İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/2283 K.2025/499

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/2283 📋 K. 2025/499 📅 20.03.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2283
KARAR NO: 2025/499
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 20.09.2022
NUMARASI: 2022/528 Esas - 2022/1250 Karar
DAVA: Ticari Şirkete Kayyım Atanması
Taraflar arasındaki şirkete kayyım atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı, dava dilekçesinde özetle; ilk olarak 28.08.2013 tarihinde davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin yönetim kurulu başkanlığına seçildiğini, daha sonra 3 yıl süre ile 09.08.2016 tarihinde yeniden seçildiğini, ilk seçildiği günden itibaren yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlendiğini, ancak şirketin kendisinin bu görevi üstlenmesinden önce yapılan ticari ilişkiler nedeniyle şirket ortaklarından ...'ın şirkete karşı bir çok iflas talepli dava açtığını, bu davalarla birlikte şirketin iş yapamaz hale getirildiğini, şirketin dava dışı ...'dan olan alacaklarının tahsilinin mümkün olmamasının şirketi nakit krizine soktuğunu, buna ilişkin çözüm girişimlerinin ... tarafından çeşitli davalarla engellendiğini, yönetim kurulu başkanlığı görevini sürdürmesinin imkansız hale geldiğini, katlanılmaz halen gelen görevi sonlandırmak için genel kurulun toplantısını beklediğini, 20.04.2022 tarihinde yapılan genel kurulda bu hususları bildirip tutanağa geçmesine rağmen yeni bir aday çıkmaması nedeniyle halen ilgi şirketin yönetim kurulu başkanı olarak görüldüğünü öğrendiğini, görevi daha fazla sürdürmek istemediğini ileri sürerek, şirket yönetiminden kendisinin alınarak, genel kurulunun yeni bir yönetim kurulu seçememesi sebebiyle şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar, davaya cevap vermemiştir.Davalı şirket vekilinin duruşmadaki beyanında, genel kurulun yönetici seçemediğini, bu nedenle eski yönetim kurulu üyesinin zorunlu olan işleri yapmak zorunda olduğunu, beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava konusu uyuşmazlıkta davalı şirketin anonim şirketi olduğu, anonim şirketin yönetimine kayyım atanmasına ilişkin düzenleme Türk Ticaret Kanunu'nda bulunmamaktadır. Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 427/4. maddesinde bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimin başka yollardan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacak hallerin sayıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda da davacının 09/08/2016 tarihinde yapılan genel kurulda görev süresi üç yıl olarak yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirildiği, söz konusu yönetim kurulu üyesi olan davacının görevinin 09/08/2019 tarihinde sona erdiği, ancak Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında da yer aldığı üzere anonim şirkette görev süresi sona eren yönetim kurulu üyesinin görevinin zorunlu işleri yapmak üzere sınırlı olarak devam ettiğinin ifade edildiği, bu nedenle davacının 20/04/2022 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyesi olmak istemediğini beyan etmesi ve 20/04/2022 tarihinde yapılan genel kurulda anonim şirkete yönetim kurulu üyesinin seçilememesi nedeniyle anonim şirkette yönetim kurulu açısından organ boşluğunun bulunduğunun sabit olduğu, anonim şirkete kayyım atanması talebinde bulunmada ortak olan davacının hukuki yararının bulunduğu, davalı şirketin 20/04/2022 tarihinde yapılan genel kurulu ve 09/08/2016 tarihinde yapılan genel kurulda seçilen yönetim kurulunun görev süresinin sona ermesi dikkate alınarak davalı ... Anonim Şirket'te organ boşluğunun bulunduğunun sabit olduğu, bu yüzden şirketin faaliyetlerini sürdüremeyeceği, gerekli organlarından yoksun kalmış ve kalacak olması da dikkate alındığında yönetim kayyımı atanması şartlarının Türk Medeni Kanunu'nun 427/4. maddesi kapsamında oluştuğu anlaşıldığı..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile Tekirdağ Ticaret Sicil Memurluğunun Şarköy ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Anonim Şirketine 4721 sayılı TMK'nın 427/4. maddesi gereğince yeni bir temsilci seçilinceye kadar şirketi yönetmek üzere ...'ün kayyım olarak atanmasına, kayyımın davalı şirketle ilgili iş ve işlemleri yapmak üzere karar tarihi itibariyle yetkili kılınmasına, kararın tescil ve ilanına, bu konuda davacıya yetki verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... Ticaret AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Ticaret AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayyım olarak atanan kişinin şirketin taraf olduğu dosyalarda mali müşavir olarak bilirkişilik yaptığını, raporlarda şirket aleyhine tespitlerde bulunulduğunu ve raporların itiraz edildiğini, bu davaların arasında iflas talepli davada bulunduğunu, maddi gerçekliğe aykırı olarak şirketin marka değerine yönelik beyanlar dikkate alınmaksızın şirketin borca batık olduğu yönünde raporlar sunulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve kayyım olarak seçilen kişinin değiştirilmesine, karar verilmesini istemiştir.Davalı şirket aleyhine, ... Limited Şirketi ile ... tarafından Şarköy İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından takip başlatılmıştır. Takibe yönelik itiraz üzerine Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/437 Esas sayılı dosyasında iflas davası açıldığı ve ilk derece mahkemesince 07.03.2024 tarihi itibariyle şirketin iflasına karar verildiği, iflas kararının istinaf edilmeksizin 18.05.