Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1885 K.2024/1591

🏛️ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1885 📋 K. 2024/1591 📅 31.10.2024

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ.. 2024/1885
KARAR NO :...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE :...
ÜYE :..
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ..Esas
ARA KARAR TARİHİ : 11/09/2024
ASIL DAVA
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU : Şirketin Feshi ve Tasfiyesi
BİRLEŞEN DAVA
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Ortaklıktan Çıkarılma
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/10/2024
Asıl davada davalı şirket yetkilisi tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Asıl davada davacı vekili, haklı sebeple şirket ortaklığının feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş olup birleşen Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında ise davacı vekili, TTK m 640 kapsamında davalı şirket ortağının ortaklık payının hesaplanarak şirket tarafından ödenmesine ve şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı/birleşen davada davacı şirket yetkilisi .... 'in 20/07/2024 tarihli dilekçe ile davacı ...'in talebi üzerine şirket adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz malları üzerine tedbir kararı uygulandığını, iş bu tedbir kararına karşı davacının cüzzi bir miktar teminat yatırdığını, dosyaya ibraz edilen 09/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda şirketin aktifinin rayiç değerinin 77.458.083,65 TL olduğunun tespit edildiğini, mahkemece 400.000 TL olarak belirlenen teminat miktarının yeterli olmadığını, şirketin öz sermaye değeri ile belirlenen teminat miktarı arasında kabul edilemeyecek derecede orantısızlık olduğunu, tedbirin etkinliğinin devamı için yeterli teminat bulunmamasının ileride telafi edilemeyecek zararların doğmasına yol açacağını, sunmuş oldukları emsal Yargıtay ilamları doğrultusunda şirkete ait malvarlığı üzerinde halihazırda uygulanmakta olan ihtiyati tedbir teminat tutarının bilirkişilerce hesaplanan şirketin aktif değeri üzerinden TÜİK' in belirlemiş olduğu enflasyon zamları da göz önüne alınarak teminat miktarının arttırılmasına, aksi takdirde davalının payını aşan kısmı üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece 11/09/2024 tarihli ara karar ile davanın niteliği de nazara alındığında HMK'nın 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşma ya da tamamen imkânsız hâle gelme ihtimali koşulunun gerçekleştiği, verilen tedbir kararının ve takdir edilen teminat bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, davalı şirketin sermayesi ve davacının hisse oranı nazara alınarak teminat takdir edildiği, ihtiyati tedbir kararının verilme koşullarında herhangi bir değişiklik olmadığı, bu nedenle verilen ihtiyati tedbir kararının ve takdir edilen teminat miktarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı şirket yetkilisinin teminat miktarının arttırılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan asıl davada davalı/birleşen davada davada davacı şirket yetkilisi, yerleşmiş Yargıtay kararlarında teminat bedelinin %25 olduğunun açıkça belirtildiğini, şirketin malvarlığı yüksek olan bir şirket olduğunu, davacının dava dosya değerine göre düşük bir teminat ile tüm malvarlığına tedbir konulmasının yasaya aykırı olduğunu, şirketin öz sermaye değeri ile belirlenen teminat miktarı arasında oransızlık bulunduğunu, dosya kapsamında güncellenen teminat bedelinin dahi çok düşük kaldığını, tedbirin değiştirilmesine, ters tedbir uygulanmasına karar verilmesini taleple, şirkete ait malvarlığı üzerinde halihazırda uygulanmakta olan ihtiyati tedbir teminat tutarının bilirkişilerce hesaplanan şirketin aktif değeri üzerinden %15 oranında belirlenmesine aksi takdirde davalının payını aşan kısmı üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Asıl dava, TTK'nın 636/3 maddesine dayalı haklı sebeple şirket ortaklığının feshi ve tasfiyesi istemine, birleşen dava ise şirket ortaklığından çıkarılmaya ilişkindir.
İstinaf incelemesine konu talep, ihtiyati tedbir teminat miktarının arttırılması, aksi takdirde kaldırılması talebinin reddi kararına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davada davalı/birleşen davada davacı şirket yetkilisinin talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı şirket yetkisi taradından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Geçici Hukuki Koruma türlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 sayılı HMK’nin 389 - 399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar HMK’nin 341. maddesinde düzenlenmiş olup 1. fıkrası “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” hükmünü içermektedir.
Buna göre geçici hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati tedbire yönelik kararlardan, HMK 391/3. maddesi gereğince “tedbir talebinin reddi halinde” ve yine 394/4. maddesi gereğince “karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz üzerine verilen kararlara” karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir hakkında verilen kararlara karşı ancak belli durumlarda istinaf yoluna başvurulabilecektir. Nitekim, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 396. maddesinde durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın istinaf yoluna götürülemeyeceği aslında kanun koyucunun da açık ve bilinçli bir tercihidir. Zira durum ve koşulların değişmesi sebebiyle itiraz hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu şekilde 394. maddenin üçüncü fıkrasına yapılan atıf ile üçüncü kişilerin de itiraz edebileceği, dördüncü fıkraya yapılan atıf ile de itirazın şekli ve incelenmesinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Dikkat edilirse kanun yoluna başvuru imkânını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmamıştır.
İhtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesi mümkün olabilir ve her seferinde itiraz edilebilir, her itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen istinaf yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğuracaktır.
Derdest asıl dava kapsamında davacı vekilinin tedbir talebi üzerine mahkemece 11/01/2023 tarihli duruşma ara kararı ile; davalı şirketin sermayesi ve davacının hisse oranı nazara alınarak takdiren 20.000,00 TL teminat mukabilinde davalı şirket İlke ... Şti.'ne ait gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tedbire yönelik itiraz dilekçesi ile teminatın tedbir konulan taşınmazların değeri karşısında yetersiz olduğunu, tedbir için gereken yaklaşık ispatın sağlanmadığını belirterek tedbir kararından dönülmesine karar verilmesini talep etmiş olup 08/02/2023 tarihli ara kararı ile itirazının reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf edildiği, dairemizin ... E- ... Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre mevcut davada; davalı tarafından tedbire itiraz edilmiş ise de itirazı reddedilmiş ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş ve söz konusu başvurunun da esastan reddine karar verilmiştir.
İşbu istinaf incelemesine konu talebin de, alınan bilirkişi raporu uyarınca şirketin tespit edilen rayiç değeri karşısında mahkemece tespit edilen teminat miktarının orantısız kaldığı belirtilerek teminat miktarının artırılmasına aksi takdirde davacının payını aşan kısım üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu ve bu talebin tedbire itiraz olmayıp durum ve koşulların değişmesi nedeni ile tedbirin değiştirilmesi mahiyetinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, asıl davada davalı/birleşen davada davacı şirket yetkilisinin talebinin HMK 396 maddesi gereğince durum ve koşulların değişmesi nedeni ile tedbirin değiştirilmesi/kaldırılması talebi olduğundan ve bu taleplere ilişkin verilen kararlara yönelik istinaf yolunun kapalı olması nedeni ile, mahkemenin 11/09/2024 tarihli ara kararı istinafı kabil bir karar olmadığından şirket yetkilisinin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-) Asıl davada davalı/birleşen davada davacı şirket yetkilisinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
2-) Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcının istek halinde tarafa iadesine,
3-) İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına,
4-)Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oybirliği ile kesin olarak karar verildi.31/10/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye*
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
...
Katip
...
¸e-imzalıdır