İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/159 K.2025/1362
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/159 Esas
KARAR NO : 2025/1362
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/09/2021
NUMARASI : 2020/118 Esas, 2021/797 Karar
DAVA: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin 19.01.2020 tarihli Olağan Genel Kurul Kararının 6. maddesinin müvekkilinin ret oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiğini, 7. maddeye de red oyu veren müvekkilinin bu beyanının tutanağa geçirilmediğini, alınan kararların hukuka aykırı olduğunu, 23.06.2018 tarihli genel kurulda alınan karar gereği, imar barışından yararlanarak yapı kayıt belgesi almak için toplam 23.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin evinin imar barışından yararlanmış olması sebebiyle evini herhangi bir engelle karşılaşmadan kullanabildiğini, kooperatif tarafından ve kooperatife karşı açılan derdest davalar olduğunu, bu davalarda verilecek kararların iptali talep edilen maddelerle bağlantısı olduğunu, KK 52. madde gereğince, ek ödeme yükümlülüğü hakkında karar alınabilmesi için bütün ortakların 3/4'nün kabulü gerekirken bu nisaba uyulmadan 7. madde kararının alındığını, madde ile bağlantılı olan 6. maddede alınan kararın da 7. maddede alınan kararın iptali halinde uygulanma kabiliyeti bulunmadığını belirterek öncelikle telafisi mümkün olmayan sonuçlara mahal vermemek adına karar kesinleşinceye kadar teminatsız olarak 19.01.2020 tarihli Olağan Genel Kurulu’nun 6. ve 7. maddelerinde alınmış olan kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasına, aksi halde belirlenecek teminat bedeli ile 19.01.2020 tarihli Olağan Genel Kurulun 6. ve 7. maddelerinde alınmış olan kararın uygulanmasının tedbiren durdurulmasına ve 19.01.2020 tarihli Olağan Genel Kurulu’nun 6. ve 7. maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iptalini talep ettiği konuların davalı kooperatifin önceki genel kurullarında da kabul edilen ve davacının da onayladığı kararlar olduğunu, 6 nolu gündem maddesinin 1 ret oyuna karşılık 22 kabul oyu ile kabul edildiğini, toplantıda davalının söz alarak "kat mülkiyetinin kurulmasına karşı olduğunu tapuyu almak istemediğini" beyan ettiğini, davacının koymuş olduğu muhalefet şerh gerekçesinin kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, 7 nolu kararın oybirliği ile alındığını, davacının 7 nolu kararın alınmasında muhalefet şerhi koymadığı gibi olumsuz oy dahi kullanmadığını, kooperatif yönetim kurulunun (7) nolu karar ile kendisine verilen yetkiye istinaden ... ...Bilgisayar Tic. Ltd. Şti ile 27.01.2020 tarihinde "İmar Barışı Hizmetleri Sözleşmesi"ni imzaladığından talebin konusuz kaldığını, davacının iptalini talep ettiği iki kararın imar barışından yararlanabilmek için alındığını, davacının kooperatif ortaklarının mülkiyet haklarını engellemesinin kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, davacının konutunun tapusunu almak istememesinde hiçbir hukuki yararı olmadığını, tedbir talebinin usul ve yasaya aykırı olacağını, tedbirin verilmesi halinde kooperatifin diğer 30 ortağının telafisi imkansız ve fahiş zararlara uğrayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Genel Kurulun 6. kararı "Hisse Devir Vaadi Sözleşmesinin" onaylanmasına ilişkin olup, Genel Kurul tutanağında davacının muhalefet şerhinin "Ben kat mülkiyetinin kurulmasına karşıyım, tapumu almak istiyorum" şeklinde olduğu, davacı, bu şerhin gerçek iradesini yansıtmadığı iddiasında bulunsa da böyle bir durumda, ortakların önce genel kurulu yöneten başkanlık divanına, bu olanaksız ise bakanlık temsilcisine başvurması, karşı oylarının iradesine uygun yazılması gerektiği, Olağan Genel Kurulu'nun 6. Kararında kanuna, anasözleşmeye ve de iyi niyet kurallarına aykırılık tespit edilemediği, Genel Kurulun 7. Kararı imar barışından faydalanmak için sözleşme yapılması, hizmet bedeli ve sair bedellerin ödenmesine ve onaylanmasına ilişkin olup olumsuz oy kullanıldığı yazılı olmadığı gibi muhalefet şerhinin de bulunmadığı; böyle bir durumda, ortakların önce genel kurulu yöneten başkanlık divanına, bu olanaksız ise bakanlık temsilcisine başvurması, karşı oylarının iradesine uygun yazılması gerektiği, bu kararın yoklukla malul olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 52. