Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/1329 K.2025/1492

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1329 📋 K. 2025/1492 📅 16.07.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2025
NUMARASI : ....
TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbirin Kaldırılması
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/05/2025 Tarih ve 2023/509 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :İhtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen davalı vekili, müvekkilinin mobilya sektöründe tanınan, bilinen bir firma olduğunu, müvekkilinin 2008/36793 sayılı ve "..." ibareli markayı devraldığını, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına karşı, karşı taraf vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, başvurunun halen Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinde olduğu, ayrıca "SMK 155- (1) Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." maddesi gereğince de karşı tarafın tescilli bir markaya dayanmasının sonucu değiştirmeyeceği , sair itirazların da ihtiyati tedbirin kaldırılmasını gerektirecek hususlardan olmadığı gerekçesiyle tedbirin kaldırılması veya teminatın arttırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf davalı vekili, HMK'nın 396 maddesi kapsamında müvekkili tarafından devralınan markanın dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin önceki karara karşı yaptığı istinaf başvurusu sırasında 2008/36793 sayılı markanın henüz devir alınmadığını, dolayısıyla bu hususun önceki kararın istinaf incelenmesinde, dikkate alınmayacağını, somut olaya SMK'nın 155. maddesinin uygunlanmasının mümkün olmadığını, zira müvekkilinin devraldığı markanın ihtiyati tedbir isteyenin markalarından daha önce tescil edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin tedbir kararının HMK'nın 396 maddesi uyarınca kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafça ihtiyati tedbir talep edildiği, bunun üzerine mahkemece talebin kısmen kabulü yönünde karar verildiği, bu kararın karşı taraf davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizce istinaf itirazların esastan reddine karar verildiği, bu tedbir kararının açık bulunmaması nedeniyle uygulanamaması üzerine mahkemece eksik hususların tamamlanarak ilgili hususta tedbir kararı tesis edildiği, karşı taraf vekilince bu kararın kaldırılmasının istenildiği, mahkemece karşı taraf vekilinin kaldırma talebinin 16.04.2025 tarihli kararla reddine karar verildiği, bu karara karşı, karşı taraf davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Dairemizce mahkemenin 16.04.2025 tarihli ara kararına istinaf kanun yolunun kapalı olması nedeniyle karşı taraf davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verildiği, karşı taraf davalı vekilinin 21.05.2025 tarihli dilekçesi ile HMK'nın 396. Maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece bu istemin de 22.05.2025 tarihli ara karar ile yukarıda açıklanan gerekçelerle reddine karar verildiği, iş bu son kararın istinaf edilerek Dairemiz önüne geldiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen 396. maddesine göre, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin olarak ise 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları kıyas yoluyla uygulanacak olup, maddede kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 396 maddesinin gerekçesinde de, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husus olduğu, ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabileceği, her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulmasının, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacağı belirtilmiş olup, hal ve şartların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan ve her değişiklikten sonra verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması halinde, kanun yolundan beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracağından, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması öngörülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin karar, durum ve koşulların değişmesi nedeniyle verilen bir karar olduğundan ve 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 391. ve 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından mahkemenin ara kararına karşı kanun yolu kapalı olup, karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 346. maddesi gereğince, karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin REDDİNE,
2-Karşı taraftan peşin alınan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, istek halinde karşı tarafa iadesine,
3-Kararın tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/07/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...