İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/2016 K.2025/995

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2016 📋 K. 2025/995 📅 18.06.2025

aT.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2016
KARAR NO: 2025/995
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/10/2024
NUMARASI: 2023/225 Esas - 2024/722 Karar
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 30/03/2023
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili davacının davalı şirkette %39,09 oranında payı olduğunu,Ambarlı-Bandırma arasında bulunan özel bir hatta kendisine ait ... isimli gemi ile kamyon taşımacılığı yaptığını, 26.09.2022 tarihli genel kurulda şirketin tek malvarlığı olan 1 adet geminin satışına ilişkin yönetim kurulu üyelerine yetki verilmesi talep edildiğini, genel kurulda bir karar alınmadığını ,yapılan mali denetimde 1.806.065-USD kasa açığı bulunduğu, ortaklar adına sahte borç kayıtlarının açıldığının belirlendiğini, nitekim bu konuya ilişkin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2022/1042 esas sayılı dosyasında halen derdest olduğunu, şirketin tek malvarlığı olan ... isimli geminin satışına ilişkin herhangi bir genel kurul kararı alınmadığını, TTK 538/2. maddesinde "Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurul kararı gereklidir. Bu karar hakkında 421. Maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır." hükmü yer aldığını, %75 oy nisabının sağlanması gerektiğiniyönetim kurulunun 10.03.2022 tarihinde aldıkları karar ile geminin satışına karar verdiklerini, geminin satış gerekçesi olarak her ne kadar geminin artık hurdaya çıkması gösterilmişse de gerçeği yansıtmadığını, 16.11.2022 tarihinde alanında yetkili değerleme şirketinin survey raporu hazırladığını, işbu rapor gereğince gemi işler durumda olmakla birlikte, piyasa değerinin 1.900.000-2.100.000 USD arasında olduğunu, geminin değerinin yarısına satılmak istendiğini, 26.09.2022 tarihli genel kurul'dan hemen sonra, müvekkiline haber vermeden tek mal varlığı olan geminin hurdaya satılmasına karar verdiğini, genel kurula ait ve devredilemez olan önemli derecede aktiflerin satılması kararı alma yetkisini gasp ettiğini ... isimli geminin satışı kararı aldığından; ilgili yönetim kurulu kararının butlanla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili;önemli miktarda varlığın toptan satışında genel kurul karar nisabını öngören TTK 538. madde düzenlemesinin, yalnızca tasfiye halindeki anonim şirketler bakımından uygulama alanı bulduğunu,( Yargıtay 11. HD'nin E.2020/306, K.2021/6945 sayılı ilamı) davacının 26.09.2022 tarihli genel kurulda; olumsuz oy kullanmadığını,anonim şirketlerde şirket adına işlem yapma hak ve görevinin yönetim kuruluna verildiğini, karardan evvel yaklaşık 5 ay önce ekonomik sebeblerle gemilerinin operasyonları durdurulmak zorunda kalındığını, ... gemisinde, iskele ana makina no:7 silindir yatak sarması sonucunda yapılan kontrollerde aşırı derecede ısınmadan dolayı morarma ve çatlamalar olduğunu, meydana gelen işbu arıza üzerine ...Ltd. Şti. Tarafından gemi üzerinde inceleme yapıldığını, anılı firma tarafından yapılan inceleme üzerine 03.03.2023 tarihli hasar tespit raporu tanzim edildiğini geminin satışı için birden fazla şirketten teklif alınmış ve gemi en yüksek teklifi veren şirkete satıldığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği 16.11.2022 tarihli gemi survey raporunda geminin işler durumda olduğu belirtilmiş olsa da görüleceği üzere davacı tarafından belirtilenin tam aksine bu tarihten sonra 03.03.2023 tarihinde alınan teknik raporda geminin işler durumda olmadığı ve hasarın tamir edilmesinin elverişli olmadığını en yüksek teklifi veren ... San. Tic. Ltd. Şti. şirketi ile sözleşme imzalanarak satıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Türk Uluslararası Gemi Sicilinin ... sırasında kayıtlı bulunan “...” isimli ... IMO numaralı .../... gemisinin kontrolünün yapılarak gemi sicilinden terkininin sağlanmasının talep edildiği,16/03/2023 tarihinde Aliağa 7 numaralı Demir Bölgesinde bahse konu gemi üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, TTK'nın 933. Maddesinin 1(a) fıkrasına göre “....” durumunda olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, yapılan bilirkişi incelemesinde şirketin borca batık olmadığının tespit edildiği, 6102 sayılı TTK'nın "Batıl kararlar başlıklı 391 inci maddesi "(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan, b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır." hükmünü düzenlediği, davalı şirketin bu amacını gerçekleştirmek için tek deniz taşıtının ... isimli gemi olduğu, bu geminin satılması halinde şirketin amacını gerçekleştiremeyeceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; ... gemisinin satışının, müvekkil şirketin “yönetim kurulunun devredilemez yetki ve görevleri” kapsamında alınan yönetim kurulu kararı ile hukuka uygun olarak yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda mahkemenin inceleme ara kararının karşılanmadığını , davalı şirket dışında (dava dışı bir şirket olan) ... Tic. A.