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış nisaba göre karar alınması gerektiği ve bu nedenle muhalefet şerhine de gerek olmadığı iddia edilse de, genel kurul kararının ortaklardan ödeme alınmasına ilişkin 7. gündem maddesinin imar barışından faylanmaya ilişkin olduğu, bilanço açığını kapatmaya yönelik olmadığı, kooperatifte tapu verilmesine ilişkin olarak ortaklardan ödeme alınmasına karar verildiğinden ek ödeme yükleme mahiyetinde olmadığı, bu nedenle nitelikli çoğunluk ile karar alınmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı kooperatifin 19.01.2020 tarihli Olağan Genel Kurulunun 6. maddesinde müvekkilinin ret oyuna karşılık oy çokluğuyla karar verildiğini, 7. maddeye ret oyu veren müvekkilinin bu beyanının tutanağa geçirilmediğini, müvekkili tarafından 23.06.2018 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda alınan karar gereğince davalı kooperatifteki evinin imar barışından yararlanarak Yapı Kayıt Belgesi alınması için sunulu dekontlardan da anlaşılacağı üzere toplam 23.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödeme üzerine davalı tarafından Çevre Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğüne başvurularak Yapı Kayıt Belgesi alındığını, bu hususun davalı tarafından müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin evinin zaten imar barışından yararlanması sebebiyle evini herhangi bir engelle karşılaşmadan kullanabildiğini, davalı kooperatifin taraf olduğu İstanbul Kadastro Mahkemesinde Orman Genel Müdürlüğü tarafından davalı tarafa açılan ve derdest olan 2017/186 E. Sayılı kadastro davası ile İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı kooperatif tarafından Maliye Hazinesine açılan ve derdest olan 2018/247 E. Sayılı tazminat davalarının bulunduğunu, bu davalarda verilecek kararların bu davada iptali istenen 6. ve 7. maddeler ile doğrudan bağlantısı bulunduğunu, bu sebeple davalı kooperatifin hukuki durumunun belirsiz olduğunu, bu belirsizlik sebebiyle iptal konusu olan kararın alınmasının iyiniyetli olmadığını, kararın uygulanmasında müvekkilinin hukuki menfaatinin bulunmadığından dava konusu kararın uygulanması halinde müvekkilinin çok büyük bir maddi kaybının olacağını, 19.01.2020 tarihli Olağan Genel Kurulunun 6. maddesinde alınan kararın yanında doğrudan bu madde ile bağlantılı olan 7. maddede alınan kararın da 6. maddede alınan kararın iptali halinde uygulanma kabiliyetinin olamayacağını, Kooperatif Kanunun 52 nci maddesinin ilk bendinde "Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir." hükmünün düzenlendiğini, ancak 7. maddede alınan kararının ek ödeme yükümlülüğü doğurması sebebiyle karar nisabı bütün ortakların 3/4'ü olması gerekirken bu nisaba uyulmadan hukuka aykırı bir şekilde 7. maddede belirtilen kararın alındığını, müvekkilinin ret oyu verdiğinin tutanağa geçirilmediğini, müvekkili adına yazılan şerhin müvekkilinin gerçek beyanını yansıtmadığını, dürüstlük kuralına aykırı olarak tutanağa tapuyu almak istemediği şeklinde işlendiğini, 7. maddeye olan itirazının ise tutanaklara geçirilmediğini, bilirkişi raporundaki değerlendirmelere itiraz edip bu hususa ilişkin olarak tanık dinlenmesini talep etmelerine rağmen mahkemece tanıklarının dinlenmediğini, bu durumun adil yargılanma ve savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, kaldı ki kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için aksi kanaat hasıl olması halinde