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Şirketin iflas tasfiyesinin Şarköy İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında yürütülmektedir. İcra Müdürlüğünün 18.03.2025 tarihli yazısında, iflasın İİK'nın 218. maddesi uyarınca adi tasfiyeye göre yapılmasına karar verildiği, alacaklılar toplantısının bu nedenle yapılamayarak iflas idare memuru tayin edilmediği, icra iflas dairesinin aynı zamanda iflas idaresi görevini yerine getirdiği bildirilmiştir. Dosyanın istinaf incelemesinde bulunduğu sırada, mahkemece kayyıma ilişkin ilanlar yapılmıştır. Kayyım olarak atanan ... 28.11.2012 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusundaki davalı şirket vekilinin beyanları nedeniyle kayyımluktan çekilme talebinde bulunmuştur. Mahkemece oluşturulan 22.12.2022 tarihli ek karar ile kayyımun çekilme talebinin reddine karar verilmiştir. Kayyımın görevine devam ederek rapor düzenlediği görülmüştür. Şirket ortaklarının çeşitli tarihlerdeki itirazları ve özellikle davalı şirket vekilinin 09.05.2023 tarihli dilekçesi üzerine, ilk derece mahkemesince oluşturulan 12.05.2023 tarihli ek karar ile davalı vekili ile kayyımın taleplerinin kabulüne, kayyım olarak atanan ...'ün görevine son verilmesine, ...'ın kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir. ... tarafından sunulan 22.05.2023 tarihli dilekçe ile şirket merkezinin Şarköy'de, kendi yerleşim yerinin Çorlu'da bulunması nedeniyle kayyımluk görevini yapamayacağını bildirmiştir. İlk derece mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ek kararı ile kayyımun değiştirilme talebinin reddine karar verilmiştir. Taraflar ve kayyımun yeniden itirazı üzerine, ilk derece mahkemesince verilen 31.10.2023 tarihli ek karar ile davalı ... ve kayyım ...'ın talebinin kabulü ile ...'ın kayyımluk görevine son verilmesine, davalılardan ...'ın şirkete kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir. Davalı şirket vekilinin ve davalı ...'ın bu karara itiraz etmesi üzerine ilk derece mahkemesinin 15.11.2023 tarihli ara kararı ile itirazın 23.01.2024 tarihinde yapılacak duruşmada değerlendirilmesine karar verilmiştir. 23.01.2024 tarihli duruşmada, ... ve ... Şirketinin itirazının reddine karar verilerek, buna ilişkin ara karar yazılmıştır. İlk derece mahkemesince verilen 13.03.2024 tarihli ara karar ile kayyım ... tarafından 05.03.2024 günü yapılan toplantıda, yönetim kurulu adaylarının belirlenemediği, kayyım tarafından yapılan masrafın şirketten alınarak kayyıma verilmesine, davalı şirket vekilinin kayyım ...'ın azline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Kayyım ... tarafından sunulan 20.03.2024 havale tarihli dilekçe ile Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/437 Esas ve 07.03.2024 tarihli kararı ile davalı şirketin iflasına karar verilmesi ve kararda kayyımun durumuna ilişkin açıklama yapılmaması nedeniyle kayyımlığın devamı hususunda karar verilmesi istenmiştir. Mahkemenin 27.03.2024 tarihli ek kararı ile dava konusu uyuşmazlıkta kayyım atama şirketin iflası ile tüm malvarlığının iflas masasına geçtiği, masanın idaresinin iflas idaresine ait olduğu, kayyımın görevini İİK'nın 184. maddesi gereğince son bulduğu anlaşıldığından, bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ... Sanayi AŞ vekili ilk derece mahkemesince verilen 23.01.2024 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinaf başvuru dilekçesinde mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğunu, kayyımın tarafsız olmadığını, şirketin yönetemeyeceğini belirtilerek, kayyımın değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., ...'ın davalı şirketin kayyım olarak atanmasına ilişkin 31.10.2023, kayyımın devamına ilişkin 13.03.2024 tarihli ek kararlara yönelik istinaf başvurusunda bulunmuş, istinaf başvurusunda özetle seçilen kayyımın şirketi temsil edemeyeceği belirtilmiştir. Anılan ek kararlara karşı davalı ...Şirketi vekili ile davalı ... tarafından yapılan istinaf başvuruları Dairemizin 2025/292 Esas sırasına kaydedilmiştir. Anılan istinaf dosyasına konu ek kararlar, asıl kararın eki niteliğinde olduğundan, Dairemizin 2025/292 E sayılı dosyası, asıl kararın istinaf incelemesinin yapıldığı eldeki 2022/2283 E sayılı dosyası ile birleştirilmiş ve istinaf incelemesi birlikte yapılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin organsız kalması nedeniyle yönetim kayyımı atanması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı şirket vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosyanın istinaf başvurusu incelemesini beklerken, taraflarca çeşitli tarihlerde kayyım olarak atanan kişilerin değiştirilmesi istenmiş ve mahkemece yukarıda belirtilen ek kararlarla talepler konusunda kararlar verilmiştir. Ek kararlarla atanan ...'