Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2025/773 K.2025/835

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/773 📋 K. 2025/835 📅 02.10.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-a.4 Maddesi Uyarınca Kararın
Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)
ESAS NO : 2025/773
KARAR NO : 2025/835
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/06/2025
NUMARASI : 2024/838 Esas - 2025/492 Karar
DAVANIN KONUSU : Tanıma ve Tenfiz
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan tanıma ve tenfiz istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; davalının ve diğer üçüncü kişilerin dahil olduğu bir konsorsiyum ile Bahreyn'de bir kombine çevrim gaz türbini enerji santrali yapım işinin üstlenildiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlüklerin yerine getirdiğinden muaccel hale gelen alacağının ödenmesini talep edildiğini, tarafların alacak konusunda mutabık kalmalarına rağmen ödeme yapılmadığından sözleşmede yer alan tahkim şartı uyarınca tahkim davası ikame edildiğini, tahkim kararında hükmedilen miktarların halen ödenmemesi üzerine kararın tanınması gerektiğini ileri sürerek, Milletler arası Ticaret odası, Milletler arası Tahkim Divanının, 12 Haziran 2023 tarihli ve Dava No: 27123/0S1/KFH (EPP) numaralı Kararının ve 19 Eylül 2023 tarihli Ek Karar ile düzeltilmiş halinin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; hakem kararında alacaktan bahsedildiğinden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacı şirketin yabancılık teminatın muaf olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince seri tahkim hükümlerinin uygulanamayacağını, tahkim kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Kanunu'nun 50 vd. maddeleri uyarınca yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmıştır.
5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Kanunu'nun 60 vd. Maddeleri uyarınca, kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararlarının Türkiye'de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesinden istenilebilir.
Davalı şirketin ticaret sicil özeti incelendiğinde; merkezinin Ankara ili, Yenimahalle ilçesinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup, davalı şirketin ticaret sicil merkezi Ankara'da bulunduğundan mahkememiz görevli ve yetkilidir.
Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında mahkemelerden verilen ilamların tenfizini mümkün kılan anlaşma ve fiili uygulama bulunmaktadır.
Davacı vekili dava dosyasına, yabancı hakem kararının o ülke makamlarınca usulen onanmış örneğini ve onanmış tercümesini, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı ile onanmış tercümesini sunmuş, incelenmesinde; yabancı hakem kararının kesinleştiği, tenfizi için aranan şartlara haiz olduğu görülmüştür.
Tenfizi istenen yabancı hakem kararına konu uyuşmazlık eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmede tahkim şartının bulunduğu, tahkim şartı gereği Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Kuralları gereği Birleşik Arap Emirlikleri / Dubai'den görevlendirilen hakem tarafından yargılamanın sonuçlandırıldığı, verilen kararın kesinleştiği, T.C. Devleti ve Birleşik Arap Emirliklerinin 08/05/1991 tarihli "Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi'nin" tarafı oldukları, 12/12/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5718 sayılı Kanun'un "Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi" bölümünde tenfiz için karşılıklık (mütekabiliyet) şartının yer almadığı, anılan Kanun'un 62. maddesinde belirtilen ret sebeplerinin gerçekleştiğinin ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın kabulüne, Milletlerarası Ticaret odası, Milletlerarası Tahkim Divanının, 12 Haziran 2023 tarihli ve Dava No: 27123/051/KFH (EPP) numaralı Kararının ve 19 Eylül 2023 tarihli Ek Karar ile düzeltilmiş halinin tenfizine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın bu yönüyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesi ile sadece belli bir hakem kararının tenfizine karar verilmesini talep etmediğini, buna ilave olarak 440.257,96 ABD Doları tutarında bir faiz alacağına da hükmedilmesini istediğini, davacının hüküm altına alınmasını istediği bu alacağın ancak hakem kararının tenfizine karar verildikten sonra ve tenfize müsaade edildiği ölçüde talep edilebilir hale geleceğini, alacak tutarının da ayrıca yargılamaya konu olabileceğini, davacının bu talebinin söz konusu hakem kararının tenfizi talebinden başkaca ve bağımsız bir talep olduğunu, ayrıca hakemin faize ilişkin kararının ingiliz Hukukuna hakim olmadığından hatalı olduğunu, tenfizin kabulüne karar verilmesi şartlarından birinin de Karşılıklılık Esası olmasına rağmen, yerel mahkeme kararında bu hususun hatalı değerlendirildiğini, Ülkemizin New York Sözleşmesini