bu davanın konusu ile bağlantılı davalı kooperatifle ilgili birçok davanın açıldığı göz önünde bulundurulduğunda o davalar sonuçlanmadan davalı kooperatif tarafından bu dava konusu ek ödemelerin alınmasına itiraz edilmesinin bilirkişi raporunda beyan edildiğinin aksine iyiniyet kurallarına aykırı olmadığını, 7. maddenin yokluk nedeniyle hükümsüz olması nedeniyle muhalefet şerhi konulmasına gerek olmadığını, KK. 52. maddesi hükmüne göre 7. maddenin karar nisabının göz önünde bulundurulması için muhalefet oyu kullanma şartının bulunmadığını, kaldı ki 6. maddede alınan karar yanında doğrudan bu madde ile bağlantılı olan 7. maddede alınan kararın da 6. maddeki kararın iptali halinde uygulanma kabiliyetinin bulunmayacağını, 19.01.2020 tarihli Olağan Genel Kurulunun 6. ve 7. maddelerinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine aykırı olduğu gibi ana sözleşmeye, hukukun genel ilkelerine, hakkaniyet, iyiniyet ve dürüstlük kurallarına da aykırı olduğunu, alınan kararların yönetim planında şirketin söz konusu dönem bütçesinde açık oluşturacak şekilde değişiklik yapacak bir yükümlülük getirdiğini, bu yükümlülüklerin kooperatifin olağan ödemelerinden olmadığını, bilançoda açık çıkmaması ve bilanço açığını kapatmak gayesi ile bu kararların alındığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, davalı kooperatifin 19/01/2020 tarihli Genel Kurulunun 6 ve 7 nolu gündem maddelerinde alınan kararların iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Öncelikle davacılar tarafından açılan davanın dinlenebilmesi için, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde açılıp açılmadığının tespiti gerekir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir."1163 sayılı Kanununun 53. maddesi metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek pay sahipleri ve diğer kişilerin muhalefet ettikleri kararlara karşı muhalefet ettiklerini tutanağa geçirtmeleri yeterli olup, ayrıca birde muhalefet gerekçelerini yazdırmaları veya ayrı bir muhalefet şerhi içeren dilekçe vermeleri gibi bir zorunluluk aranmamaktadır. Kaldı ki, böyle bir şartın aranması hak arama özgürlüğünü zorlaştıracağında kuşku bulunmamaktadır." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/23-121 Esas 2013/1674 Karar sayılı ilamı). Buna göre muhalefet şerhinin mutlaka gerekçeli olması şart olmayıp muhalefet iradesinin tutanaktan anlaşılması yeterlidir.Y. 6. HD. 2022/4092 E. 2023/4002 K. sayılı ilamı; "Kooperatif genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu öğreti ve yargı kararlarında kabul edilmektedir." şeklindedir.14.07.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Gündemin 6. maddesinin kanuna, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmemesi sebebiyle iptali şartlarının oluşmadığı, Gündemin 7. maddesi bakımından davacının olumsuz oy kullandığı ve bu beyanının tutanağa geçirilmediği yönündeki iddiasına yönelik olarak iptal davası şartlarının oluşmadığı, kararın yokluğu açısından ise takdire bağlı olarak aşağıdaki iki seçeneğin bulunduğu; a. Mahkemece gündemin 7. maddesinin ortaklar için ek ödeme yükümü getirdiği kanaatine ulaşılması halinde, karar nisabı sağlanamadığındarı kararın yoklukla malul olduğu, b. Mahkemece gündemin 7. maddesinin ortaklar için ek ödeme yükümü getirmediği kanaatine ulaşılması halinde, karar nisabının sağlanmış olduğu ve iptal şartının gerçekleşmediği, bu sebeple kararın geçersizliğini gerektirecek herhangi bir husus olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45/3 maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şart olduğu, Kanunun 51/1. maddesine göre ise, kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunacağı,Somut olayda, toplantıya başlanmadan önce genel kurul toplantı tutanağında yapılan tespitlere göre, yönetim kurulu tarafından 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 26. maddesindeki niteliklere ve ortaklar kayıt defterindeki kayıtlara uygunluğu onaylanarak hazırlanan ve ortakların imzasına sunulan ortaklar listesinde kayıtlı 31 ortaktan 11 ortağın asaleten ve 12 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 23 ortağın toplantıda hazır bulunduğu görülmekle toplantı yeter sayısının mevcut olduğu anlaşılmıştır. 