İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1769 K.2025/642

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/1769 📋 K. 2025/642 📅 17.04.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1769
KARAR NO:2025/642
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:03.06.2021
NUMARASI:2019/447 Esas - 2021/410 Karar
DAVA:Genel kurul kararının iptali
Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkillerinin bilgi alma ve inceleme hakkı çerçevesinde belgelerin toplantıdan önce şirket merkezinde hazır bulundurulmaması nedeniyle genel kurulca kabul edilen talepler kapsamında ertelenen davalı şirketin 25/04/2019 tarihli genel kurul toplantısında, yine belgelerin birçoğunun hazır edilemediğini, davalı şirketten detaylı bilgi edinilemediğini; davalı şirket yönetim kurulu tek üyesi ve çoğunluk pay sahibi ...'nin, ailesiyle birlikte çoğunluk oya sahip olmasının sonucu olarak ibra edildiğini ve yeniden seçildiğini, şirketin kar dağıtımı yapmamasına karar verildiğini, denetim şirketinin kendisi tarafından seçildiğini, bilgi ve belgelerin azınlık pay sahiplerinin incelemesine sunulmamasını sağladığını, geniş yetkileri kendisinde topladığını; tüm bu ve dilekçesinde bildirdiği nedenlerle alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilinin alınan kararlara muhalefet şerhi koyduğunu ve tutanağa işletildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirket 25/04/2019 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 nolu kararların iptaline, 2018 yılı Faaliyet Raporunun ve Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetçi raporunun geçersizliği ile hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacıların dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarının haksız, mesnetsiz, gerçek dışı ve MK m.2'de yazılı dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacıların mahkemeyi yanıltmaya yönelik gerçek dışı iddialarının aksine TTK 437/1 md gereği evrakların gerek 25/03/2019 tarihinde, gerekse ertelenen 25/04/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısından 15 gün önce toplantının yapılacağı şirket merkezinde pay sahiplerinin incelemesine hazır edildiğini, davacıların TTK 437 md kapsamında bilgi talebi olduğunu ileri sürdüğü hususların, gerçekte şirketin kar/zarar tablosu, bilançosu, yönetim kurulu faaliyet raporu ile bağımsız denetçi raporunda son derece açık olarak yer verildiğini, davacıların 25/03/2019 tarihli toplantı tutanağının 3.maddesinde ve 25/04/2019 tarihli toplantı tutanağının 3 ve 5 maddelerinde tutanağa geçirttikleri hususların genel olarak bilgi alma hakkı kapsamında sorulmuş sorular mahiyetinde olmadığını, bilgi edinme hakkının kapsamını aşar mahiyette olduğunu, davacıların iptalini talep ettiği kararlarla ilgili muhalefet şerhlerinin bulunmadığını, ayrıca dava açmada hukuki yararlarının bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda vurgulandığı üzere, kararların görüşülmesi sırasında sonradan alınacak muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. Muhalefetin görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir. Bu haliyle, davacıların dava konusu yaptıkları genel kurul toplantısında alınan bu kararların iptalini dava etme hakları bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, genel kurula katılıp alınan kararlara sadece karşı oy kullanan ancak, muhalefet şerhini yazdırmayan davacılar genel kurulda alınan bu kararların iptalini isteyemez. Açıklanan nedenlerle, davacıların katıldıkları genel kurulda alınan bu kararlara karşı oy kullanan ancak, alınan kararlara yönelik muhalefetlerini tutanağa geçirmeyen davacıların, TTK'nın 446.maddesi gereği dava açma haklarının bulunmadığı, başka bir anlatımla bu konudaki özel dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, genel kurulda alınan 3, 5, 7, 9, 10, 11 nolu kararlara yönelik istemin reddine karar karar vermek gerekmiştir.Dava konusu genel kurul toplantısında divan başkanının seçimine ilişkin gündemin 1.maddesine davacı tarafça olumsuz oy kullanılmadığı gibi gündemin bu maddesinin genel kurul kararı olmadığı, Komiser Yönetmeliği kapsamında Divan Başkanı seçiminin genel kurul tarafından yapılmasının gerektiği, dolayısıyla bu gündem maddesinin iptal koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerekmiştir.