Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/2192 K.2025/1764
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2192 - 2025/1764
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/2192
KARAR NO : 2025/1764
KARAR TARİHİ : 22/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/05/2025
NUMARASI : 2022/... Esas, 2025/... Karar
DAVACI : ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : ... -
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVANIN KONUSU : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 22/09/2025
YAZIM TARİHİ : 22/09/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas ve 2025/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, 2004 sayılı İİK'nın 177/... maddesi uyarınca ilama dayalı olarak açılmış doğrudan iflas istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından İstanbul 12. Ticaret Mahkemesinin 2014/... Esas, 2020/... Karar sayılı dosyası ile davalı aleyhine açılan alacak davasının müvekkili lehine sonuçlandığını ve işbu alacak ilamının İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, ilama ilişkin icra emrinin davalı şirkete tebliğ edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını ve borçlunun dayanak ilama ilişkin tehir-i icra talebinde de bulunmadığını, ayrıca davalı-borçlunun mal beyanında da bulunmadığını belirterek davalı-borçlunun İİK'nın 177/... maddesi uyarınca doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı ise iflasa tabi tacirlerden olmadığını, 30/04/2015 tarihinde ticareti terk ettiğini, İİK'nın 44. maddesinin 2. fıkra hükmüne göre kendisi hakkında iflas talebinde bulunulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmiş olup, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından Dairemizin kaldırma kararı uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırık halleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Yapılan incelemede; iş bu davanın dayanağı olan İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas (yeni esas numarası 2025/... Esas) sayılı dosyasında, alacaklı ... ... Ltd. Şti. tarafından borçlular ... ... Ltd. Şti. (Yeni ünvanı ... Tic. Ltd. Şti.) ve davalı... aleyhine genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı olduğu, işbu kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı ile bozma kararı verildiği, mahkemece Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama neticesinde 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı karar ile esas dosyada ve İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... Esas sayılı dosyasında açılan davaların kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/... Esas sayılı dosyasında açılan davanın ise reddine karar verildiği, iş bu kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği, temyiz incelemesinin henüz sonuçlanmadığı anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesinde"Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir.
1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;
2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa;
3-308 inci maddedeki hal varsa;
...-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılır" hükmü yer almaktadır.
Bir ilamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı, icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi, haciz yolu ile takibini İİK'nın 43/2 maddesine göre iflas yoluna çevirmeden ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir.
İflasa karar verilmesinden sonra, davacı alacaklının iflas davasından feragat etmesi geçersizdir. (İİK m. 165/2) Yani alacaklının iflas davasından feragat etmesiyle iflas davası son bulmaz. İflasa karar verilmesinden sonra davacı alacaklının alacağının ödenmesi ile de iflas hali son bulmaz. İflasa karar verilmesinden sonra iflas ancak İİK'nın 182. maddesine göre kaldırılabilir. Ticaret Mahkemesi de, iflasa karar verdikten sonra, iflas kararı Yargıtay'ca bozulmadıkça, hangi nedenle olursa olsun, iflas kararından dönerek yeni bir karar veremez. Fakat iflas kararı Yargıtay tarafından bozulduktan ve mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davacı iflas davasından feragat edebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, Sh. 1125)
Öte yandan alacaklının, doğrudan iflas davası açabilmesi için, hükmün kesinleşmiş olması şart değildir. Ancak, icraya konan hükmü temyiz etmiş olan borçlu, İİK'nın 36. maddesine göre icra dairesinden bir süre almak ve HUMK'nın 443. maddesi uyarınca Yargıtay'dan icranın geri bırakılması hakkında karar getirmek suretiyle, hükmün kesinleşmesine kadar, iflas davasının ertelenmesini sağlayabilir. Borçlu, Yargıtay'dan icranın geri bırakılması kararı almamışsa, ticaret mahkemesi, iflasa karar vermeden önce, hüküm borçlu lehine bozulacak olursa, iflas davası olduğu yerde durur. (İİK m. 40)
Borçlu, Yargıtay'dan icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı alıp ticaret mahkemesine ibraz edince, ticaret mahkemesi, hükmün kesinleşmesine kadar iflas davasını erteleyerek, hükmün kesinleşmesini, iflâs davasında bekletici sorun (HMK m. 165) yapar. Borçlu aleyhine verilen hüküm kesinleşirse, ticaret mahkemesi, borçlunun iflâsına karar verir. Buna karşılık, hüküm Yargıtay'ca borçlu lehine bozulur, bu defa borçlunun hiç borçlu olmadığına (borçlu aleyhine açılmış olan alacak davasının reddine) karar verilir ve bu hüküm kesinleşirse, ticaret mahkemesi iflâs davasını reddeder.(bkz. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/... Esas, 2015/... Karar sayılı kararı)
Somut olayda; davacı-alacaklı tarafından İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararına istinaden başlatılan İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takibinde davalı-borçluya gönderilen ödeme emrinin tebliğine rağmen takibe konu borcun ödenmediği, yukarıda da ayrıntılı olarak değinildiği gibi alacaklının, doğrudan iflas davası açabilmesi için, hükmün kesinleşmesine gerek olmadığı, kaldı ki davalı-borçlu tarafından takip dayanağı ilam temyiz edilirken İİK'nın 36. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması talebinde de bulunulmadığı, bu sebeple ilk derece mahkemesince İİK'nın 177/... maddesi uyarınca verilen iflas kararının usul ve yasaya uygun olduğu, yine davalının gerçek kişi tacir olduğu ve Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen kayıtlara göre 15/03/2021 tarihinde ticareti terk ettiği, bu sebeple iflas kararı verilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, İİK'nın 44. maddesi uyarınca ticareti terk eden bir tacirin 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunması gerektiği, keyfiyetin ticaret sicil memurluğunca ticaret sicil ilanlarının yayınlandığı gazetede ve alacaklıların bulunduğu yerlerde mutad ve münasip vasıtalarla ilan olunacağı, ilan masraflarını ödemeyen tacirin beyanda bulunmamış sayılacağı, bununla birlikte her halükarda bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu ile takip yapılabileceği, dolayısıyla ticareti terk eden ancak İİK'nın 44. maddesine uygun işlem yapmayan tacirin iflasa tabi olmaya devam edeceği (bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı), somut olayda da işbu davanın ticareti terk tarihinden itibaren yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı ve bu sebeple ticareti terk eden davalı hakkında iflas talebinde bulunulabileceği, neticede ilk derece mahkemesi tarafından verilen iflas kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
...-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.22/09/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır