Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/850 K.2025/577
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/850 - 2025/577
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2025/850
KARAR NO : 2025/577
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 28/03/2025
ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/139 E.
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmeye ve yönetmeliğe aykırı olarak, taraflar arasında bağlayıcı olmayan Teklif Mektubuna göre hesaplama yapılarak, güncelleştirilmiş kümülatif RES katkı payının müvekkili şirketten talep edildiğini, bu doğrultuda 2022 yılı RES katkı payı tutarına ilişkin 19.01.2023 tarihli fatura ile müvekkilinden 2.407.749,81 TL; 2023 yılı RES katkı payı tutarına ilişkin 17.01.2024 tarihli fatura ile 4.116.851,29 TL fazla bedel tahsil edildiğini, davalı tarafça 2024 yılı RES katkı payı tutarına ilişkin 20.01.2025 tarihli fatura ile KDV dahil 6.362.069, 51 TL fazla bedel talep edildiğini, talepleri üzerine Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.01.2025 tarih ve 2025/15 D. İş E., 2025/15 D. İş K. sayılı kararı ile 20.01.2025 tarihli fatura ile fazla talep edilen kısım ile ilgili ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edildiğini ileri sürerek,
Müvekkilinden fazla tahsil edilen 6.524.601,10 TL. katkı payı tutarının ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
20.01.2025 tarihli faturanın KDV dahil 6.249.160,78 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde idari yargı mercilerinin görevli olduğunu, davacı şirketin sunduğu teklif doğrultusunda bağlantı hakkı kazandığını, davacının teklifinde yer alan hesap şekli ile bağlı olmadığının kabulünün, yarışma yönetmeliği ile ekindeki matbu hazırlanan teklif mektupları, taahhütleri ile sözleme hükümleri ve Kamu İhalelerinin özellikleri birlikte nazara alındığında diğer istekli firmalar bakımından haksız rekabet teşkil edeceğini, müvekkilince RES katkı payı anlaşması gereğince; Yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda RES katkı payı faturalarının hesaplandığını savunarak, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
Davalı tarafça; 20.01.2025 tarihli faturanın fazla talep edildiği belirtilen 6.362.069,51 TL'lik kısmı ile ilgili Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/15 D. İş E-K. sayılı kararıyla teminat karşılığı verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine İlk derece Mahkemesinin istinaf istemine konu 28.03.2025 tarihli ara kararıyla; "6100 sayılı HMK nun 394/1. maddesinde; "... Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz.
(2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir....."
Aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verilen davalı vekili tarafından 07/02/2025 tarihli dilekçe ile, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2025 tarih ve 2025/15 D.iş, 2025/15 Karar sayılı verilen tedbir kararına itirazı üzerine, ihtiyati tedbire itirazı inceleme ve değerlendirme yetki ve görevinin uyuşmazlığın esas davanın görüldüğü Mahkememizce ait olduğundan bahisle gönderilmesi üzerine duruşma açılarak taraf beyanları alındıktan sonra itirazın incelenmiştir.
Dosyamız ve tedbir kararı içeriği nazara alındığından, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilmemesi halinde, yargılama neticesinde elde edilecek hakkın infazının önemli ölçüde güçleşeceği yada imkânsız hale gelme ihtimali bulunduğundan uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği hükmü gereğince, konulan iş bu tedbire itirazın, bu aşamada yerinde olmadığı" gerekçesiyle, davalı vekilinin tedbire itirazının reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; HMK'nın 389. maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" denildiğini, aynı Kanunun 390/3 maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünün yer aldığını, yine aynı Kanunun 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının koşullarının düzenlendiğini, oysa davacı yanın soyut iddialara dayanarak gerekçe göstermeksizin ihtiyati tedbir talep ettiğini, kaldı ki dava sonunda elde edilmesi gerekeni peşinen hükme bağlayacak nitelikte tedbir kararına hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yine mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmemesi gerektiğini, ayrıca 28,03.2025 tarihli ara kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Dava, taraflar arasındaki RES Katkı Payı tutarı faturalarına dayalı olarak fazla tahsil edilen bedelin istirdatı, fazla talep edilen kısım yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin İkinci Kısmının Birinci Bölümünün 1. bendinde, "Görülmekte olan bir dava içinde olmamak koşulu ile ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, delillerin tespiti, icranın geri bırakılması, ödeme ve tevdi yeri belirlenmesi işleri için" Duruşmasız ise 7.500,00 TL., Duruşmalı ise 9.500,00 TL. vekalet ücreti öngörülmüş, İlk derece Mahkemesince de davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddi ile ilgili istinaf başvurusuna konu ara kararında davacı lehine 9.500,00 TL. vekalet ücretine hükmedilmiştir.
İlk derece Mahkemesince görülmekte olan bir dava içinde davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verildiğinden, AAÜT'deki düzenlemeye göre davacı lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesinin 28.03.2025 tarihli ara kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin REDDİNE,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.03.2025 tarih ve 2025/139 E. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"1-Davalı alacaklı vekilinin tedbire itirazının REDDİNE,
2-Alınması gerekli harç peşin harçla karşılandığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İtiraz eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Karşı taraf-ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,"
III-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
IV-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
V-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
18.06.2025 tarihinde, HMK'nın 394/(5) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza