Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2023/1788 K.2023/1549
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP :...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2023
NUMARASI ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İLİŞKİLİ KİŞİ : v
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 20/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/11/2023
Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas, 05/07/2023 tarihli ara kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin 10/10/2016 tarihinde müvekkili tarafından kurulduğunu, şirketin tek ortağı, kurucusu ve sahibi olan müvekkilinin müdürler kurulu başkanı olduğunu, eşi ... ... ... ise şirket müdürü olarak seçildiğini, her iki müdürün şirketi birlikte temsil edeceği ve müştereken temsil ve ilzama yetkili olduklarının kararlaştırıldığını, 21/01/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirkette bulunan 14.000 hisse karşılığı 350.000 TL değerindeki şirket hissesinin müvekkili tarafından eşi İlke'ye devredildiğini, söz konusu devirden kısa bir süre sonra boşanma davası açıldığını ve taraflar arasında bir çok hukuk ve ceza davasının mevcut olduğunu, bundan dolayı güven ilişkisinin sona erdiğini, şirket faaliyetleri için taraflar arasında ortak karar alınması ve ortak hareket edilmesinin imkanının kalmadığını, dava dışı ortağın kusurlu eylemlerinin müvekkili açısından şirketin feshini istemede haklı neden teşkil ettiğini, belirterek şirkete kayyım atanmasına ilişkin tedbir kararı verilerek, şirket adına kayıtlı araçlar ve taşınmazlar ile şirket hisseleri üzerine tedbir konulmasını ve mahkemece tasfiye sürecine esas tüm önlemlerin alınmasını, 15/11/2022 tarihinde yapılacak olan olağanüstü genel kurul toplantısının ertelenmesini, ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 26/06/2023 tarihli talep dilekçesinde özetle; Mahkemenin 29.03.2023 tarihli 2 numaralı '' ... plakalı araç dolayısıyla kasko şirketinin herhangi bir ödeme yapması halinde davalı şirket yetkilisince tedbir kararı gereği işlem yapılarak ivedilikle Mahkemeye bilgi verilmesi '' şeklinde ara karar kurulduğunu, ... ... A.Ş. tarafından 26.06.2023 tarihinde ...plakalı araç için ... numaralı hasar ödemesi başlıklı 1.300.000,00 TL'nin davalı şirkete ödeme yapıldığını, ödenen bu miktarın davalı şirketin ... ... iban numaralı hesabında bulunduğunu, feshi istenen davalı şirketin faaliyet alanlarından bir kaçının akaryakıt satmak ve inşaat yaparak satmak olduğunu, davalı şirketin bu faaliyet konusu kapsamında satmak için ... ... Mh. 11252 ada 1 parsel nolu taşınmaz üzerine 2021 yılında 8 adet (1+1) daire/mesken ve 2 adet dükkan/işyerinden oluşan inşaata başladığını, davalı şirketin inşaat bittikten sonra bu daire ve dükkanların satışına başladığını, Mahkememizce tedbir kararı ile satışı engellenen davalı şirkete ait gayrı menkullerin şirketin durağan mallarından/demirbaşlar mallarından olmadığını, şirketin akaryakıt, lastik ve sair ürün satışı gibi inşaat yapıp sattığı ticari faaliyeti kapsamındaki ticari mallar olduğunu, davalı şirketin bu taşınmazları yapıp satarak para kazandığını, mahkemenin tedbir kararı ile davalı şirketin ana sözleşmesindeki taşınmaz (inşaat) yapımı-alımı-satımı ticari faaliyetini engellediğini, hali hazırda borçların ödenmesinde problem yarattığını, bu sebeple de şirketin ekonomik olarak ticari hayatının riske girdiğini, davalı şirketin bayiliğini yaptığı ... A.Ş'ye toplam 1.547.073,26 TL ödeme yapacağını, Mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılmasını, aksi takdirde yine mahkemece davacının hissesi oranında belirlenecek teminat üzerinden teminat mektubu olarak sunulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece,05/07/2023 tarihli ara karar ile; talebin ihtiyati tedbirin mahiyetine aykırı düştüğü, ihtiyati tedbiri işlevsiz kılacağı kanaatine varılarak, taraf hak ve menfaat dengesi gözetilmekle davalı vekilinin talebinin reddine şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Mahkemece 11/01/2023 tarihli duruşmada ara kararı ile 20.000,00 TL teminat mukabilinde davalı şirkete ait gayrimenkullerin devrinin engellenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verildiği, itirazları üzerine teminat miktarının 100.000,00Tl'ye çıkartıldığını, ancak mahkemenin şirket mallarının devrinin engellenmesine yönelik bu kararının, şirketin ticari faaliyetini engellediği için şirkete zarar verdiğini, Şirketin feshi istemli davada, davacının %30 şirket hissesi bulunduğunu, davacı şirket ortağının ortaklık hisse payının karşılığının (ilk derece mahkemesine göre 100 bin TL) mahkemeye teminat mektubu olarak davalı şirket tarafından verilmesi karşılığında, ilk derece mahkemesince tedbirin değiştirilmesinin taraflarınca talep edildiğini, tedbirin değiştirilmesine/teminatın değiştirilmesine dair 26/06/2023 tarihli talebin, İlk derece mahkemesinin, 05/07/2023 tarihli ara kararı ile reddedildiğini, bu kararın, usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin ... A.Ş'ye toplam 1.547.073,26 Tl ödeme yapması gerektiğini, yine şirketin adına kayıtlı olan ... plakalı aracın kaza yapması sonucu perte çıkmasından dolayı yerine araç alınması gerektiğini, Ancak mahkemenin orantısız, ölçüsüz şekilde uyguladığı tedbir sebebiyle şirketin, ticari faaliyetini yerine getirirken zorlandığını, Bu sebeple yerel mahkemenin ihtiyati tedbir kararının davalı şirketin vereceği banka teminat mektubu karşılığı değiştirilmesi talebinin reddi kararının kaldırılmasına, talebleri gibi HMK m 395 kapsamında işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Talep, TTK'nın 636/3 maddesine dayalı haklı sebeple şirket ortaklığının feshi ve tasfiyesi isteminde ihtiyati tedbirin değiştirilmesi talebinin reddi kararına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, 29/03/2023 tarihli ara karar ile dosya kapsamına göre; tedbir konulan ...plakalı aracın hali hazırda kazalı ve ağır hasarlı olduğu bildirildiğinden davalı vekilinin bu araç üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile ... plakalı araç üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına, kasko şirketinin herhangi bir ödeme yapması halinde bu bedel üzerine tedbir konulmasına, yine davalı vekilinin 15/03/2023 ve 27/03/2023 tarihli dilekçelerinde ihtiyati tedbir kararının nakdi teminat olarak yatırılması ve teminat mektubu olarak sunulması taleplerinin ise davanın niteliği ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi'nin 26/01/2023 tarih, ......... Esas - .../... Karar sayılı ilamı nazara alındığında verilen tedbir kararlarının bu haliyle yasal şartları taşıdığı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla reddine şeklinde karar verilmiştir.
Bu kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin .../... E-.../... Karar sayılı kararı ile ; davalı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
Geçici Hukuki Koruma türlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 sayılı HMK’nin 389 - 399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar HMK’nin 341. maddesinde düzenlenmiş olup 1. fıkrası “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” hükmünü içermektedir.
Buna göre geçici hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati tedbire yönelik kararlardan, HMK 391/3. maddesi gereğince “tedbir talebinin reddi halinde” ve yine 394/4. maddesi gereğince “karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz üzerine verilen kararlara” karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir hakkında verilen kararlara karşı ancak belli durumlarda istinaf yoluna başvurulabilecektir. Nitekim, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 396. maddesinde durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın istinaf yoluna götürülemeyeceği aslında kanun koyucunun da açık ve bilinçli bir tercihidir. Zira durum ve koşulların değişmesi sebebiyle itiraz hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu şekilde 394. maddenin üçüncü fıkrasına yapılan atıf ile üçüncü kişilerin de itiraz edebileceği, dördüncü fıkraya yapılan atıf ile de itirazın şekli ve incelenmesinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Dikkat edilirse kanun yoluna başvuru imkânını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmamıştır.
İhtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesi mümkün olabilir ve her seferinde itiraz edilebilir, her itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen istinaf yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğuracaktır.
Derdest dava kapsamında davacı vekilinin tedbir talebi üzerine mahkemece değişik tarihli ara kararlar ile tedbir kararları verilmiş, Davalı tarafça bu kez ; 26/06/2023 tarihli dilekçe ile Mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılmasını, aksi takdirde yine mahkemece davacının hissesi oranında belirlenecek teminat üzerinden teminat mektubu olarak sunulmasına karar verilmesi talep edilmiş, Mahkemece 05/7/2023 tarihli ara karar ile davalı vekilinin talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekili reddedilen karara yönelik istinaf talebinde bulunmuştur.
Bu açıklamalara göre istinafa konu edilen 05/7/2023 tarihli ara kararı artık HMK'nın 396. maddesinde açıklanan “durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması”na ilişkin bir karardır. Maddede açıklandığı üzere, daha önce verilmiş olan kararda değişiklik yapılırsa, bu değişikliğe itiraza ilişkin olarak HMK.nın 394.maddesi 3. ve 4. fıkrası kıyas yoluyla uygulanmalıdır. Buna karşılık verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı da dikkate alınmalıdır. Nitekim, madde gerekçesindeki “İhtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen bu maddede de, yukarıda belirtilen iki maddedeki ortak yönler dikkate alınarak itiraza ilişkin benzer hükümlere ayrıca atıf yapılmıştır. Ancak itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmamıştır. Zira hal ve şartların değişmesi hukuki bir değerlendirmeden daha çok, maddi şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde bir çok kez hal ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması yada talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında konun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır.” açıklaması da bu karara karşı kanun yolunun öngörülmediğini göstermektedir.
Mevcut davada; davalı tarafından tedbire itiraz edilmiş ise de talebi reddedilmiş, bu karara karşı istinaf yoluna gelinmiştir. Davalı vekili tarafından sonraki aşamalarda sunulan dilekçe ile verilen tedbir kararının kaldırılması, aksi takdirde yine mahkemece davacının hissesi oranında belirlenecek teminat üzerinden teminat mektubu olarak sunulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalının bu talebi tedbire itiraz olmayıp durum ve koşulların değişmesi nedeni ile tedbirin değiştirilmesi talebidir.
Davalının talebi HMK 396 maddesi gereğince durum ve koşulların değişmesi nedeni ile tedbirin değiştirilmesi/kaldırılması talebi olduğundan ve bu taleplere ilişkin verilen kararlara yönelik istinaf yolunun kapalı olması nedeni ile, mahkemenin 05/7/2023 tarihli ara kararı istinafı kabil bir karar olmadığından davalı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 20/10/2023
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye*
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı