İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/1212 K.2025/1186
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1212
KARAR NO: 2025/1186
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/06/2025
NUMARASI: 2025/65 E. 2025/144 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait internet sitesinde hiçbir delil ve dayanak gösterilmeden müvekkilleri şirket aleyhine müvekkillerinin itibarını zedeleyecek ifadelerde bulunulduğunu ve davalı şirketin bu beyanların doğruluğunu araştırmaksızın haksız rekabet teşkil edecek şekilde yayınlamakta olduğunu, Ekte sunulan dava konusu yorumların gerçekten müşteriler tarafından yazılıp yazılmadığının araştırılmadığını, müvekkillerine ait marka ve amblemin davalının şirketin sitesinde kullanılmasına muvafakat edilmediğini ve buna rağmen kullanıldığını, müvekkilleri olan şirketin aleyhine yayınlanan yorumlara karşı savunma ve cevap haklarını kullanabilmesi için ücretli üyelik yapması gerektiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davalı şirketin müvekkillerine ait tescilli marka ve logoyu kullanarak tüketiciler nezdinde sitenin sorun çözümüne ilişkin olduğu algısı gibi hatalı bir algı oluşturulduğunu, Davalının iddia ettiği gibi endeks raporunun müvekkillerine hiç ulaşmadığını gerekirse bunların davalı tarafından mahkemeye sunulmasını, söz konusu sitede bir taraftan müvekkilleri olan firmanın aleyhine yorumlar yayınlanırken diğer taraftan rakip firmaların reklamının yapılıyor olmasının haksız rekabete yol açtığını, yalnızca müvekkilleri şirket aleyhine yapılan yorumların kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilleri şirket nezdinde bulunan internet sitesinde içeriklerin ve yorumların üyeler tarafından oluşturulduğunu ve firma aleyhine olacak şekilde hiçbir müdahalenin bulunmadığını, ancak ve sadece ahlaka ve adaba aykırı içeriklerin çıkarılmakta olduğunu, bu nedenle gerekli denetimlerin yapıldığını, siteye üye olabilmek için SMS onayı gerektiğini dolayısıyla kullanıcıların gerçek olup olmadığının tartışmadan uzak olduğunu, tüketici mağduriyetlerinin dile getirilmesinin, şikayet edilen firmaların haklarını ihlal anlamına gelmediğini, firmanın doğrudan itibarına yönelik bir saldırının söz konusu olmadığını, firmalar tarafından “müşterimiz değildir” şeklinde itirazlar geldiğinde ivedilikle şikayetin ve şikayetçinin gerçekliğinin araştırıldığını, şikayetçiden gerekli belgelerin talep edildiğini, müvekkilleri olan şirkete ait sitede hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, cevap hakkının ücrete tabi olmadığını, her türlü cevabın ayrım yapılmadan yayımlandığını, Davacı firmanın 22.06.2018 tarihinde söz konusu siteye üye olduğunu, üyeliğin devam edip etmemesi ve şikayetlere cevap verilmemesinin tümüyle davacı şirketin tercihinde olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2020 tarihli, 2019/76 E., 2020/100 K. sayılı kararıyla.; "Davanın reddine," karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Dairemizin 24/06/2021 tarihli, 2020/2498 Esas-2024/80 Karar sayılı kararıyla; davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizin kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.02.2025 tarihli 2024/1748 Esas- 2025/560 Karar sayılı kararıyla; Dairemizin kararının ortadan kaldırılmasına, İlk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilerek, dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce Yargıtay bozma ilamına uyulduğu, yargılamaya devam olunarak 18/06/2025 tarihli, 2025/65 E. 2025/144 K. sayılı kararıyla, Açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; Marka hakkına tecavüze dayalı ikame edilen davanın reddine, Davalının yargıtayın açık bozma ilamında da bahsi geçen haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti ile 16.07.2019 tarihli bilirkişi raporunun ekinde gösterilen www...com/... inkinde bulunan şikayet metinlerinin yayından kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yolunun açık olduğu belirtilmiştir. 6100 Sayılı Yasanın "Bozmaya uyma veya direnme" başlıklı HMK 373/4 maddesinde; "Yargıtay'ın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği taktirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü düzenlenmiştir. İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2020 tarihli, 2019/76 E., 2020/100 K. ayılı kararına yönelik davacı istinaf başvurusunun Dairemizce esastan reddi üzerine, davacı vekilinin temyiz başvurusunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.02.2025 tarihli 2024/1748 Esas- 2025/560 Karar sayılı kararı ile incelenerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam olunduğu, mahkemece Yargıtay bozma kararı sonrası yeniden hüküm tesis edildiği görülmektedir. Bu durumda, HMK'nun 373/4 maddesi gereğince mahkeme kararının, temyiz kanun yoluna tabi olup istinaf kanun yolunun kapalı olduğu anlaşılmakla, dosyanın Yargıtay ilgili dairesine gönderilmek üzere İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne geri çevrilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.29/09/2025