Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/852 K.2025/757
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/852 Esas 2025/757 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/852
KARAR NO : 2025/757
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2025 (Ara Karar)
NUMARASI : 2024/769 Esas
TALEP : İhtiyati Haciz Kararına İtiraz
TALEP TARİHİ : 05/03/2025
KARAR TARİHİ : 03/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2025
Taraflar arasındaki anonim şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasında ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine ilişkin olarak verilen ara karara karşı ihtiyati haciz kararına itiraz eden İsmet Sivrioğlu vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz kararına itiraz eden ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu iş ve işlemlerle hukuki ve fiili bağlantısı olmadığını, müvekkilinin davacı şirket nezdinde herhangi bir görevi bulunmadığını, ihtiyati haciz kararının ölçülülük ilkesine aykırı olup, müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, ihtiyati haciz talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, davanın sonucunun baştan kararlaştırılmasını sağlayacak şekilde geçici hukuki korumanın kullanılması ve davanın sonucunun öne çekilmesinin sakınca doğuracağını, geçici hukuki korumanın asıl davaya hizmet eden işlevi karşısında ispat ölçüsünün düşürülmesi ve diğer taraf dinlenilmeden savunma ihlal edilerek karar verilmesi, böylece kesin hükmün ortaya çıkmadığı bir aşamada yargılama garantileri zayıf bir karar ile telafisi imkansız sonuçlar yaratılmasının doğru olmadığına ilişkin emsal kararlar bulunduğunu, müvekkilinin kamu emeklisi olup, geçimini emekli maaşıyla sağladığını, 79 yaşında olan müvekkilinin ağır hastalığı bulunduğunu, yaşamını kendi başına idame ettirecek durumda olmadığını, müvekkilinin kredi ödemeleri, fatura ödemeleri, aidat ödemeleri vs bulunduğunu, bu ödemelerin bankalar aracılığıyla yapıldığını, tüm taşınır, taşınmaz ve banka hesaplarına ihtiyati haciz uygulanmasının ölçülülük ilkesine uygun olmadığını, müvekkilinin borcu rahatlıkla karşılayabilecek taşınmazına haciz konulmasına, diğer taşınır ve taşınmaz, banka hesaplarına ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, taşınmazına ilişkin belediye tarafından alınan rayiç bedelin 1.985.278,64 TL olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin ise 10-15 milyon arasında bulunduğunu, tek bir taşınmazına haciz konulmasının daha adil olacağını belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, aksi kanaat halinde ise rayici bildirilen bir adet taşınmazı dışındaki ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dosya kapsamında bulunan ticaret sicil kayıtlarına göre, davalının şirket yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, davacı yanca, davalıların davacı şirket yöneticisi oldukları dönemdeki eylemleri nedeniyle şirket hakkında SPK tarafından kesilen idari para cezalarının ödendiği iddia olunarak, ödenen miktarların davalılardan müteselsilen tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı, dosyaya sunulan belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, SPK raporu ve ödeme dekontlarının davacının haklılığının yaklaşık ispatı için yeterli olduğu, yaklaşık ispat ölçütünün gerçekleşmiş bulunması sebebi ile davalının itirazının reddi gerektiği, davalı vekili aynı talebinde gösterdiği taşınmaz üzerine haciz konularak, diğer malvarlığı üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını istemişse de, takibe başlandığından İİK'nun 266. maddesi uyarınca takipten sonra bu yetkinin icra mahkemesine geçtiği, bu talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle davalı ...'nun ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının reddine, davalı vekilinin İİK'nun 266. maddesi uyarınca davalıya ait taşınmaz üzerine haciz konularak diğer mal varlığı üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına yönelik talebinin yasal düzenleme gereği icra takibi yapıldıktan sonra icra mahkemesinden istenilebileceğinden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararına itiraz gerekçelerini tekrar ederek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, aksi kanaat halinde 1 adet taşınmaz dışındaki ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; İİK'nun 257 vd. maddeleri uyarınca verilen ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.
