Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/933 K.2025/928

🏛️ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/933 📋 K. 2025/928 📅 07.05.2025

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/933
KARAR NO: 2025/928
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/03/2025 ARA KARAR
ESAS NO: 2024/718
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 07/05/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/03/2025 tarih ve 2024/718 E - sayılı ara kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Dairesi ...Sayılı dosyası ile satışına karar verilen Gaziantep İli ...İlçesi ...Mah.... Ada ... Parselde bulunan taşınmazı satışısın durdurulması ve müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından 09/09/2024 tarihli dava dilekçesi,13/09/2024 tarihli talep dilekçeleri ve 03/03/2025 tarihli ön inceleme duruşmasındaki beyanlarında özetle; "Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası neticesinde satışına karar verilen Gaziantep İli ...İlçesi ...Mah. ... Ada ... parselde bulunan taşınmazın Gaziantep İcra Dairesi ... Talimat sayılı dosyası vasıtasıyla satışının Teminatlı veya Teminatsız durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; eldeki uyuşmazlık kambiyo senedine dayalı olarak takipten sonra açılan menfi tespit davası olup uyuşmazlığın 2004 sayılı İİK'nun 72/3. maddesi hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Satışın durdurulması talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve satışın durdurulması kararının verilmesini gerektirir sebepleri de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde satışın durdurulması talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür. Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde; eldeki davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu, İİK'nun 72/3. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında satışın durdurulmasına karar verilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla satışın durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin talebinin REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu ara karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından 20.03.2025 tarihinde verdiği ara karar ile taleplerinin reddine karar verildiğini verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı müvekkili hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası ile 05.03.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, Söz konusu ilamsız takibin var olmayan bir borca dayandığını, zira davacı müvekkilinin söz konusu takibin konusunu oluşturan borçtan haberi dahi olmadığını, Davacı müvekkilinin yanında çalışan ... ve daha önceden tanıdığı ..., ... ve dava konusu takipten sonra ismini öğrendiği ... tarafından sahte olarak düzenlenmiş olan kıymetli evraktan haberinin olmadığını (Bu hususta T.C. Gaziantep Cumburiyet Başsavcılığına 05.04.2024 tarihli dilekçe ile suç duyurusunda bulunulduğunu ), dava konusu icra takibine süresinde itiraz edemediklerini zira davacı müvekkilinin bilirkişi olması hasebiyle yanında çalışan ..., kötü niyetli olarak ve planlı bir biçimde davacı müvekkilin UETS hesabındaki tebligatlar ile mail adresine gelen elektronik postalarının silindiğini ve durumun sonradan öğrenildiğini, davacı müvekkili bu sebeple itiraz süresini kaçırdığını, davacı müvekkilinin takip öncesinde tanışmadığı, bir araya gelmediği, ismini dahi duymadığı ...'ya 13.200.000,00 TL borçlu olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı müvekkilinin ve davalıya ait, senet düzenleme tarihi olan 13.07.2023 tarihinden önce ve sonrasında HTS Kayıtları incelendiği takdirde bu husus ortaya çıkacağını, 13.000.000,00 TL'lik ticari bir faaliyete bulunan insanların telefon üzerinden görüşmemesinin gerçekliğe aykırı olduğunu; Bu husus dahi tek başına davacı müvekkilinin söz konusu borçtan haberi olmadığını kanıtladığını, bütün bu hususların yanı sıra söz konusu senet incelendiği takdirde ortaya çıkacağını davacı müvekkilin ıslak imzası bulunmadığını, İmzanın üstüne yazıların yazıldığı ve imzanın altta kaldığı bu neticede imzanın daha sonradan eklendiği hususunu ortaya çıkaracağını, senetteki yazıların davacı müvekkile ait olmadığını, Kayseri 13. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile dava konusunun, dava tarihi olan 09.09.2024 tarihinden sonra davalı ... tarafından ...'e temlik edilmiş olduğunun görüldüğünü, Davacı müvekkilinin haberinin olmasının ENGELLENDİĞİni ve itiraz etme hakkının elinden alınıp takibi kesinleştiğini, Kayseri Genel İcra Dairesi ...Sayılı dosyası ile davacı müvekkile ait olan Gaziantep İli ...ilçesi ...mah. ... ada ... parselde bulunan taşınmazı için satış kararı verilmiştir. işbu kararın icrasının ivedi şekilde durdurulması gerektiğini zira davacı müvekkilin, haberinin dahi olmadığı gerçekliği bulunmayan bir borç sebebiyle taşınmazının satılmak üzere olduğunu, bu durumun geri dönülemez zarar oluşturacağını açıkladıkları ve mahkemenizce re'sen gözetilecek sebeplerle; dilekçelerinin ve istinaf başvurumuzun kabulüne, t.c. kayseri 1. asliye ticaret mahkemesinin 2024/718 e. sayılı dosyasında yer alan 20.03.2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebimizin reddi yönünde verilen kararın kaldırılmasına, hakkaniyet gereği takdiren ve re'sen öncelikle teminatsız olarak, sayın mahkemeniz aksi kanaate ise uygun bir teminata bağlanarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, t.c. kayseri genel icra dairesi ...e. sayılı dosyası ile satışına karar verilen gaziantep ili ...ilçesi ...mahallesi, ... ada ... parselde bulunan taşınmazı satışının teminatlı ya da teminatsız ivedi bir şekilde durdurulmasına, yapılacak yargılama neticesince uyuşmazlık konusu olan davacı müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yapılan inceleme sonunda : Derdest dava, bonoya dayalı başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takibinden sonra açılmış, takipten/bonodan dolayı menfi tespit talebine ilişkindir.
