Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/2119 K.2025/721

🏛️ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2119 📋 K. 2025/721 📅 23.06.2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:23/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:18/10/2023
DAVANIN KONUSU:Kayıt Kabul
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:23/06/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin Kozan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, Erzurum İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen ilama dayalı takip başlatıldığını, davalının iflası üzerine alacak kayıt başvurusu yapıldığını ancak mahkeme kararının ibraz edilmediği gerekçesi ile başvurunun reddine karar verildiğini beyan ederek, 56.912,71 TL alacağın sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, alacak kayıt başvurusunun bir sayfadan ibaret olduğunu, icra takibinin kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin, icra takibinin iflas dosyasında verilen tedbir kararından önce başlatılıp başlatılmadığının, takibe itiraz edilip edilmediğinin, mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin bir belge sunulmadığını, bu nedenle davacının alacak talebinin reddine karar verildiğini, davacının alacağını ispatlaması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...İflas masasından gelen cevabi yazıdan; davacıya alacağın masaya kayıt talebinin reddine ilişkin kararın 15/05/2022 tarihi itibariyle tebliğ edildiği, davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Alınan 11/08/2023 tarihli rapor denetime açık, mevzuata uygun olmakla hükme esas alınmıştır. Buna göre; davacının iflas tarihi itibariyle davalıdan 17.117,45 TL alacağının kayıt kabulünü talep edebileceği anlaşılmıştır. Bu nedenle davanın kısmen kabul/kısmen reddine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 17.117,45 TL alacağın Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... İflas masasında kayıtlı iflas dosyasının sıra cetveline kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle karar verildiğini, reddedilen kısım için karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin ve bu vekalet ücretinin fahiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yanın dava açılmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, dava konusu alacaklar işçilik alacakları olup, hepsinin iflas idaresince kayıt kabul için başvuru tarihinde kesinleşmiş olan ilama dayalı alacaklar olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın eksik bildirimlerine göre alacak kayıt başvurusunun reddedildiğini, işbu kayıt kabul davasına davacı tarafın sebebiyet verdiğinin mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğini, davacı tarafça, dava dilekçesi ile bahse konu olan Kozan İcra Dairesi'nin icra takip dosyasında, icra takip borçlularından ... Genel Müdürlüğü'nden tahsilat yapılmış olmasından dolayı mükerrer talepler ile alacak başvurusunda bulunulmuş olmasının ve buna bağlı olarak İş Mahkemesi dosyası hakkında bilgi verilmeksizin alacak talebinde bulunulduğunun mahkemece dikkate alınmadığını, Kozan İcra Dairesi'nin icra dosyasında yapılan tahsilat ve hesaplamaya dayanak olan faiz oranları ile karşılaştırma yapılmaksızın hesaplama yapıldığını, eksik incelemeye dayalı rapora göre karar verildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kayıt ve kabul istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalının istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; istinafa konu kararda davacı tarafından talep edilen miktar 56.912,71 TL, mahkemece kabul edilen miktar 17.117,45 TL'dir. Davalı kabul edilen miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL, 2025 yılı için 40.000,00 TL'dir.
İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 18/10/2023 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir.
İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak ilk derece mahkemesine aittir. Ancak ilk derece mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermesi halinde, bölge adliye mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.
Bu konuda Kanun'da bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, ilk derece mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve ilk derece mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.
İlk derece mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11. maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi halinde, ilk derece mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira ilk derece mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, bölge adliye mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince gerekli kararın (ret kararının) verilmesi gerekecektir.
İlk derece mahkemesince verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, davalının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacının istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, iflas tarihi itibariyle hesaplama içeren denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı lehine hükmedilen maktu vekalet ücretinin mevzuata uygun olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
5-Tarafların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 04/06/2025 tarih 7550 sayılı yasanın 20. maddesiyle Değişik Ek 1. maddesi ve 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin dava tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...