Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/1439 K.2025/1456

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1439 📋 K. 2025/1456 📅 20.11.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1439 - 2025/1456
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1439
KARAR NO : 2025/1456
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2025
NUMARASI : 2025/849 Esas - (Derdest)
TALEBİN KONUSU : Ön Ödeme Talebi
KARAR TARİHİ : 20/11/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 24/11/2025
K A R A R
Mahalli mahkemesince TBK'nın 76. maddesi gereğince verilen geçici ödemeye ilişkin ara karara karşı geçici ödeme talep edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Talep, davacıların 13/11/2024 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarar nedeniyle, maddi tazminat istemli açılan davada TBK'nın 76. maddesi gereğince geçici ödeme talebidir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; “TBK'nın 76. maddesi kapsamında geçici ödeme talebinin reddine,” karar verilmiş, ara karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Uyuşmazlık; TBK'nın 76. maddesi uyarınca davacılar vekilinin tedbiren geçici ödeme talebi üzerine mahkemece verilen ara kararın tek başına istinaf yoluna tabi kararlardan olup olmadığına ilişkindir.
Uyuşmazlığa ilişkin olan yasal düzenlemeler incelendiğinde; 6100 sayılı HMK’nın “İhtiyati Tedbirin Şartları” başlıklı 389 maddesi; “(1); ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.'' hükümlerini içermektedir.
6098 sayılı TBK’nın “Geçici Ödemeler” başlıklı 76. maddesi; ''Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.
Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminattan mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.'' hükmünü içermektedir.
6100 sayılı HMK’nın “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlıklı 341. maddesi; ''(1) İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
(2) Miktar veya değeri (Değişik ibare: 6763 - 24.11.2016 / m.41) "üç bin" Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 6763 - 24.11.2016 / m.41) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.
(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda (Değişik ibare: 6763 - 24.11.2016 / m.41) "üç bin" Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü (Değişik ibare: 6763 - 24.11.2016 / m.41) "üç bin" Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.
(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtay’a başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir." hükümlerini içermektedir.
6100 sayılı HMK’nın “Diğer Geçici Hukuki Korumalar” başlıklı 406. maddesi; ''Mahkemece, gerekli hâllerde, mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebilir.
(2) İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.'' hükümlerini içermektedir.
Dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde, TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödeme ile HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir arasında talep şekli ve zamanı, teminat hususu ve itiraz hususlarının farklı şekilde düzenlendiği, HMK'nın 406/2. maddesinin düzenlemesi de dikkate alındığında, TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödemelerin geçici hukuki koruma niteliğindeki ön ödeme olduğu, zira geçici ödeme için ihtiyati tedbir gibi teminat hususunun düzenlenmediği, ihtiyati tedbirin dava dışı da talep edilebileceği, dava dışı talep edilmiş ise 2 hafta içinde asıl davanın açılması gerektiği, oysa ki geçici ödemenin ancak dava açıldıktan sonra bir yan talep olarak ileri sürülebileceği, ihtiyati tedbirin belirli bir süre içinde uygulanması aksi taktirde kendiliğinden kalkacağı, oysa ki geçici nitelikteki ödemenin asıl dava kesinleşinceye kadar ileri sürülebileceği, geçici ödemeye hükmedilmiş ise bu ödemenin 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde talep edilebileceği, ihtiyati tedbir kararına karşı kanun yollarına başvurulabilir iken sadece geçici ödemeye ilişkin karar, ara karar olduğundan ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceği, ayrıca ihtiyati tedbir kararına uymayan kişiye disiplin cezası öngörülmüş iken geçici ödeme kararına uymayan tarafa karşı sadece ilamlı icra takibinde bulunulabileceği, HMK'nın 396. maddesine göre şartların değişmesi halinde ihtiyati tedbir kararı kaldırılırken TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödemeler bakımından böyle bir düzenlemeye yer verilmemiş olması gibi farklı yasal düzenlemeler nedeniyle, mahkemece ödenmesine karar verilen geçici ödeme avans niteliğinde olup, tazminata mahsuben yapıldığı, haksız çıkılması halinde faizi ile birlikte iadesinin gerektiği, TBK'nın 76. maddesinde de geçici ödeme talebinin kabulü ve reddi halinde itiraz ya da istinaf kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtilmediği, bu niteliği itibariyle HMK'nın 341. maddesinde istinaf kanun yoluna başvurulabilecek kararların sınırlı olarak sayıldığı, yorum ile genişletilemeyeceği, ara karar niteliğindeki geçici ödemeye yönelik ancak nihai karar ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen tedbiren geçici ödeme gerek koşulları, gerek teminat bakımından, 6100 sayılı HMK'nın 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde gerekse 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde uyuşmazlığa konu geçici ödeme kararına karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden ve mahkemece verilen geçici ödeme talebinin reddine dair karar ara karar niteliğinde olduğundan, bu kararlara karşı ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceğinden davacıların “geçici ödeme talebinin reddine” yönelik karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-14/10/2025 tarihli geçici ödeme talebinin reddine dair ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılamayacağından talep edenler (davacılar) vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 341/1 maddesi gereğince REDDİNE,
2-Talep edenler (davacılar) tarafından adli yardımlı olarak ara karar istinaf edildiğinden ve istinaf karar harcı yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Talep edenler (davacılar) adli yardım talebinden yararlandığından suç üstü ödeneğinden karşılanan 230,00 TL tebligat ve posta giderleri, 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.913,10 TL istinaf yargılama giderinin talep edenlerden (davacılardan) müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ İLE HAZİNEYE gelir kaydına,
4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, HMK'nın 341. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.