Lehine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden davacı vekili, davalıların yönetici olduğu şirketin davalıların eylemleri nedeniyle SPK tarafından idari para cezası kesildiğini, kesilen idari para cezasının şirket tarafından ödendiğini, ödenen bedelden şirket yöneticisi olan davalıların sorumlu olduğunu belirterek 988.501,50 TL alacağın tahsilini teminen borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Anılan talep dayanağı olarak da davacıya verilen SPK'nun 25/10/2016 tarihli, esas sözleşmede hüküm bulunmaksızın bağış ve yardımda bulunulması nedeniyle 123.278,00 TL, ...ne yapılan bağış ve yardımlarda özel durum açıklamasında bulunulmaması nedeniyle 925.224,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin bülten ile SPK'nun 11/11/2016 tarihli, kurumsal yönetim ilkelerine uyum raporunun ...nin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almaması nedeniyle 269.500,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin bültenlerin yanı sıra davacı tarafından SPK hesabına 28/12/2016 tarihinde 202.125,00 TL, 06/12/2016 tarihinde 786.376,50 TL ödendiğine ilişkin ödeme dekontlarını ibraz etmiştir.
Lehine ihtiyati haciz kararı verilen şirketin 27/09/2024 tarihli yönetim kurulu kararıyla SPK tarafından verilen idari para cezasının ödenmesi nedeniyle eylemin gerçekleştiği dönemde yönetim kurulu üyesi olan davalılara rücu edilmesi için dava açılmasına karar verilmiştir.
İdari para cezası bildirim tutanakları, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, taşınmaza ilişkin ilan suretleri, Emlak Vergi Beyannamesi dosya içerisinde yer almaktadır.
Mahkemece 18/02/2025 tarih ve 2024/769 Esas sayılı ara karar ile, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, 988.501,50 TL yönünden %15 teminat karşılığında davalıların menkul, gayri menkul mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiş, anılan karara karşı davalı ... vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine ise, duruşma açılarak yapılan itiraz yargılaması sonunda ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair ara karar verilmiştir.
İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).
İİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir.
Somut olayda, ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... dinlenmeden mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İtiraz eden anılan davalı henüz huzuri ile yapılan haciz ve/veya yokluklarında yapılan haciz tutanağının kendilerine tebliği söz konusu olmadığından ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalı itirazının süresinde olduğu kabul edilmiştir.
İİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına itiraz nedenleri tahdidi olarak sayılmıştır.
Dosya içerisinde yer alan SPK bültenleri, anılan bültenlerde yer alan idari para cezasının lehine ihtiyati haciz kararı verilen davacı tarafından dava dışı SPK hesabına yatırıldığına ilişkin banka dekontları, ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ...'nun davacı şirket yönetim kurulu üyesi olduğuna dair Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri karşısında mahkemece yaklaşık ispatın gerçekleştiği, davalının itirazının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekili, davalının bir adet taşınmazının belediye rayiç değerinin dahi ihtiyati haciz kararına konu alacağı karşıladığını ileri sürerek sadece bu taşınmaz üzerinde ihtiyati haczin bırakılmasını, diğer taşınmazlara ve mal varlığına uygulanan ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Anılan talep İİK'nun 266. maddesi kapsamında değerlendirilecek olup, mahkemece anılan talebin icra mahkemesinden istenilebileceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu karar ise, HMK'nun 341/1. maddesi kapsamında düzenlenen esas hakkında nihai karar niteliğinde olmadığı gibi, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilen karar niteliğinde de değildir. Ara kararın İİK'nun 266. maddesine ilişkin kısım yönünden istinaf kanun yolu açık değildir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 1 adet taşınmaz üzerinde ihtiyati haczin bırakılması, diğer taşınmazlara ve mal varlığına uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kısım yönünden talep İİK'nun 266. maddesi kapsamında değerlendirilecek olup, mahkemece anılan talebin icra mahkemesinden istenilebileceği gerekçesiyle reddine ilişkin verilen karar HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca istinafa tabi bulunmadığından ihtiyati haciz kararına itiraz eden davalı vekilinin kararın anılan kısmına yönelik istinaf itirazının usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin ara karar kısmına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekilinin 1 adet taşınmaz üzerinde ihtiyati haczin bırakılması, diğer taşınmazlara ve mal varlığına uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ara karar kısmına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. maddesi gereğince istinafa tabi ara karar niteliğinde bulunmadığından HMK'nun 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
3-İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ...'ndan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından lehine ihtiyati haciz kararı verilen davacılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f ve 341. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.