İptali istenen gündemin 4.maddesi ve 6.maddesindeki kararlar yönünden; benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda açıklandığı üzere, bu gündem maddelerinde herhangi bir karar alınmadığı anlaşıldığından bu yöndeki istemlerin reddine karar vermek gerekmiştir.Yönetim kurulu üyesinin ibrasına ilişkin gündemin 8.maddesiyle alınan kararın, yine benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, yasaya, esas sözleşmeye aykırı olmadığı, tek yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda pay sahibi olan ...'nin kendi ibrasında oy kullanmadığı; dolayısıyla bu gündem maddesine yönelik istemin de yerinde olmadığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemenin kararı haksız, hukuka aykırı olmakla birlikte kararın yeniden incelenmesi gerektiğini, ... Şirketi, (“Davalı Şirket”) 27/03/1985 tarihinde kurulmuş olmakla birlikte ... ve ..., tescili gerçekleşmiş olan iş bu davalı şirkette pay sahibi olduklarını, davalı şirketin aile şirketi olarak kurulduğunu ve bu şekilde devam ettiğini, Davalı şirketin 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısı 25.03.2019 tarihinde şirket merkezinde gerçekleşmiş olup söz konusu toplantıda 6102 sayılı TTK'nın 437. maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme hakları çerçevesinde incelemeye sunulması talep edilen belgelerde eksiklik olmasından ötürü müvekkillerince toplantının ertelenmesi talebinde bulunulduğunu, zira bunun üzerine toplantının 1 ay sonraya ertelendiğini, fakat toplantının ertelenmesine sebep olan eksik belgelerin 25.04.2019 tarihli genel kurul toplantısından önce de hazır edilmediğini, bu hususlar hakkındaki beyanlarının bilirkişilerce dikkate alınmadan eksik, hatalı rapor düzenlenmiş olup taraflarınca ayrıntılı bir şekilde açıklama yapılmış iken mahkeme tarafından beyanları değerlendirmeye alınmayarak hüküm kurulduğunu,Mahkemenin iş bu davayı ikame etmek için gerekli olan muhalefet şerhlerinin tutanağa geçirilmediğini beyan etmekle birlikte özel dava şartının gerçekleşmemesine dayanarak davanın reddine dair karar verdiğini, ilk olarak ve öncelikle belirtmek gerekirse; dosya kapsamında sundukları itiraz ve beyan dilekçelerinde de açıkça görüleceği üzere 25.04.2019 tarihli genel kurul toplantısı tutanağında satırlarca her maddede muhalefet şerhi bulunmakta iken bilirkişilerce ve mahkemece bu şerhlerin tamamının yok sayıldığını ve müvekkillerinin pay sahipliğinden doğan haklarına halel getirildiğini, Toplantıda her bir gündem maddesi için ayrı ayrı açıklamaları, hangi sebeplerden ötürü ret oyu kullandıkları, itiraz ettikleri ve muhalefet şerhi düştükleri açık iken mahkemece bu hususların dikkate alınmama nedeninin taraflarınca anlaşılamadığını, kaldı ki açık bir şekilde “muhalefet şerhimizdir” şeklinde bir ibareye yer verilmesine gerek bulunmadığı, hali hazırda toplantı tutanağındaki itirazların da muhalefet şerhi yerine geçeceği açıkça ortada olup doktrinde de konu hakkında dilekçede yer verdikleri ifadelerin yer aldığını,Ayrıca belirtmek gerekir ki bu şekilde sadece muhalefet şerhi bulunmadığı şeklinde genel-geçer bir gerekçe ile davanın reddedilmiş olmasının açık bir şekilde TTK başta olmak üzere kanuna ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, öte yandan Dairenizce incelemeye alınmak üzere aşağıda ayrıntılarıyla gündem kararlarına ilişkin genel açıklamalara yer verdiklerini, mahkeme ve bilirkişiler tarafından belirttikleri hususlar dikkate alınmamış olup delillerinin tekrardan gözden geçirilerek ilgili beyanların yeniden inceleme ve değerlendirme kapsamına alınması zorunluluğu h asıl olduğunu, Müvekkillerinin tarafından iptali talep edilen 8 nolu gündem maddesine ilişkin dosyadaki bilirkişi kök raporu ile ek raporda “her ne kadar muhalefet şerhi açıkça zapta geçirilmemiş olsa da oylamadan sonra yapılan açıklamaların muhalefet şerhi yerine geçmesi gerektiğinden” bahsedilerek bu madde açısından iptalinin uygun olup olmadığına dair bir değerlendirme yapılabileceğine dair kanaate varıldığını, her iki raporun da bu kısmı çelişki içermekte olup 8 nolu madde için müvekkillerince hangi açıklamalar yapılmış ise diğer gündem maddeleri için de aynı beyanlarda bulunulduğunu, bir maddeyle ilgili farklı bir yol izlenmediğini, buna rağmen bilirkişilerce eksik, hatalı ve çelişkili rapor düzenlendiğini, raporların hukuki denetime elverişli bir şekilde hazırlanmadığını, bu nedenlerle bilirkişiler tarafından her madde açısından muhalefet şerhi var olduğu dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken salt, tek başına bu şartın sağlanmadığı belirtilerek esasa ilişkin inceleme yapılmaması hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olup bu raporlara dayanarak hüküm oluşturulmasından ötürü ilgili hükmün kaldırılması gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı şirketin 25/04/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptali; 7,10 ve 11 nolu kararların tedbiren icrasının durdurulması, 2018 yılı faaliyet raporunun ve finansal tablolar ve bağımsız denetçi raporunun geçersizliği ile hükümsüzlüğünün tespiti istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır:Davacılar, davalı şirket hissedarı olduklarını, davalı şirketin 25.03.