakkın davacı ortağın onayı olmadan kaldırılamayacağını, gerekli nisabı taşımayan kararların yok hükmünde olduğunu, genel kurul toplantısı çağrısının usulsüz olduğunu, dava konusu genel kurul toplantısının Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/187 esas 2019/601 karar dosyasında 28.11.2019 tarihli tavzih ilamıyla gündem maddelerinin tek tek sayma usulü ile belirlendiğini, fakat ticaret sicil gazetesinde ilan edilen gündem maddelerinin kanuna ve mahkeme kararına aykırı olduğunu, tavzih ilamıyla madde madde belirlenen gündem maddeleri ile ilan edilen 05.12.2019 tarihli gündem maddelerinden 3, 8, 10 ve 11. maddelerin farklı olduğunu, genel kurulun 10 nolu kararı ile yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesine ilişkin kararın şirketin zararına olup fahiş bir ücret belirlendiğini, ayrıca ücretin dengesiz olduğunu, 11 nolu yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396. maddede sayılan izinlerin verilmesi kararının gerekli oy nisabını taşımadığını, gündemin 12. maddesi yönünden genel kurulun pay devri konusunda yetkili olmadığını iddia ederek 24.12.2019 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısında alınan kararlardan 2, 8, 10, 11 ve 12 nolu kararların yokluğunun, butlanının tespitine ve iptale tabi olan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından iptali istenen genel kurul kararlarının ticaret siciline tescil edilmediğini, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/187 esas 2019/601 karar sayılı kararı ile tayin edilen kayyum tarafından 24.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul tarihi ve gündeminin pay sahiplerinin görüşleri alınarak 05.12.2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan ettirildiğini, aynı şekilde gündemin ve ilanın çıkacağı gazetelerin pay sahiplerine bildirildiğini, esas sözleşmenin 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde şirket genel kurul toplantılarında karar nisabının TTK hükümlerine tabi olduğu, ancak esas sözleşmenin sermaye ve hisse senetlerinin nev'i başlıklı 6. maddesinin yönetim kurulu ve süresi başlıklı 7. maddesinin şirketin temsil ve ilzamı-yönetim kurulu üyelerinin görev taksimi başlıklı 8. maddesinin değiştirilmesinde nisap miktarının oy birliği olduğunun belirtildiğini, bu durumda 24.12.2019 tarihli genel kurulun 8 nolu kararının esas sözleşmenin 6., 7. ve 8 maddelerine ilişkin olmadığı, genel kurul üst başlıklı maddesine ilişkin olduğundan karar nisabının TTK hükümlerine tabi olacağının görüldüğü 8. gündem maddesi yönünden değişiklik taslağının toplantı öncesinde pay sahiplerinin bilgisi dahilinde bulunduğunun anlaşıldığını, TTK'nda yönetim kurulu üyelerinin tutarı esas sözleşme veyahut genel kurul kararı ile belirlenmesi şartıyla huzur hakkı ve ücret verilebileceğinin ön görüldüğünü, 11 nolu karar yönünden yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin kararın münhasıran 2 yönetim kurulu üyesinden her hangi birisine ilişkin olmadığı dikkate alındığından 436/1. madde kapsamında oy yoksunluğuna tabi olması gerekip gerekmediğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, 12 nolu gündem maddesinde genel kurul tarafından herhangi bir karar alınmamış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; TTK 453. maddesi gereğince genel kurulun esas sözleşmenin değiştirilmesi için toplantıya çağrılması halinde değişiklik taslağının değiştirilecek mevcut hükümlerle birlikte 414. maddeni 1. fıkrasının 1. cümlesinde belirtildiği şekilde ilanının gerektiğine ilişkin yasal zorunluluğun dava konusu edilen ana sözleşme tadilini içeren 8. gündem maddesi yönünden yerine getirilmemiş olduğu, esas sözleşme değişikliklerini ilişkin toplantı ve karar nisaplarını düzenleyen TTK 421. maddede kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı öngörülmüş olup davalı şirketin esas sözleşmesinin 11. maddesinde sermaye ve hisse senetlerinin nev'i başlıklı 6. maddenin yönetim kurulu ve süresi başlıklı 7. maddenin ve şirketin temsil ve ilzamı ile yönetim kurulu üyelerinin görev taksimi başlıklı 8. maddesinin değiştirilmesinde nisap miktarının oy birliği olduğu kuralının değişmesinin de ancak şirketin tüm ortaklarının oyları ile mümkün olabileceği, bu kapsamda karar nisabı bulunmayan ana sözleşme tadiline ilişkin 8. gündem maddesinin yok hükmünde olduğu, davalı şirketin 24.12.2019 tarihli genel kurul toplantısının 12. gündem maddesinin Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2019/185 esas sayılı dosyada uyuşmazlık konusu olduğundan görüşülmediğinin belirtildiği, bu kapsamda söz konusu maddede herhangi bir karar alınmadığından davacı yanın iptal talebinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 24.12.