Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/1124 K.2025/1465

🏛️ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1124 📋 K. 2025/1465 📅 11.09.2025

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1124
KARAR NO : 2025/1465
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2025 (ara karar)
NUMARASI : 2023/112 Esas
ASIL DAVA
DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - Av. ... - ...
DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
BİRLEŞEN DAVA : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/129 esas Sayılı Dosyası
DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - Av. ... - ...
DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/03/2023
BİRLEŞEN DAVA : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2025/65 esas Sayılı Dosyası
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN/DAVACI : ... (T.C. NO:...) - Hückeswagen /ALMANYA
A. ...
VEKİLİ : Av. ... - Av. ... - ...
İHT. TEDBİRE İTİRAZ
EDEN/DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
TALEP : İhtiyati Tedbir
DAVA TARİHİ : 04/02/2025
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 16/09/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekilinin asıl ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; muris aleyhine Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2019/158222 Esas sayılı ve 2020/17782 Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile açılan takipte ödeme emrinin gönderildiğini, söz konusu takibin murise tebliğ edilmeden muhtara teslimi ile kesinleştiğini, murisin 10.03.1934 doğumlu olup, dava konusu senetlerin düzenlendiği tarihte 78 yaşında olduğunu, murisin ne imzaladığının ya da ne düzenlendiğinin bilincinde olan sağlıklı bir kişi olmadığı gibi senet üzerinde ki imzanın da murise ait olmadığı kanaatinde olduklarını, alacaklının dava konusu borcun kaynağı senetlerin imzalandığı tarihte murisin yeğeni ... ile birliktelik yaşadığını, murisin yeğeni ...'nın o dönemde muris eşinden ayrıldığı için murisin yanında kaldığını, ... ile alacaklı ...'ın birlikte hareket ederek murise borcun kaynağı senetleri imzalatmış olabilecekleri gibi senetler üzerinde yer alan imzaların ... tarafından muris yerine de atılabileceği kanaatinde olduklarını belirterek, öncelikle dosyanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/112 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebinin kabulüne, davacının mağduriyet yaşamaması adına icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davacının, davalıya Kocaeli İcra Dairesi'nin 2019/15822 sayılı ve 2020/27782 sayılı dosyaları sebebi ile borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile söz konusu alacağın %20'sinde az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyadaki mevcut duruma göre; davacının talebi ve ekli belgelerin oluşturduğu kanaat gereği, İİK 72/3 maddesi gereği, davacı vekilinin takibin durdurulması talebinin reddine, çoğun içinde azda vardır ilkesi gereği, alacağın %15 i oranında teminat yatırıldığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönünde 04/02/2025 tarihli karar ile;
"1-Davacı vekilinin Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2019/15822 Esas ve 2020/27782 Esas sayılı dosyalarında takibin durdurulması talebinin REDDİNE,
2- Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, icra takibi başlamış olmakla, alacağın %15 i oranında nakit veya teminat mahkeme veznesine yatırıldığında ya da banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2019/15822 Esas ve 2020/27782 Esas sayılı dosyalarında icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekili 12/05/2025 tarihli itiraz dilekçesinde; 04.02.2025 tarihli ara karar ile icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının usulüne uygun bir şekilde davacı tarafa tebliğ edildiğini ancak bir haftalık yasal kesin süre içerisinde kararın uygulanması için herhangi bir talepte bulunulmadığını, davaya konu edilen icra takip dosyalarına veya huzurdaki dosyaya teminat yatırılmadığını, bir haftalık yasal kesin süre içerisinde tedbirin uygulanması talep edilmemesi nedeniyle ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağını, kanunda açıkça belirtilmiş olmakla ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 16/05/2025 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; " ... İhtiyati tedbirin kaldırılması talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle usul açısından HMK madde 393 uyarınca ihtiyati tedbirin uygulanmasının yasal süresinde talep edilmemesi sebebiyle kaldırılması gerektiğini, davacı taraf hem teminat yatırmayıp, kararın uygulanması için girişimde bulunmayıp