Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/121 K.2024/1360

🏛️ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/121 📋 K. 2024/1360 📅 19.09.2024

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 01/11/2023
NUMARASI :
DAVACI :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İflas
DAVA TARİHİ : 09/10/2018
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/09/2024
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2018 tarih, ... Esas, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket aleyhine müvekkilinin hamili olduğu çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığını, bilahare takibin iflas yoluyla takibe çevrilerek borçlu şirkete yeni bir ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlu şirketin ödeme emrine karşı itiraz ve şikayette bulunmadığı gibi borcunu da ödemediğini ileri sürerek İİK’nın 173. maddesine göre davalının iflasını talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE KALDIRMA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama neticesinde; davalı aleyhine kambiyo senedinden kaynaklı iflas talebinde bulunulduğu, takibin kesinleştiği, herhangi bir itirazda bulunulmadığı, icra dosyasında kapak hesabı yaptırıldığını, borçluya depo emri gönderildiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının iflasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairenin 12/02/2020 tarih, ...Karar sayılı ilamı ile; "Davalının ticaret sicil kaydında belirtilen adreslerine ödeme emrinin, dava dilekçesinin ve depo emrinin tebliğ edildiği, bu nedenle davalı vekilinin tebligatların usulüne uygun yapılmadığına dair itirazlarının yerinde olmadığı, ancak, mahkemece iflas ilanına ilişkin metinde duruşma gün ve saatine yer verilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ve hukuki dinlenilme hakkının kısıtlandığı;
Öte yandan, depo emrinde, icra müdürlüğü tarafından yapılan kapak hesabı sonucunun davalıya tebliğ edildiği, toplam alacağın ne kadar miktarının asıl alacak, ne kadarının faiz, vekalet ücreti vs. olduğunun açıklanmadığı, bu nedenle depo emrinin İİK’nın 158. maddesine uygun olmadığı;
Ayrıca, davalı... İnşaat AŞ.’nin dosyada mevcut 04.07.2016 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, ticaret unvanının ... Ltd. olarak değiştirildiği halde, mahkemece alacaklılar açısından tereddüt oluşturacak şekilde ilanların ...İnşaat AŞ. unvanıyla yapılması, yine iflas hükmünün ... AŞ. unvanı üzerinden kurulması doğru olmadığı" gerekçeleri ile kararın kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;
Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince; duruşma gün ve saatine yer verilerek ilan yapıldığı, yeniden kapak hesabı çıkartılarak asıl alacak ve ferileri ayrı ayrı belirtilerek davalıya depo emri tebliğ edildiği, davalı şirket unvanı ticaret sicilden belirlenerek unvanın ... A.Ş olduğu ve tarafların uzlaşmak üzere olduklarına yönelik beyanları sonrası taraflara belirli bir aşamaya kadar süre verilmişse de, verilen sürüler zarfında bir sonuç alınamamış olması gerekçesi ile davanın kabulüne davalı ... A.Ş 'nin iflasına, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemece istinaf kaldırma kararına uyulup uyulmaması noktasında bir karar verilmediğini ve kaldırma kararında işaret edilen eksikliklerin tam olarak giderilmediğini, müvekkiline yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, takip konusu alacağın gerçek bir alacak olup olmadığının araştırılmadığını dolayısıyla yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, İİK'nın 173. maddesine dayalı kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla kesinleşen takibe istinaden borçlunun iflası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden davacı tarafından davalı aleyhine (4) adet çeke dayalı başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibin İİK'nın 43. maddesine istinaden kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takibe çevrildiği, İİK'nın 171. maddesine göre düzenlenen ödeme emrinin davalı-borçlunun ticaret sicil adresine Tebligat Kanunun 35. maddesine uygun tebliğ edildiği, davalının 5 günlük ödeme süresi içerisinde borcunu ödememesi ve aynı sürede itiraz ve şikayette bulunmaması üzerine eldeki davanın İİK'nın 173. maddesi uyarınca davalının iflasına karar verilmesi istemli açıldığı anlaşılmıştır.
İİK'nın 173/3. maddesi, "Mahkeme, takip dosyasını getirtir ve basit yargılama usulü ile yapacağı inceleme sonunda borcun ödenmediği, itiraz ve şikayette de bulunmadığını tespit ederse yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini 158. madde uyarınca emreder. Bu emir yerine getirilmezse borçlunun iflasına karar verilir." hükmünü içermektedir.
Yerel mahkemece kaldırma kararı sonrası düzenlenen depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin ulaştığı miktar gösterilerek 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceğini içeren muhtıranın davalı ve vekiline tebliğ edildiği, davalı asile yargılama ve takip dosyasında yapılan tebligat adresinin resmi kayıtlardaki (ticaret sicil adresi) adres olması nedeniyle tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan, basit yargılama usulüne göre incelenecek olan eldeki iflas davasında iflas talebinin ilanı sonrası iflas davasına müdahale ve itiraz etmiş olan alacaklının varlığı halinde mahkemece alacağın gerçek olup olmadığına yönelik araştırma yapması gerekmektedir. Ancak müdahil alacaklılar tarafından gerçek olmayan alacak (muvazaalı takip) iddiasının/itirazının bulunmadığı durumda alacağın gerçek alacak olup olmadığı araştırılmaksızın borçlunun ödeme emrine itirazının veya takibin kesinleşip kesinleşmediğini belirlenmesi sonrası ulaşılacak kanaate göre verilecek depo kararı sonucuna göre karar vermesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı alacağına ve açılan iflas davasına müdahil olarak katılan alacaklıların alacağın gerçekliğine yönelik ayrıca itirazlarının bulunmaması sebebiyle mahkemece alacağın gerçek alacak olup olmadığını araştırmaksızın itiraz edilmeyen ödeme emrine konu borca yönelik usulünce verilen depo kararının yerine getirilmemesi sebebiyle yazılı şekilde sonuca gitmesi ve davalı şirket hakkında iflas kararı verilmesinde yasaya aykırılık görülmemiştir.
Ayrıca, istinaf kaldırma kararına yönelik yerel mahkemece uyma veya uymama yönlü karar alınmasının gerekmemesi, mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda eksiklikleri gidermesi ve basit yargılamaya tabi davada mahkemece tahkikatın tamamlanması sonrası taraflara beyanda bulunmaları için ayrıca süre verilmeksizin son beyanları alarak karar verilmesi de usule uygun (HMK 321/1) görüldüğünden davalının bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde davacıya iadesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır