Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/422 K.2025/483

🏛️ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/422 📋 K. 2025/483 📅 22.05.2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 08/12/2021
DAVANIN KONUSU: Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 22/05/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesinin 2. fıkrası gereği miktar ve değeri istinaf kesinlik sınırını aşmayan malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır.
Davacı vekili; dava dilekçesinde talep ettiği erken kapama komisyonu, dosya masrafı, ekspertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti hakkında hakkında karar tesis edilmediğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Öncelikle yerel mahkemenin karar tarihi olan 08/12/2021 tarihindeki istinaf kesinlik sınırı 5.880,00-TL olup, eldeki dosyada bu miktar gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dosya içeriğine göre davacı dava dilekçesinde, davalı banka ile akdedilen kredi sözleşmesi nedeniyle yapıldığı iddia edilen fazla tahsilatların iadesi talebi ile açtığı alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ettiği, dava dilekçesinde açılan davanın belirsiz alacak davası olduğunun belirtildiği ancak her bir talebine ilişkin belirli bir tutarın da bildirilmediği, Yerel Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda davacı yanın KKDF alacağı bulunmadığından talep edilemeyeceği, yine davacı yandan davaya konu kredilere ilişkin toplam 5.086,64-TL masraf ve komisyon tahsilatı yapıldığının belirlendiği, bu durumda reddedilen ve istinaf incelemesine konu edilen toplam miktar 5.086,64-TL olup karar tarihi itibari ile istinaf kesinlik sınırının altında kalmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/4024 Esas ve 2023/4533 Karar sayılı ilamı)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, davacı tarafından davanın kısmi veya belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesine bakılmaksızın dava dilekçesinde veya yargılama aşamasında (örneğinin bilirkişi raporunda) her yıl yeniden değerleme oranı ile tespit edilen karar tarihindeki istinaf sınırının üzerinde kalan bir miktarın belirtilmesi/belirlenmesi gerekmekte olup somut olayda dava dilekçesinde belirtilen 3.000,00-TL ve bilirkişi raporu ile belirlenen 5.086,64-TL dışında açıklandığı şekilde istinaf sınırının belirlenmesinde esas alınabilecek başkaca bir miktara rastlanmamıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/5212 Esas ve 2024/8430 Karar sayılı ilamı)
Açıklanan gerekçelerle; davacı taraf alacak talebini belirsiz alacak davasına konu etmiş, dava dilekçesi ile de talebini 3.000,00-TL olarak belirtmiş olup; alınan bilirkişi raporu ile davacı yanın talep edebileceği alacak miktarının 5.086,64-TL olarak belirlendiği anlaşılmakla bu durumda red miktarı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00-TL'nin altında kaldığından miktar itibariyle kesin niteliktedir.
İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesine aittir. Ancak İlk Derece Mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.
Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, ilk derece mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve ilk derece mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.
İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi halinde, İlk Derece Mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira İlk Derece Mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesinin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, bölge adliye mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince gerekli kararın (ret kararının) verilmesi gerekecektir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, davacının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,
3-Davacının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22/05/2025
...