Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/425 K.2025/438
T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/425
KARAR NO : 2025/438
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/02/2025
NUMARASI : 2025/237 Esas
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN DAVACI : ....
VEKİLİ : ....
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Talep eden vekili 25/02/2025 tarihli dilekçesi ile özetle; ödemeden men hakkındaki tedbir taleplerinin ancak çeke ilişkin olması durumunda teminat alınabileceğini, oysa somut davada çek hakkında değil bono hakkında iptal talep edildiğini ve bu durumda teminat alınmasına imkan bulunmadığını bildirmiş, teminatın kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, iptali istenen kıymetli evrakın senet yani bono olması halinde teminat yatırılmasına gerek olmadığını, ihtiyati tedbir talebini teminatsız olarak verilmesi gerektiğinden sadece teminat yönünden ara kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, teminatsız ihtiyat tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, senet bedelinin % 20'si oranında teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davacı vekilince teminatsız tedbir kararı verilmesi gerektiği iddiası ile mahkeme kararına yapılan itiraz neticesinde, mahkemenin 26/02/2025 tarihli ara kararı ile "teminatsız" tedbir verilmesi talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilince bu karar istinaf edilmiştir.
HMK'nın 394.maddesi "(1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz.
(2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.(Ek cümle:22/7/2020-7251/42 md.) Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir.
(3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.
(4) İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.
(5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz" hükmünü taşımaktadır.
6100 sayılı HMK'nın “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” kenar başlıklı 341/1-b maddesinde; İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bilindiği üzere HMK'nın 394.maddesi açıkça, kabul edilen tedbir kararına karşı yalnızca karşı tarafın itiraz edebileceğini düzenlemektedir. Dolayısıyla, tedbir talep eden tarafın teminat dahil doğrudan itiraz hakkının bulunmadığı yasanın düzenlemesinden anlaşılmaktadır. Yalnızca, karşı tarafın (olayda davalının) itirazı üzerine, yerel mahkemece davalının teminata yönelik itirazının kabulü yada davacı aleyhine değiştirilmesi halinde kanun yoluna başvurabileceği düzenlenmiş bulunmaktadır.
HMK'nın 341 ve yukarıda bahsedilen 394. maddesi bir bütün olarak düşünüldüğünde, ihtiyati tedbir kararı kabul edilen tarafın, teminatta dahil olmak üzere tedbir kararına itiraz yada doğrudan istinaf hakkı bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun USULDEN REDDİNE,
2.Davacı kurum harçtan muaf olduğundan, harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına.
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü'nce taraflara tebliğine,
Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.07/03/2025
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 07/03/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!