6 no'lu gündem maddesinde kabul edilen karar metni; “Kooperatif ile (kooperatif ortaklarından) ... arasında akdedilen' ... Konut Yapı Kooperatifi Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi' okundu, görüşmeye açıldı ve 1 ret oyuna karşı 22 kabul oyuyla oyçokluğuyla kabul edildi. 5sayfadan ibaret Devir Vaadi Sözleşmesi genel kurul tutanağına ek olarak konuldu. Ret oyu veren ..., söz alarak, “Ben kat mülkiye tinin kurulmasına karşıyım, tapumu almak istemiyorum” demek suretiyle genel kurul tutanağına şerh koydu.” şeklindedir. Hisse devir vaadi sözleşmesine ilişkin 6 numaralı kararda, davacının muhalefet şerhi bulunmakta olup yasal bir aylık sürede bu davanın açıldığı anlaşılmakla bu madde yönünden işin esasının incelenmesine geçilmiştir.1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 51. maddesinde "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve anasözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3'ü çoğunluğu gereklidir. Anasözleşme, bu kararların alınması için oy çoğunluğu hakkında daha ağır hükümler koyabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre incelemeye konu hisse devir vaadi sözleşmesine ilişkin 6 numaralı karar, 1 red oyuna karşılık 22 kabul oyuyla oy çokluğu ile kabul edilmiş olup nitelikli çoğunluk gerektirir nitelikte kararlardan da olmadığından karar nisaplarına uygun şekilde alınmıştır. Gündemin 6. maddesi “Hisse Devir Vaadi Sözleşmesinin” oylanmasına ilişkindir. Genel kurul kararları kanuna, anasözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı olması halinde, genel kurul kararının iptali talep edilebilmektedir (Koop. K. M.53). Somut uyuşmazlıkta, kanuna ve anasözleşmeye aykırılık tespit edilememiştir. Ancak kararın iyi niyet kurallarına da aykırı olmaması gerekmektedir. Toplantı tutanağı ve davacının muhalefet gerekçesi ve yargılamada ileri sürdüğü hususlar incelendiğinde davacının kat mülkiyeti kurulmasını istemediği, kooperatifle ilgili davaların bulunmasının hukuki belirsizlik oluşturduğu, diğer iptali istenen 7. madde ve kooperatifle ilgili davaların 6. madde ile doğrudan bağlantılı olduğu ileri sürülerek kararın iptali talep edilmiştir. Davalı kooperatif bir yapı kooperatifidir. Yapı kooperatiflerinde temel amaç, dayanışma ve işbirliği içerisinde konut gereksiniminin karşılanmasıdır (Konut Yapı Kooperatifleri Hakkında Bkz. Yusuf ÜSTÜN / Muhittin AYDIN, Kooperatifler Hukuku, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, 2014, s.40-41). Bu sebeple davacının, iyi niyet kurallarına aykırılık iddiasının da geçerli olmadığı kanaatine varılarak kararın iptalinin gerekmediği anlaşılmıştır. 7 no'lu gündem maddesinde kabul edilen karar metni; “İmar Barışının 2'nci aşamasına geçilmesi ve bu aşamadaki işlemlerin ... İnşaat ve Mühendislik Ltd. Şti ile yapılacak sözleşmenin imzalanması için Kooperatif yönetim kuruluna yetki verilmesine oybirliği ile karar verildi. Söz alan ..., ... İnşaat ile yapılacak sözleşme hakkında ayrıntılı olarak bilgi verdi. Sözleşme uyarınca, beher konut başına 4.000,00 TL hizmet bedeli ile sair tüm masrafların ödenmesi gerektiği belirtildi. Sözleşme bedeli ile masrafların Site Yönetim Kurulu tarafından Kooperatif ortaklarından toplanmasına, ... İnşaat Sözleşmesindeki işlerle ilgili olarak her bir Kooperatif ortağından 07.02.2020 tarihine kadar 5.000,00'er TL toplanmasına, İmar Barışı'nın 2'nci aşamasındaki harç vs. masraflar için 10.04.2020 tarihine kadar avans olarak 25.000,00'er TL toplanmasına, harcamaların ve ödemelerin de Site