Derdest işbu davada istenen ihtiyati tedbir yönünden mahkemece verilen ara kararla ilgili davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusu hakkında dairemizin 2024/2130 esas-2024/1974 karar sayılı ilamıyla : "...Davacı vekili gerek dava dilekçesi , gerekse sonradan sunduğu dilekçeleri ile dava konusu icra takip dosyasında satışına karar verilen taşınmazının icrai satışının teminatsız ya da teminatlı olarak durdurulmasını ,ihtiyati tedbir olarak istemiştir. Mahkeme, 13/09/2024 tarihi gerekçeli ara kararı ile iş bu tedbir talebinin reddine karar vermiş, davacı vekili bu ara kararı süresinde istinaf etmiştir.... icra takibinden sonra açılan işbu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden ve davaya konu icra takibindeki icrai satış işlemlerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi yönünden yapılan incelemeye göre:İcrai satış işlemlerinin nitelik olarak bir icra takip işlemi vasfında olması, İİK 72/3 maddesine göre İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyecek olması,icrai satış işlemlerinin tedbiren durdurulması aynı zamanda icra takibinin de bu yönden tedbiren durudurulması anlamına gelecek ve işbu sonucu doğuracak olması nedeniyle,işbu takipteki icrai satış işlemlerinin İİK 72/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle , istinaf edilen ara kararda bir isabetsizlik ve yasaya aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına uygun olduğu , bu sebeplerle davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/718 Esas sayılı, 13/09/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,....Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak..." karar verilmiştir.
Yargılama devam ederken Davacı vekili 03/03/2025 tarihli duruşmadaki beyanı ile dava konusu icra takibinin durdurulması yönündeki tedbir taleplerini tekrarladıklarını söylemiş ve talep etmiştir. Mahkeme, 20/03/2025 tarihli gerekçeli ara kararı ile : ".... Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde; eldeki davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu, İİK'nun 72/3. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında satışın durdurulmasına karar verilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla satışın durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin talebinin REDDİNE,..." karar vermiştir.
Davacı vekili bu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.İstinafında ayrıca davacıya ait taşınmazın icrai satışına karar verildiğinden işbu satış kararının da ivedi şekilde tedbiren durdurulmasını istemiştir.
Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararında mahkemesince yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler, dairemizin bu dosyada daha önce verdiği yukarıda yazılı karar ilamının içeriği ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Derdest davanın icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olması , İİK 72. maddesine göre :"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir..." şeklinde hüküm altına alınmış olması nedeniyle , icra takibinden sonra açılan işbu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden ve davaya konu icra takibindeki icrai satış işlemlerinin/kararının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi yönünden yapılan incelemeye göre de İcrai satış işlemlerinin/kararının da nitelik olarak bir icra takip işlemi vasfında olması, İİK 72/3 maddesine göre İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyecek olması,icrai satış işlemlerinin/kararının tedbiren durdurulmasının aynı zamanda icra takibinin de bu yönden tedbiren durudurulması anlamına gelecek ve bu sonucu doğuracak olması nedeniyle, işbu takipteki icrai satış işlemlerinin/kararının da İİK 72/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemesince de ,istinaf edilen gerekçeli ara kararıyla davacı tarafın sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen gerekçeli ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu , bu sebeplerle davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/718 Esas sayılı, 20/03/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest davadaki yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak Oy birliğiyle karar verildi 07/05/2025