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında 8 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, 2, 10 ve 11 nolu gündem maddeleri ile alınan kararların iptaline, davalı şirketin 24.12.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında 12 no'lu gündem maddesine yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında bulunan Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazılarından da anlaşıldığı gibi, davalı şirketin 24.12.2019 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararları, bu kapsamda huzurdaki davaya konu genel kurul kararları tescil ve ilan olunmadığını, buna göre, işbu davanın konusunu oluşturan genel kurul kararlarının iptali/ batıl olduğu/ yok hükmünde olduğundan davanın esasına girilmeksizin, huzurdaki davanın öncelikle "Dava Şartı Noksanlığı" nedeniyle usulden reddi gerekmesine rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli, 2019/187 Esas ve 2019/601 Karar sayılı kararı ile kayyım olarak şirket yeminli mali müşaviri ...'ın tayin edildiğini, dosya kapsamında bulunan ihtarnamelerden anlaşıldığı üzere kayyım ... tarafından, davalı şirketin 24.12.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul tarihi ve gündemi, pay sahiplerinin de görüşleri alınmak suretiyle belirlenmiş ve 05.12.2019 tarihli ve 9966 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 629. sayfasında ilan ettirildiğini, aynı şekilde gündemin ve ilanın çıkacağı gazeteler pay sahiplerine bildirildiğini, kaldı ki genel kurul toplantısı, 24.12.2019 tarihinde, şirket merkez adresinde %67 oranında ortağın vekaleten, %33 oranında ortağın asaleten katılımı ile toplandığını, ayrıca bakanlık temsilcisinin de toplantıya katıldığını, dolayısıyla toplantıya çağrı ya da gündemin oluşturulması hususları usule aykırı olsa dahi Bakanlık Temsilcisinin tüm bu konulara müdahale edeceğinin açık olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinini 2, 10 ve 11. gündem maddeleri ile alınan alınan kararların iptaline ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca oy birliği sağlanamadığı gerekçesiyle 8. gündem maddesi ile alınan kararın yok hükmünde olduğuna dair verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, değişiklik yapılan 11. maddeye ilişkin esas sözleşme maddesinin değiştirilebilmesi için oy birliği aranmadığını, 11. madde içeriğinde "şirkete ilişkin karar nisaplarının TTK hükümlerine tabi olduğunu, ancak esas sözleşmenin 6., 7., ve 8. Maddelerinin değiştirilmesinin oy birliği nisabı ile mümkün olduğu" yer aldığını, bu durumda esas sözleşmede 11. maddede değişiklik yapmak için aranan nisap miktarının, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğundan ve yapılan değişiklik TTK 421. maddede yer alan özel nisap gerektiren değişikliklerden de olmadığından oy birliği değil oy çokluğu olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davalı şirketin 24.12.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında 2, 8, 10, 11 ve 12. gündem maddeleri ile alınan kararların yokluğu/butlanının tespiti, olmadığı takdirde kararların iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı şirketin 24.12.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin gündem, hazirun cetveli ve toplantı tutanağı ile şirketin sicil özeti ekinde sicil dosyası örneği vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/187 esas 2019/601 karar sayılı dosya örneğinin celbi ile incelenmesinde davacı ... tarafından davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş hakkında genel kurul toplantısına çağrıya izin talebi ile açılan davanın yargılaması sonucunda 11.09.2019 tarihli karar ile kayyum eliyle genel kurul toplantısına çağrıya izin verilmesine karar verildiği, 27.11.2019 tarihli tavzih kararının 3. maddesinde genel kurul toplantı gündeminin maddeler halinde belirtildiği görülmüştür.
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/515 esas sayılı dosya örneğinin celbi ile incelenmesinde davacı ... tarafından davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A. Ş hakkında şirketin haklı nedenle feshi talebi ile açılan davanın yargılamasının devam ettiği görülmüş, Ankara 5 ATM'nin 2019/185 esas 2020/720 karar sayılı dosya örneğinin celbi ile incelenmesinde 24.12.2020 tarihinde davacı ... tarafından davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş hakkında açılan asıl davanın kısmen kabulü ile şirketin 81600 adet payının davacıya ait olduğunun tespiti ile şirket pay defterine kaydına diğer istemlerinin reddine, davacı ... tarafından davalı ..., ..., ... İnşaat Sanayi ve Tic A.Ş hakkında açılan birleşen davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava; davalı şirketin 24.12.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında 2,8,10,11 ve 12. gündem maddeleri ile alınan kararların yokluğu/butlanının tespiti/kararların iptali talebine ilişkindir.
Dava konusu 24.12.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde;
"2.maddesinde; genel kurula sunulan gündem ile toplantıya devam edilmesine ilişkin oy çokluğu ile karar alındığı,
8.maddesinde; esas sözleşmenin tadiline (genel kurul başlıklı 11.maddesi) ilişkin olduğu, ana sözleşmenin 11.maddesinin tadilinin oy çokluğuyla kabul edildiği,
10.maddesinde; yönetim kurulu üyelerine verilecek huzur hakkı miktarına ilişkin oy çokluğu ile karar alındığı,
11.maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin TTK'nun 395 ve 396.maddelerinde sayılan yetkilerin verilmesine ilişkin oy çokluğu ile karar alındığı,
12.maddesinde; şirketin bir kısım paylarının devrine ilişkin olarak oy çokluğu ile karar alındığı görülmüştür.
6100 sayılı TTK'nun 445.maddesinde; "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı yasanın 446.maddesinde "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu
üyelerinden her biri,
iptal davası açabilir." düzenlemesi mevcuttur.
Aynı yasanın 447.maddesinde de; " (1) Genel kurulun, özellikle;
a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,
b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,
c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan,kararları batıldır. " hükmüne yer verilmiştir.
Gelen ticaret sicil kayıtlarına göre davacı, davalı şirketin ortaklarından biridir. Dava açma hak ve yetkisine sahiptir. Dava konusu genel kurul toplantı tarihi 24/12/2019 olup dava yasada öngörülen 3 aylık süre içerisinde 27/12/2019 tarihinde açılmıştır.
Aynı yasanın 418.maddesi ise; (1) Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Bu nisabın toplantı süresince korunması şarttır. İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmaz.
(2) Kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir." şeklindedir.
Dava konusu toplantı tutanağının içeriğine ve işbu genel kurul toplantısında alınan kararlar yönünden yapılan incelemeye göre, davalı şirketin hisselerinin toplam itibari değerinin 6.000.000 TL olması, toplantıda 4.020.000 adet hissenin vekaleten, 1.980.000 hissenin asaleten olmak üzere tüm hissedarların katılmış olması, TTK'nın 418. maddesine göre genel kurulların,bu kanunda veya esas sözleşmede aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan haller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanmasının gerekmesi karşısında toplantı nisabının sağlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesine gelince;
Davalı şirketin 24.12.2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/187 esas 2019/601 karar sayılı 11.09.2019 tarihli kararı ve 27.11.2019 tarihli tavzih kararı gereğince TTK 412. maddesi kapsamında genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin verilmesine genel kurulu toplantıya çağırmak üzere kayyum atanması ve tavzih kararının 3. maddesinde bentler halinde belirtilen gündem maddelerinin görüşülmesi yönünde karar verildiği, karar gereğince mahkemece atanan kayyum tarafından 05.12.2019 tarihli sicil gazetesinde genel kurul gündeminin ilan edildiği anlaşılmış olup TTK 412. maddesine göre her ne kadar toplantı gündemimin belirlenmesinin mahkemece atanan kayyum tarafından yapılması öngörülmüş ise de, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/187 