diğer pek çok akit devlet gibi kararların tenfizi hususunda çekince koyarak imzaladığını, 3731 Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun’un 2. maddesine göre; Türkiye Cumhuriyeti, sözleşmenin 1 inci maddesinin 3 üncü paragrafına uygun olarak, sözleşmeyi sadece karşılıklılık esasına göre bu sözleşmeye taraf olan bir devlet ülkesinde verilmiş olan hakem kararlarının tanınması ve tenfizi hakkında uygulayacağını kabul ettiğini, dolayısıyla New York Sözleşmesi’ne göre “karşılıklılık” hususunun bir tenfiz şartı olduğunu, Yargıtayın da gerek New York Sözleşmesi’ne taraf devletlerden birisinde, gerek bu sözleşmeye taraf olmayan bir ülkede verilmiş tahkim kararlarının tenfizi davalarında karşılıklılık şartının yerine getirilmiş olup olmadığının araştırılması gerektiğini kabul ettiğini, yine Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Genel Müdürlüğü’nün dava dosyasına sunduğu 20.02.2025 tarihli yazıda, Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında adli yardımlaşma anlaşması veya mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda ikili ya da çok taraflı bir anlaşma bulunmadığını, aynı yazıda yabancı mahkemeler tarafından verilen kararların Birleşik Arap Emirlikleri’nde tenfizinin belirli koşullarla mümkün olduğunun anlaşıldığı ve konuya ilişkin keyfiyetin mahkemeye ait olduğu belirtildiğini, Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunduğuna dair örnek bir davaya rastlanmamış olmasının esasen iki ülke arasında fiili karşılıklılık olmadığının diplomatik bir dille belirtilmesinden ibaret olduğugnu, yerel mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu, ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tanıma tenfiz istemine ilişkindir. Davacı alt yüklenici, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesi uyarınca üstlendikleri işleri yaptıklarını, davalının iş bedelini ödememesi üzerine sözleşmenin 35/2 maddesindeki tahkim şartı gereğince tahkime başvurduklarını, "Milletler Arası Tahkim Divanı"nın davacı lehine alacağa hükmettiğini ileri sürerek, söz konusu kararın tanıma ve tenfizini istemiştir. Davalı, tanıma ve tenfiz şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile Milletlerarası Ticaret odası, Milletlerarası Tahkim Divanının, 12 Haziran 2023 tarihli ve Dava No: 27123/051/KFH (EPP) numaralı Kararının ve 19 Eylül 2023 tarihli Ek Karar ile düzeltilmiş halinin tenfizine karar verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15. maddesine göre yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nevi ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır. Aynı Yasa'nın 28/1. maddesinin a bendinde karar ve ilâm harcının dörtte birinin peşin geri kalanın kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödeneceği hükmü yer almakta olup yine aynı Kanun'un 32. maddesinde yargı harçları ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı emredici hükmü konulmuştur. Harçlar Kanunu ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikte bulunduğundan mahkemece ve istinaf incelesinde Dairemizce re'sen nazara alınır.
Davacı taraf Harçlar Yasasına göre harçtan muaf olan kişilerden değildir. Nispî karar ve ilam harcına tabî davalarda, dava değeri üzerinden peşin nispî ilâm harcının alınması zorunludur. Uyarıya rağmen yatırılmaması halinde Harçlar Kanunu'nun 32. maddesine göre müteakip işlemler yapılamayacağından dava dosyasının işlemden kaldırılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun en son 04.12.2013 gün 2013/21-445 Esas, 2013/1625 karar sayılı ilâmı ve Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları bu yöndedir.
Anayasa Mahkemesinin, 09/01/2025 tarih 32777 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 17/10/2024 günlü 2024/104 Esas ve 2024/173 sayılı kararında özetle; 492 Sayılı Harçlar Kanunun "Yabancı mahkeme ilamları" başlıklı 4. Maddesinde düzenlenen "Yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılacak davalardan, bu ilamlarda hükmolunmuş şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre (1) sayılı tarife gereğince harç alınır." hükmünde yer alan "değeri" ibaresinin Anayasaya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan Anayasa Mahkemesi kararı ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1992 Esas ve 2024/3909 sayılı kararı ve benzer kararlar dikkate alındığında yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılan davaların nispi harca tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla; mahkemece, yabancı mahkemede hükmolunan değer üzerinden nispi harç tamamlattırılarak yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik harç alınmak suretiyle yargılama faaliyetinin sonuçlandırılması hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/838 Esas, 2025/492 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır