Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1187 K.2025/1052

🏛️ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1187 📋 K. 2025/1052 📅 10.07.2025

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......-......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...... (...)
ÜYE : ...... (...)
ÜYE : ...... (...)
KATİP : ...... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
EK KARAR TARİHİ : 09/05/2025
NUMARASI : ... Esas-... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ......
VEKİLLERİ : Av...... & Av......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av......
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
YAZIM TARİHİ : 11/07/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada tesis edilen karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili, 23.02.2023 tarihli, 20.000.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesinin asıl borçlu sıfatıyla ......... , müteselsil kefil sıfatıyla ise, davalı tarafından imzalandığını, asıl borçlunun aldığı kredi borcunu ödememesi nedeniyle 10.05.2024 tarihi itibariyle, 1.123.312,71 TL olan borç için borçlu ve kefillere kat ihtarı gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle de Konya.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, T.C. Merkez Bankası’na bildirilen TL/YP en yüksek cari akdî faiz oranının %50 fazlasının uygulanacağı hükmü gereği ihtarname tarihinden itibaren akdî faiz oranı %65, temerrüt faiz oranı ise, %97,5 olup, aynı hüküm uyarınca, takip tarihi itibariyle temerrüt faiz oranının %97,5 olarak belirlendiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin 1.209.232,47 TL nakdi ve 64.890,00 TL gayrinakdi alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, yetki itirazı hakkında icra müdürlüğünce hatalı karar verildiğini, borca dayanak genel kredi sözleşmesindeki kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmamış olup, müvekkilinin varlığı iddia edilen borç nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, asıl borçluya başvurulmaksızın kefile başvurulamayacağını, davacının alacağını hukuka aykırı olarak müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, davacı tarafından başka bir takip daha başlatıldığını, işbu takip nedeniyle mahkemece takibin ve faizin durdurulmasına karar verildiğini, davacı tarafından usul ve yasaya uygun bir hesap kat süreci icra edilmediğini, keşide edilen haksız ihtarnameye karşı itiraz edildiğini, kredi sözleşmesinde müvekkilinin zayıf olan taraf konumunda olduğunu, müvekkilinin gayrinakdi depo bedeli yönünden de hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davcı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce yargılamaya esas alınan bilirkişi raporlarında ayrıntıları açıklanan hususlar ile birlikte; davalının Konya.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe itirazının kısmen iptali ile; Takibin; Dava konusu 1 adet taksitli ticari kredi, 1 adet ticari KMH yönünden 912.860,46 TL anapara, 50.859,94 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.384,01 TL BSMV ve 5.100,64 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 972.205,05 TL ve iade edilmeyen 7 adet çekten dolayı 64.890,00 TL depo alacağı üzerinden takibin devamına, (Dava konusu taksitli kredi anapara tutarı 224.231,57 TL için Yargıtay uygulaması gereği %73,50;Dava konusu KMH anapara tutarı 688.628,89 TL için TCMB tebliğleri gereği yıllık %54,60 oranında temerrüt faizi uygulanmasına), fazlaya ilişkin talebin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, takipten sonra yapılan tahsilatların borcun infazında re'sen dikkate alınmasına, alacak likit ve muayyen olduğundan hüküm altına alınan nakdi bedel üzerinden davalının haksız itiraz etmesi nedeni ile %20 si olan 194.441,01‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe itirazın kısmen iptali ile, takibin, dava konusu 1 adet taksitli ticari kredi, 1 adet ticari KMH yönünden 912.860,46 TL anapara, 50.859,94 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.384,01 TL BSMV ve 5.100,64 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 972.205,05 TL ve iade edilmeyen 7 adet çekten dolayı 64.890,00 TL depo alacağı üzerinden devamına, (Dava konusu taksitli kredi anapara tutarı 224.231,57 TL için Yargıtay uygulaması gereği %73,50; Dava konusu KMH anapara tutarı 688.628,89 TL için TCMB tebliğleri gereği yıllık %54,60 oranında temerrüt faizi uygulanmasına), fazlaya ilişkin talebin reddine, takipten sonra yapılan tahsilatların borcun infazında re'sen dikkate alınmasına, alacak likit ve muayyen olduğundan hüküm altına alınan nakdi bedel üzerinden davalının haksız itiraz etmesi nedeni ile %20 si olan 194.441,01‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karar davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İSTİNAF EDİLEN EK KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "..Davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunda yapılan incelemede; HMK'nun 344. maddesi gereğince davalı adına İstinaf Karar Harcı 16.141,28 TL eksik harcın ikmal edilmesi için muhtara çıkartılmış, muhtıranın 30/04/2025 tarihinde davalı vekiline tebliğ olduğu, 07/05/2025 tarihi itibariyle verilen kesin süresinin dolduğu, davalı vekilince verilen kesin süre içerisinde eksik harçların yatırılmaması üzerine HMK'nın 344. maddesi uyarınca mahkememizce verilen bir haftalık kesin süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle, istinaf karar harcının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığından HMK'nın 344. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece düzenlenen muhtıranın usulüne uygun olmadığını, muhtırada belirtilen "dosyaya yatırılacaktır" ibaresinin geçersiz olduğunu, muhtıra usulüne uygun olmadığından ilk derece mahkemesince ek kararla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunulduğundan bu husunun müvekkilini zarara uğratacağını ileri sürerek, mahkemenin, davalının istinaf başvurusunda bulunmamış sayılmasına ilişkin kararının kaldırılmasına ve katılma yolu ile istinaf başvurusunun esastan incelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 344. maddesinde '' (1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
HMK'nın 346. maddesinde '' (1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.
(2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.'' hükmü düzenlenmiştir.
HMK'nın 348. maddesinde de '' (1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.
(2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Mahkemece verilen kararın davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edildiği, davalı tarafından istinaf harcının eksik yatırıldığından bahisle mahkemece eksik harcın yatırılması için düzenlenen muhtıranın tebliği sonrasında ek kararla, istinaf harcının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığından HMK'nın 344. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, her ne kadar işbu ek karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, mahkemece düzenlenen muhtıranın usulüne uygun olup olmadığını ileri sürebilecek tarafın davalı taraf olduğu, davalı tarafça ek karara yönelik istinaf isteminde bulunulmadığından, davacı tarafça da, muhtıranın usulüne uygun olmadığından bahisle ek kararın istinaf edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği gibi, esas karara yönelik katılma yolu ile istinaf dilekçesinin de, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiğinden reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin, ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesi ile esas karara yönelik katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.230,80 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
5-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 10/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
......