esas 2019/601 karar sayılı 27.11.2019 tarihli tavzih kararı ile mahkemece maddeler halinde toplantı gündeminin belirlendiği kararın TTK 412/son cümlesi uyarınca kesin olduğu anlaşılmakla mahkemece belirlenen gündem maddelerine bağlı kalınarak kayyum tarafından genel kurul ilanının yapılması ve nihayetinde bu gündem maddeleri ile genel kurul toplantısının yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede 24.12.2019 tarihli genel kurul toplantısının davacının olumsuz oyu ve muhalefeti ile 2. maddede alınan gündemin kabulü kararı, 10. maddede alının yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkının belirlenmesine ilişkin ilişkin karar ile 11. maddede yönetim kurulu üyelerinin TTK 395 ve 396. maddelerinde sayılan izinlerin verilmesine ilişkin kararlar yönünden TTK 413 maddesi kapsamında gündeme bağlılık ilkesine aykırılık söz konusu olduğundan 2,10 ve 11. gündem maddeleri ile alanın kararların iptaline ilişkin koşulların gerçekleştiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Yine, davalı şirketin 24.12.2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının 8. gündem maddesinde şirket ana sözleşmesinin genel kurul başlıklı 11. maddesinin tadilinin görüşülerek oy çokluğu ile tadil tasarısının kabulüne karar verildiği, davacının olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhinde bulunduğu görülmüş olup tadil edilen davalı şirketin ana sözleşmesinin 11. maddesinde müzakere yapılması ve karar nisabı başlıklı (d) bendinde genel kurul toplantılarında karar nisabının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu, ancak esasa sözleşmenin sermaye ve hisse senetleri başlıklı 6. maddesinin, yönetim kurulu ve süresi başlıklı 7. maddesinin, şirketin temsil ve ilzamı, yönetim kurulu üyelerinin görev taksimi başlıklı 8. maddesinin değiştirilmesinde nisap miktarının oy birliği olduğu düzenlenmesi bulunmakta iken genel kurul toplantısında alınan karar gereğince maddenin son cümlesinde oy birliği ile alınacağı belirtilen hususlarda nisap miktarının oy çokluğu şeklinde tadil edildiği görülmüştür.
TTK'nun 455. maddesi gereğince ana sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararlarının ticaret siciline tescili zorunlu olup dava konusu edilen genel kurul toplantısının 8. gündem maddesi ile alınan ana sözleşmenin 11. maddesinin tadiline ilişkin karar ticaret siciline tescil edilmemiş ise de tescil için süre öngörülmemiş olmakla ve kararın tescil edilmemesinin eldeki davayı açmaya ilişkin bir engel teşkil etmemesi bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.
TTK 453. maddesi gereğince genel kurulun esas sözleşmenin değiştirilmesi için toplantıya çağrılması halinde değişiklik taslağının değiştirilecek mevcut hükümlerle birlikte 414. maddeni 1. fıkrasının 1. cümlesinde belirtildiği şekilde ilanının gerektiğine ilişkin yasal zorunluluğun dava konusu edilen ana sözleşme tadilini içeren 8. gündem maddesi yönünden yerine getirilmemiş olduğu görülmüştür. Esas sözleşme değişikliklerini ilişkin toplantı ve karar nisaplarını düzenleyen TTK 421. maddede kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı öngörülmüş olup davalı şirketin esas sözleşmesinin 11. maddesinde sermaye ve hisse senetlerinin nev'i başlıklı 6. maddenin yönetim kurulu ve süresi başlıklı 7. maddenin ve şirketin temsil ve ilzamı ile yönetim kurulu üyelerinin görev taksimi başlıklı 8. maddesinin değiştirilmesinde nisap miktarının oy birliği olduğu kuralının değişmesi de ancak şirketin tüm ortaklarının oyları ile mümkün olabilecektir. Bu kapsamda karar nisabı bulunmayan ana sözleşme tadiline ilişkin 8. gündem maddesinin yok hükmünde olduğunun tespitine dair ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Davalı şirketin 24.12.2019 tarihli genel kurul toplantısının 12. gündem maddesinin Ankara 5 Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2019/185 esas sayılı dosyada uyuşmazlık konusu olduğundan görüşülmediğinin belirtildiği bu kapsamda söz konusu maddede herhangi bir karar alınmadığından davacı yanın iptal talebinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu yönlere ilişkin istinaf itirazları da reddedilmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...