hem de icra veznesine yatacak paranın alacaklı müvekkile ödenmemesini talep edemeyeceğini, HMK Madde 393 hükmü uyarınca ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, ihtiyati tedbir kararı usulüne uygun bir şekilde davacı tarafa tebliğ edilmiş ancak bir haftalık yasal kesin süre içerisinde kararın uygulanması için herhangi bir talepte bulunulmamış, davaya konu edilen icra takip dosyalarına veya huzurdaki dosyaya teminat yatırılmadığını, bir haftalık yasal kesin süre içerisinde tedbirin uygulanması talep edilmemesi nedeniyle ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağı kanunda açıkça beyan ile Yerel mahkemece ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılıp yeniden hüküm kurularak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/112 Esas - 16/05/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava menfi tespit istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati tedbire itirazın kabulü istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK.'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından, davacılar aleyhine Kocaeli İcra Dairesi'nin 2019/158222 esas ve 2020/27782 esas sayılı dosyaları ile 02/01/2010 tanzim tarihli, 30/06/2010 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli ve 02/01/2012 tanzim tarihli, 30/08/2012 vade tarihli, 110.000,00 TL bedelli bonolara istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılması üzerine, davacı tarafından eldeki davaların açıldığı ve açılan davalarda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince 04/02/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalı tarafından bu karara karşı itiraz edilmesi üzerine 16/05/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine, karar verilmiş karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'unun 72-(3) maddesinde, “....icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve göstereceği teminat karşılığında mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir...” Aynı Yasanın 72-(4) maddesinde “...dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar, alacaklı ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağını geç almasından doğan zararını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır." şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır.
Eldeki davada; tüm bu açıklamalar ışığında; ilk derece mahkemesince Kocaeli İcra Dairesi'nin 2019/15822 Esas ve 2020/27782 Esas sayılı dosyasında icra takibinin %15'i oranında teminat yatırılması halinde, icra dosyasındaki paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği, verilen bu karara karşı davalı vekilince 12/05/2025 tarihinde dosyaya ibraz edilen itiraz dilekçesinde, ihtiyati tedbir kararı usulüne uygun bir şekilde davacı tarafa tebliğ edildiği ancak bir haftalık yasal kesin süre içerisinde kararın uygulanması için herhangi bir talepte bulunulmadığı, davaya konu edilen icra takip dosyalarına veya huzurdaki dosyaya teminat yatırılmadığı şeklinde itiraz edilmesi üzerine, mahkemece; 16/05/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin kaldırılması talebine yönelik itirazın reddine karar verildiği görülmüşse de, ilk derece mahkemesince, davalı vekilince ihtiyati tedbir kararına yönelik yapılan itirazda ileri sürülen, hükmedilen tedbir kararı gereğince davacıdan yatırılması talep edilen %15 teminatın icra dosyasına yatırılmadığı ve tedbir kararının uygulanması için herhangi bir talepte bulunulmadığı yönündeki iddiaların gereğince araştırılmadan ve verilen ihtiyati tedbir kararının hüküm ve sonuç doğurması için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'unun 72. maddesi hükümlerinde bu konuda (verilen tedbir kararın uygulanması için yapılması gereken iş ve işlemler) açık bir düzenleme bulunmaması gözetilerek HMK'nın bu konuyu düzenleyen 392 ve 393 madde hükümleri dikkate alınarak öncelikle hükmedilen ihtiyati tedbir kararının ayakta olup olmadığının tespiti için gerekli araştırmanın yapılması, ihtiyati tedbir kararının icra müdürlüğüne gönderilip gönderilmediği ve icra müdürlüğünce uygulanıp uygulanmadığının belirlenmesi ve sonrasında elde edilecek kanaat ile sonuca gidilmesi gerekirken bunun yapılmaması ve yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle de verilen kararın kaldırılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Karar başlığında; tarafların T.C. Kimlik numaralarının yazılmaması ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6)maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/112 Esas sayılı 16/05/2025 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/09/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*