İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/936 K.2025/932

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/936 📋 K. 2025/932 📅 03.07.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/936
KARAR NO: 2025/932
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/05/2025 (Ara Karar)
NUMARASI: 2025/228 Esas (Derdest)
TALEP: İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; 2023 yılı içerisinde ikame edilen "davalı şirkete özel denetçi tayin edilmesi" konulu dava dosyasında yazılan bir müzekkere neticesinde, davalı şirketin 2019, 2020, 2021, 2022 yıllarındaki tüm bağımsız denetim raporlarının sahte olduğu ve şirketin bugüne kadar aslında hiçbir zaman gerçek manada denetlenmemiş olduğu anlaşıldığını, taraflar arasında yıllardır süregelen ihtilaf dikkate alındığında, hakim ortak ...'nun şirketin gerçek durumunun azınlık pay sahipleri tarafından bilinmesini istememesi ve yıllardır dağıtılmayan kar payının gerçekte olduğundan daha düşük gösterilmesi amacıya bağımsız denetim şirketi seçiminde kötü niyetli hareket edildiğini, hal böyle iken 2019-2022 yılları arasındaki bağımsız denetçi seçimi adına Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/539 Esas sayılı dava ikame edildiğini, 2023 yılı bağımsız denetçi seçimi adına da aynı mahkemenin 2023/540 Esas sayılı dosyasında 31.07.2023 tarihinde dava ikame edildiğini, şirket defter ve kayıtlarında tarafsız bir denetim faaliyeti yürütülmesinin önüne geçmek isteyen davalı şirketin, açılan davaları konusuz bırakmak amacıyla, dava tarihinden sonra 21.11.2023 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı organize ederek şirket esas sözleşmesindeki oy nisabına aykırı olarak 2023 yılına ilişkin .. Şirketi'ni bağımsız denetçi olarak tayin ettiğini, söz konusu genel kurul kararının iptali için İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/875 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, aynı dosyadan verilen 24.01.2024 tarihli ara karar ile bağımsız denetçi seçimine ilişkin kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğini, yürütmenin durdurulması kararına karşı davalı şirket tarafından yapılan itirazın da yine aynı mahkemenin 04.04.2024 tarihli kararı ile reddedildiğini, davalı şirketin 24.01.2024 tarihli tedbir kararına rağmen seçilen bağımsız denetim şirketinden rapor aldığını, dava konusu genel kurul davet çağrısı ekinde ilgili raporları müvekkillerine tebliğ ettiğini, bu bağımsız denetim raporuna dayanarak 2023 bilançosunun tasdikini talep ettiğini, azınlık pay sahipleri tarafından bir çok kez davalı şirketin sektörün ileri gelen bağımsız denetim kuruluşları tarafından denetlenmesinin talep edildiğini, ancak bu taleplerin her defasında red edildiğini, 17.12.2024 tarihli genel kurulda seçilen Bağımsız Denetim firmasının da davalının ilişkide olduğu ve bağımsızlığına güven duyulmayan bir şirket olduğunu, söz konusu şirketin seçimine dair 11 numaralı kararın izah edildiği üzere karar nisaplarına uyulmadan alınan yok hükmünde olduğunu, bu nedenle ilgili kararın yürütmesinin dava sonuna kadar durdurulması için tedbir kararı verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dosya kapsamı, dava dilekçesi ile şirket yönetim kurulu üyelerinin beyanları dikkate alındığında, davacı iddialarını yaklaşık ispat derecesinde ispatlayacak kuvvette ve mahiyette delillerin henüz dosyaya sunulmamış olduğu, davacı iddialarının ancak yargılama sonucunda haklılıklarının tespit edilebileceği, bu nedenle mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine bu aşamada hukuken imkan bulunmadığı, İİK 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşulları mevcut bilgi ve belgelere göre de oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 17.12.2024 tarihli genel kurulunda gündemin 4, 8 ve 11 numaralı maddelerine ilişkin alınan kararlar ana sözleşme ve Türk Ticaret kanunundaki karar nisaplarına uyulmadan alınmış olup kanunun emredici hükümlerine aykırı olması nedeni ile batıl ve yok hükmünde olduğunu, 17.12.2024 tarihli genel kurul toplantısının hazirun cetveli pay defterine uygun olmadığı gibi gerçek ortaklık yapısını göstermediğini, dava konusu genel kurulda toplantı nisabının hatalı hesaplanması nedeni ile alınan kararların yok hükmünde olduğunu, dava konusu 17.12.2024 tarihli olağanüstü genel kurul tutanağında ve eki hazirun cetvelinde sabit olduğu üzere; davalı şirketin itibari değeri 20.000.000-TL olan 20.000 adet şirket payının 10.139 adedi asaleten, 729 adedi vekaleten olmak üzere toplam 10.868 adedi toplantıda temsil edildiğini, hazirun cetvelinin kayıtlara ve pay defterine uygun olduğu şirket müdürü tarafından tasdik edilmek sureti ile imzalandığını, 17.12.2024 tarihli hazirun cetvelinde şirket müdürünün eşi ... da pay sahibi olarak göründüğünü, izah edildiği üzere şirket müdürü ... ile ... arasındaki limited şirket hisse devir sözleşmesi muvazaa nedeni ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1261 