ın şirkete kayyım olarak atanmasına ilişkin 31.10.2023 ve 13.03.2024 tarihli ek karar ile 23.01.2024 tarihli ek karara yönelik olarak davalı şirket ve ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bu istinaf başvuruları üzerine gönderilen dosya Dairemizin 2025/293 Esas sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Asıl davada verilen karar üzerine atanan kayyıma yönelik itiraz ve değiştirme talepleri üzerine mahkemece çeşitli tarihlerde başka kişilerin kayyım olarak atanmasına karar verildiği, bir kısım ek kararların da istinaf edildiği anlaşılmıştır. Dosyadaki hükümden sonra aynı dosyanın ek karar verilmiş olması nedeniyle taleplerin ve istinaf başvurularının birlikte görülmesi zorunlu olduğundan, asıl hükme yönelik istinaf başvurusu ile ek kararlara yönelik istinaf başvurusunun birleştirilerek incelenmesine karar verilmiştir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı ... Ticaret AŞ aleyhine, ... Limited Şirketi ile ... tarafından Şarköy İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından takip başlatılmıştır. Takibe yönelik itiraz üzerine Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/437 Esas sayılı dosyasında iflas davası açıldığı ve ilk derece mahkemesince 07.03.2024 tarihi itibariyle şirketin iflasına karar verildiği, iflas kararının istinaf edilmeksizin 18.05.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Şirketin iflas tasfiyesi, Şarköy İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında yürütülmektedir. İcra Müdürlüğünün 18.03.2025 tarihli yazısında, iflasın İİK'nın 218. maddesi uyarınca adi tasfiyeye göre yapılmasına karar verildiği, alacaklılar toplantısının bu nedenle yapılamayarak iflas idare memuru tayin edilmediği, icra iflas dairesinin aynı zamanda iflas idaresi görevini yerine getirdiği bildirilmiştir. İİK'nın 184. maddesi gereğince, iflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer. İİK'nın 226. maddesine göre ise masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerin gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir. Buna göre iflasın kesinleşmesi ile birlikte şirkete atanan kayyımın herhangi bir görevinin kalmadığı, şirketin mal varlığının iflas masasına dâhil olması nedeniyle, iflas idare memurları veya tasfiye usulüne göre iflas müdürlüğünün görevi başladığından, kayyımın görevi son bulmuştur. İflasla birlikte kayyım atanmasına ilişkin dava ve birleşen 2025/292 E sayılı istinaf dosyasına konu ek kararlar bakımından talep konusuz kaldığından, konusuz kalan davanın ve taleplerin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. Davanın konusuz kalması halinde HMK'nın 331. maddesi gereğince davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri takdir edilir. Ancak ilk derece mahkemesince yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği, davacı tarafından hükmün bu nedenle istinaf edilmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin bu değerlendirmesi Dairemizce korunmuştur. Davadaki haklılık durumu dikkate alınarak, davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.Mahkemenin istinafa konu gerekçeli kararından sonra kayyım atanan şirketin iflas etmesi ve iflasın kesinleşmesi nedeniyle, istinaf başvurusunda bulunanların başvurularının incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin kayyım atanmasına ilişkin 20.09.2022 tarihli hüküm ile bu tarihten sonra verilmiş olup birleşen istinaf dosyasına konu edilen 31.10.2023 ve 13.03.2024 tarihli ek kararlar ile resen yapılan değerlendirmeye göre 20.12.2022, 12.05.2023, 24.05.2023, 23.01.2024, 27.03.2024 tarihli ek kararların kaldırılmasına, davanın ve birleşen dosyaya konu taleplerin esası hakkında hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, davalı şirketin iflası sonucu dava ve talepler konusuz kaldığından, ilk derece mahkemesinin kayyım atanmasına ilişkin 20.09.2022 tarihli hükmü ile bu tarihten sonra verilmiş olup birleşen istinaf dosyasına konu edilen 31.10.2023 ve 13.03.2024 tarihli ek kararların ve ayrıca resen yapılan değerlendirmeye göre ilk derece mahkemesinin 20.12.2022, 12.05.2023, 24.05.2023, 23.01.2024, 27.03.2024 tarihli ek kararların kaldırılmasına, dava ve birleşen istinaf dosyasına konu ek karar talepleri hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Dairemizin birleşen 2025/292 E sayılı istinaf dosyasına konu ek karar talepleri hakkında, konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-HMK'nın 331.maddesi uyarınca, davadaki haklılık durumu dikkate alınarak davalı yararına avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,7-Hüküm kesinleştiğinde, artan gider ve delil avanslarının yatıran taraflara iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Taraflarca asıl karar ve ek karar için yatırılmış olan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; taraflarca asıl karar ve ek kararlar için yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, yatıranlara iadesine iadesine,b-Başvuranlar tarafında tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin takdiren kendilerinin üzerinde bırakılmasına,9-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,10-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 20.03.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.