Yönetim Kurulu tarafından yapılmasına oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklindedir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 51. maddesi; "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve anasözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3'ü çoğunluğu gereklidir. Anasözleşme, bu kararların alınması için oy çoğunluğu hakkında daha ağır hükümler koyabilir." Aynı Kanunun 52/1. maddesi ise; "Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir." şeklindedir.Gündemin 7. maddesi “İmar Barışının İkinci Aşamasına Geçilmesi İçin Dava Dışı Şirketle Sözleşme Yapılması ve Yönetim Kuruluna Yetki Verilmesine” ilişkindir. Söz konusu gündem maddesi oy birliği ile kabul edilmiştir. Dava dilekçesinde her ne kadar, davacının olumsuz oy kullandığı ve ret beyanının tutanağa geçirilmediği iddia edilmiş olsa da, söz konusu toplantı “Bakanlık Temsilcisi” huzurunda gerçekleşmiştir. Bu sebeple, davacının söz konusu gündem maddesine olumsuz oy kullandığı ve ret beyanının tutanağa geçirilmediği iddiasına yönelik başkaca bir delilin olmaması ve temsilcinin toplantıda bulunması sebebiyle, gündemin 7. maddesi bakımından iptal davası şartı oluşmamıştır (Koop. K. m.53/1). Davacı, söz konusu gündem maddesi bakımından toplantı ve karar nisabının 3/4 olduğunu, bu nisabın sağlanamaması sebebiyle kararın yoklukla malul olduğunu iddia etmektedir. Söz konusu özel toplantı nisabının dikkate alınması için ise, kararın ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması ya da ek ödeme yükümlerinin doğması gerekmektedir (Koop. K. m.52/1). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; gündemin 7. maddesi, imar barışı kapsamında kat mülkiyetine geçişin sağlanması için masraf alınmasına yönelik olduğundan bu maddede ortaklar için ek ödeme yükümlülüğü getirilmediğinden ve davalı kooperatifin bütçe açığı olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığından bu maddede karar nisabının sağlanmış olduğu, yukarıda açıklanan iptal şartının gerçekleşmediği sonucuna varılarak kararın geçersizliğini gerektirecek herhangi bir hususun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Davacı genel kurul toplantısına katılmış olup davacıya oy kullandırılmadığına ya da davacının muhalefet şerhinin yazdırılmasının engellendiğine yönelik genel kurul tutanağına yansıyan bir durum söz konusu değildir. Bu durumda dava konusu genel kurulun 7. maddesi ile alınan kararın kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yönü bulunmadığı gibi yokluk ya da butlan halleri de söz konusu olmadığından Mahkemece 7. madde yönünden alınan kararın iptali talebinin özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın bu talep yönünden esastan reddine karar verilmesi yerinde olmadığından ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın 6 nolu madde yönünden reddine ve 7 nolu madde yönünden ise usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile KABULÜ ile, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/118 Esas, 2021/797 Karar sayılı ve 23/09/2021 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,1-a)19/01/2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 6 numaralı kararın iptali istemine ilişkin açılan davanın REDDİNE,b)19/01/2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 7 numaralı kararın iptali istemine ilişkin açılan davanın USULDEN REDDİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,e)Davalı yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin (kararın kaldırılma gerekçesi gözetilerek ve istinaf kanun yoluna başvuran aleyhine hüküm kurulamayacağından) davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Başvurusu Yönünden;2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen miktarın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361.1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/10/2025