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının TTK'nın 420. maddesi uyarınca ertelenerek 25.04.2019 tarihinde yapıldığını, iş bu toplantıda muhalefetlerine rağmen alındığını ileri sürdükleri 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 nolu kararların kanun sözleşme ve ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürülerek TTK 445 maddesi uyarınca iptalini talep etmişlerdir. TTK'nın 446. maddesi, "Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun yada olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, Yönetim Kurulu, Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri iptal davası açabilir." hükmünü içermektedir. TTK'nın 446. maddenin 1. fıkrasının a bendine göre, toplantıda hazır bulunan ortaklar, iptal davası açabilmek için, olumsuz oy vermeli ve bu muhalefetlerini genel kurul toplantı tutanağına geçirtmedirler.Bu şekilde genel kurul toplantısına katılan ortağın iptal davası açabilmesi için karara olumsuz oy vermesi ve muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmesi ,ortak tarafından açılan iptal davasında özel dava şartı niteliğindedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.11.2017 tarihli 2016/7360 Esas- 20176347 Karar sayılı emsal ilamında da genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava açılabilmesi için, dava açan ortağın, iptalini istediği kararın alındığı genel kurula katılıp olumsuz oy kullanması ve oylamadan sonra muhalefet şerhini tutanağa geçirmesi gerektiği, aksi hâlde mahkemece, iptal talebini dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.Davacılar, TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptalini talep ettikleri 25.04.2019 tarihli genel kurulda alınan 3,5,7,9,10 ve 11 nolu kararlar için olumsuz oy kullanmışlardır. Bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda vurgulandığı üzere, kararların görüşülmesi sırasında sonradan alınacak muhtemel karara karşı olunduğunun belirtilerek itiraz ve görüşler sunulması, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. Muhalefetin görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir. Buna göre somut olayda genel kurul tutanak içeriği incelendiğinde, davacılar tarafından alınan kararlara karşı sonradan açıkça muhalefet şerhlerinin tutanağa geçirtilmediği anlaşılmaktadır. Davacıların alınan kararların altına açık bir muhalefet şerhi koydurmadıklarından ve ayrıca bir dilekçe ile muhalefetlerini bildirmediklerinden, iptal talebine dair dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesinde yasaya aykırılık görülmemiştir. Bu kapsamda belirtmek gerekir ki dava konusu genel kurul kararının butlanı yahut yokluğu lâli de bulunmamaktadır. Alınan bilirkişi raporu içeriği, genel kurul tutanağı içeriği dikkate alındığında, dava konusu genel kurulun 1. maddesiyle divan başkanının seçimine ilişkin karara davacılar tarafından olumsuz oy kullanılmadığı, davacı yanca divan başkanı tarafından yazman ve oy toplama memuru seçilmesine itiraz edilmiş olsa da bunun bir genel kurul kararı niteliğinde olmadığı, Yönetmelik kapsamında sadece Divan Başkanı seçiminin genel kurul tarafından yapılmasının gerektiği, dolayısıyla bu gündem maddesi yönünden de iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen karar isabetli görülmüştür.İptali istenen gündemin 4. maddesi ve 6. maddesindeki kararlar yönünden ise bu gündem maddelerinde herhangi bir karar alınmadığı anlaşıldığından, bu kararlar yönünden davacıların hukuki yararı bulunmadığı gözetildiğinde, verilen kararda isabetsizlik yoktur.Yönetim kurulu üyesinin ibrasına ilişkin gündemin 8. maddesiyle alınan kararın iptali istemi yönünden ise Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve davalı itirazlarını gidermek için alınan ek rapor içeriğinde işaret edildiği üzere, tek yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda pay sahibi olan ...'nin kendi ibrasında oy kullanmadığı, alınan bu kararın da yasaya, esas sözleşmeye aykırı olmadığı anlaşılmakla, gündemin 8. maddesi uyarınca yöneticinin ibrasına ilişkin karara yönelik iptal isteminin reddi de isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinafı yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi soncunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 17.04.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.