E. 2015/966 K. Sayılı İlamı ile iptal edildiğini, söz konusu kararın kesinleşmesini müteakiben söz konusu ilam pay defterine işlenmiş ve ...'na ait paylar ...'na iade edildiğini, nitekim ilamın kesinleştiği tarih olan 26.09.2019 tarihinden sonra yapılan genel kurulların bir kısmında hazirun cetveli pay defterine uygun olarak düzenlenmiş, ... bu tarihten sonra yapılan genel kurularda pay sahibi olarak gösterilmediğini ancak 23.11.2022 tarihli genel kurulda ve bundan sonra yapılan genel kurullarda ... tekrar hazirun cetveline eklenmek sureti ile toplantılar gerçekleştirilmiştir. Pay sahibi olmamasına rağmen ...'nun 17.12.2024 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde yer alması, toplantı ve karar nisaplarının hatalı olarak hesaplanmasına neden olduğunu, salt bu husus dahi tüm kararların batıl olması için başlı başına bir neden olup mahkemenin bu hususa rağmen yaklaşık ispat edilemediği gerekçesi ile tedbir talebini reddi açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu hususta alınan bir diğer kararın ise İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/337 E. Sayılı ve 2021/537 K. Sayılı karar olup bu karar ile 03.07.2014 tarihli genel kurulda alınan 1-2-3-4-5 ve 6 nolu kararların şirket ana sözleşmesi ve TTK'ya aykırılık nedeniyle iptali hakkında olduğunu, şirket müdürü ... ile ... arasındaki limited şirket hisse devir sözleşmesi muvazaa nedeni ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1261 E. 2015/966 K. Sayılı İlamı ile iptal edildiğini, buna dayalı olarak da İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/337 E. Sayılı ve 2021/537 K. Sayılı kararı ile dava konusu edilen Genel Kurul maddeleri nisaba aykırılıktan yok hükmünde olduklarına karar verilmiştir. Verilen bu karar davalı şirketçe istinaf ve temyize taşınsa da Yargıtay tarafından onanan bu karar kesinleştiğini, 17.12.2024 tarihli genel kurulda alınan 4, 8 ve 11 numaralı kararlar zorunlu karar nisabına uyulmadan alınmış olması nedeni ile yok hükmünde olduğunu, davalı şirketin, 26.01.1990 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlanan ana sözleşmesinin 15. maddesinde bulunan oy sınırlaması halen geçerli ve genel kurul toplantılarında uyulması zorunlu bir kural olduğunu, 09.12.2021 tarihli genel kurul toplantısının karar nisabı 17.668.001 olup salt ...'nun sahip olduğu 13.333.333 adet oy salt çoğunluğu sağlamadığını, bu nedenle ana sözleşmenin 15. maddesine ve ttk.'nun 620. maddesinde düzenlenen genel karar nisabına aykırı olarak alınan bu kararların yok hükmünde olduğu tartışmasız olmakla 17.12.2024 tarihli genel kurulda alınan 11 numaralı kararın ttk m.449 gereğince yürütülmesinin geri bırakılması gerektiğini, davalı şirketin 2019, 2020, 2021, 2022 yıllarındaki tüm bağımsız denetim raporlarının sahte olduğu ve şirketin bugüne kadar aslında hiçbir zaman gerçek manada denetlenmemiş olduğu anlaşıldığını beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, limited şirket genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti/iptali istemli açılan davada genel kurul kararının yürütmesinin durdurulması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili genel kurulda alınan bağımsız deetçi seçimine ilişkin 11 nolu kararın yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafça, ana sözleşmedeki sınırlama ve nisaplara uyulmadan alındığı iddia olunan 11 nolu genel kurul kararının yürütmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 622. Maddesindeki düzenlemeye göre, Türk Ticaret Kanununun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır. Anılan düzenleme uyarınca limited şirketler hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 449. maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Davalı ... Orman Ürünleri Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketinin 17/12/2024 tarihinde yapılan 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin olağan genel kurulunun, 11. nolu maddesi bağımsız denetçi seçimine ilişkindir. Somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen davacı taraf nisaplara uyulmadığı ve davalının ilişkide olduğu ve bağımsızlığına güven duyulmayan bir şirketin bağımsız denetçi olarak seçildiği gibi sebeplere dayanılmıştır. Davalı şirket ortağı ...'nun bir kısım hisselerini eşi ... devretmesine ilişkin işlemin mahkemece geçersizliğine karar verilmiştir. Ancak, dava konusu genel kurula ilişkin hazirun cetveline göre ... genel kurula katılmamıştır. Buna göre, davacının ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak ileri sürdüğü hususlara ilişkin olarak toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden bu haliyle yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince 11 nolu genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir isteyen davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir isteyen davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025