Ş.nin defter ve kayıtları incelenerek karar verilmesinin hatalı olduğunu,mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı surette, davacı tarafından ileri sürülmeyen bir düzenleme dışında karar ittihaz edildiğini, davacının ileri sürdüğü, TTK’de önemli miktarda varlığın toptan satışında genel kurul karar nisabını öngören TTK nın 538. madde düzenlemesi, yalnızca tasfiye halindeki Anonim Şirketler bakımından uygulama alanı bulduğu somut olayda uygulanamayacağını, Yönetim kurulu kararının butlanına yönelik bir davada alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişilerin; mali müşavir, gemi inşa mühendisi ve hesaplama uzmanı olmasının kabul edilemeyeceğini, kaldı ki bu bilirkişiler görev ve yetkilerini aşarak rapor tanzim ettiğini belirterek,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava;davalı şirkete ait ... gemisinin satışına ilişkin 10.03.2023 tarih ve 2023/01 karar nolu yönetim kurulu kararının butlanına ilişkindir. Anonim şirketlerde önemli miktarda şirket varlığının devrini konu alan işlemler bakımından genel kurulun münhasır yetkisini kullanması, bu işleme genel kurulun muvafakat ettiğini gösteren genel kurul kararının alınması suretiyle kullanılır. TTK'nın 408. maddesinde genel kurulun önemli miktarda şirket varlığının toptan satışına ilişkin kararının hangi nisapla alınacağı düzenlenmediği gibi genel kurulun esas sözleşme değişikliklerine ilişkin kararlarında uygulanacak nisapların düzenlendiği TTK'nın 421. maddesinde de bu duruma ilişkin bir nisap öngörülmemiştir. Buna karşın Anonim şirketlerde önemli miktarda varlığın satışına ilişkin düzenleme ile ilgili TTK'nun sona erme ve tasfiyeye ilişkin onuncu kısmında aktifleri satma yetkisi başlıklı 538. maddenin 2. Fıkrası; "Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir. Bu karar hakkında 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Hazır Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 22 maddesinin 12.fıkrası ise; “Genel kurul toplantısında, önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satışı kararı, şirket sermayesinin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan pay sahiplerinin olumlu oylarıyla alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay 11. HD'nin konuya ilişkin emsal kararında"TTK'nın 418. maddesi gereği kanunda ya da esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir düzenleme bulunmadığı sürece genel kurul kararlarının olağan çoğunlukla alınması kural olup önemli miktarda mal varlığı satışı için de gerek kanunda gerekse somut davadaki davalı şirketin ana sözleşmesinde kuralın aksine ağırlaştırıcı bir düzenleme bulunmamaktadır. Her ne kadar doktrinde önemli miktarda mal varlığının satışına dair genel kurul kararının da TTK'nın 538/2 maddesinin atfıyla 421/3-4'te gösterilen nitelikli çoğunlukla alınmasının gerekli olduğu ileri sürülmekte ise de kanun koyucunun nitelikli çoğunluk istemesi halinde bunu açıkça öngörmesi gerektiği,...kanunda yeter sayılar yönünden ayrıca ve açıkça düzenlenmemiş tüm genel kurul kararları TTK'nın 418. maddesindeki nisaplara tabi olduğu,... Her ne kadar Yönetmelik'te faal/tasfiye halinde şirket ayrımı yapılmaksızın önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satış kararının nitelikli çoğunlukla alınacağına dair nisap öngörülmüş ise de bu nisap tasfiye halindeki şirketler için TTK'nın 538/2 maddesinin atfıyla 421/3-4 maddesinde gösterilen nisaptır ve bu nisabın faal şirketler için uygulanması normlar hiyerarşisine de aykırıdır. "denilmiştir.(2020/306 esas,2021/6945 karar sayılı ilam ) Somut olayda davacı taraf bir genel kurul kararı alınmadan yönetim kurulunun satış kararı aldığı, davalı tarafta yönetim kurulunun şirketi yönetmeye yetkili yönetim kurulunun satış kararı almaya yetkili olduğu, geminin tamir kabul etmez derecede hasarlandığını savunmuştur. ... gemisinin davalı şirketin tek aktif malvarlığı olduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. 26.9.2022 tarihli genel kurulda alınan 6 nolu karar ile "şirket aktifinde kayıtlı olan gemi ile ilgili görüşmede konunun hazırlanacak olan olası bilanço denetim raporu ve gemi ekspertiz raporu sonucuna göre bir sonra ki genel kurulda görüşülmesine oy birliği ile karar alınmıştır. Geminin satışına ilişkin genel kurul tarafından yönetim kuruluna yetki verilmemiştir. Geminin şirketin önemli mal varlığı olduğu anlaşılmakla satışı için davacı tarafın iddia ettiği gibi TTK'nın 421 maddesi uyarınca %75 oranda nisap gerekmese de hiç genel kurul kararı alınmadan yönetim kurulunun satış kararı alındığı,kanuna aykırı ikincil düzenlemelerin dikkate alınamayaacğı, ticaret sicil kayıtlarında yapılan incelemede bu tarihten sonra genel kurul toplantısı yapılmadığı, yönetim kurulunun işlemlerine icazet verilmediği anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 187,8‬0‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yapılan 290-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2025