Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1432 K.2025/1794
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/08/2025
DAVANIN KONUSU:İHTİYATİ TEDBİR
İSTİNAF TALEP TARİHİ:25/09/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/11/2025
KARARIN YAZIM TARİHİ:17/11/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle;talep edenin abonesi olduğu adreste karşı taraf görevlilerince kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak düzenlendiğini, akabinde de 28/07/2025 tarihli 717.762,34 TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiğini, talep edene 11/08/2025 tarihinde borcun ödenmemesi halinde elektrik kesintisi yapılacağının bildirildiğini, tarafların tacir olması sebebiyle arabuluculuk dava şartı bulunduğundan yargılama sürecinin uzun sürecek olduğu gözetilerek elektriğin kesilmemesi yönünde başvuruda bulunmak zorunda kaldıklarını, kaçak elektrik tespit tutanağının ilgili yönetmelikte öngörülen usul ve esaslara aykırı olarak düzenlendiğini, tutanakta imzası bulunan kişilerin kimlik ve yetkilerinin belli olmadığını, tutanak düzenlenirken talep edenin hazır bulunmasının sağlanmadığını, kaçak elektrik bedelinin yüksek tutarda belirlendiğini, bu yöndeki itirazlarının karşı tarafça reddedildiğini, görevlilerce kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığının tespiti amaçlı sayaç üzerinde gerekli incelemelerin yapılmadığını, soyut iddialara dayalı tutanak düzenlendiğini belirterek, talep eden şirket aleyhine tanzim edilen faturanın ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, talep edenin abone olarak kullandığı elektriğin kesilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İTİRAZ:Karşı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edenin ayrı bir hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığını, bu durumun mahallinde yapılan incelemede tespit edildiğini, bu nedenle çalışanlarca kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, talep edenin kaçak elektrik kullandığına dair video ve fotoğrafların çekildiğini, talep edenin hukuka aykırı eylemine karşı uygulanabilecek yasal yaptırımın önünün ihtiyati tedbir kararı ile kesilmesinin hukuka aykırı kaldığını, talep edenin tutanak aksini ispatlaması gerektiğini, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddiasında bulunamayacağını, dolayısıyla elektrik kesintisi nedeniyle mağdur olunacağı yönündeki iddianın dinlenemeyeceğini, verilen ihtiyati tedbir kararının haksız ve hukuka aykırı kaldığını belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
YEREL MAHKEME KARARI: Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş , ... D.İş Karar sayılı 12.08.2025 tarihli kararı ile; "ihtiyati tedbir isteyen vekilinin tedbir talebinin kısmen kabul kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı şirket aleyhine tanzim edilen 717.762,34 TL bedelli faturanın ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminin reddine, talebe konu 31/07/2025 tarihli ve ... seri numaralı 717.762,34 TL tutarında kaçak elektrik enerjisi tüketiminden kaynaklı fatura bedellerine ilişkin, fatura bedellerinin %20'si üzerinden hesap edilen 143.552,47 TL teminatın nakdi veya teminat mektubu yatırılması halinde davacının elektrik hizmetinin kesilmesinin engellenmesine, bu hususta ... Dağıtım A.Ş'ye müzekkere yazılmasına," şeklinde karar verilmiş, karşı taraf vekilinin 29/08/2025 tarihli itirazı üzerine 12/09/2025 tarihli ek karar ile;"ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespiti ile itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Talep eden vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesi ile; 19/08/2025 tarihinde tedbir kararının uygulanması için teminat tutarının yerel mahkeme veznesine depo edildiğini, buna göre arabuluculuğa başvurma süresinin teminatın yatırıldığı tarihten itibaren iki hafta sonrası yani 02/09/2025 tarihinde süresi içinde arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin 15/09/2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, bunun üzerine aynı tarihte Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde uyuşmazlıkla ilgili asıl dava olan menfi tespit davasının ... Esas sayılı dosya ile açıldığını, dolayısıyla tedbir kararının ortadan kalkmasını gerektirir usuli bir eksikliğin bulunmadığını, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadan tedbir kararının ortadan kalktığının tespitine karar verilmesinin isabetsiz kaldığını belirterek, ilk derece mahkemesinin 12/09/2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;
Talep; karşı tarafça elektrik abonesi olan talep eden hakkında kaçak elektrik kullanıldığından bahisle haksız yere tutanak düzenlenerek yüksek tutarda kaçak elektrik bedeli faturası tahakkuk ettirildiği iddiasına dayalı faturanın ödenmemesi ve elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemlidir.
İlk derece mahkemesince; 12.08.2025 tarihli kararı ile; "ihtiyati tedbir isteyen vekilinin tedbir talebinin kısmen kabul kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı şirket aleyhine tanzim edilen 717.762,34 TL bedelli faturanın ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminin reddine, fatura bedelinin %20'si teminat mukabilinde talep edenin aboneliğinin olduğu elektriğin tedbiren kesilmesinin engellenmesine" şeklinde karar verilmiş, karşı taraf vekilince süresi içerisinde itirazda bulunulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılarak 12/09/2025 tarihli ek karar ile; " talep edenin süresi içerisinde ara buluculuğa başvurduğuna dair evrak sunmadığı, esas davanın açılmaması ile ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayıldığı" yönündeki gerekçeyle "ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespiti ile itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiş, karar süresi içerisinde talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 390 maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK 393/1 maddesine göre; İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar.
Aynı yasanın 397/1 maddesi gereğince; İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
6325 sayılı Arabuluculuk Kanunun 16.maddesinde; "Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.
" denmektedir.
Bu yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce resen gözetilir. Asıl dava açılmadan önce değişik dosyası üzerinden ihtiyati tedbir talep edilmiş olmasına göre ilk derece mahkemesinin tedbir talebi yönünden görevli olup olmadığını resen değerlendirmesi gerekir.Her ne kadar talep eden vekili, talep edenin tacir olduğunu beyanla ilk derece mahkemesinden tedbir talebinde bulunmuş ise de talep edenin tacir olduğu yönünde dosya kapsamında delile rastlanmamıştır. İlk derece mahkemesince talep edenin tacir olup olmadığının hiçbir tereddüte meydan vermeyecek şekilde araştırılıp belirlenmesinden sonra ihtiyati tedbir konusunda görevli ve buna göre karşı taraf vekilinin itirazının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken görev hususu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Talep edenin tacir ve uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunun belirlenmesi durumunda ise; ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire hükmedildiği 12/08/2025 tarihinden itibaren yukarıda belirtilen yasal bir haftalık süre içinde talep eden tarafından 19/08/2025 tarihinde kararda hüküm altına alınan teminatın depo edilerek tedbirin uygulanmasının istendiği, buna göre asıl davanın açılması için yasada öngörülen iki haftalık sürenin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı ve 02/09/2025 tarihinde sürenin dolacağı,talep eden vekilinin uyuşmazlığın ticari olduğu ve zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunduğundan bahisle 02/09/2025 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, 15/09/2025 tarihinde arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığı, aynı tarihte talep eden vekilinin Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E.sayılı dosya ile dava açtığı anlaşılmaktadır.HMK.397/1 maddesindeki düzenleme, davanın açıldığına ilişkin evrakın tedbir istenen dava dosyasına sunulmasını öngörmektedir.Arabululucuğa başvuru zorunluluğu bulunması durumunda arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin evrakın dosyaya sunulması gerektiğine ilişkin bir hükme yer verilmediği gibi Arabuluculuk Kanununda da bu yönde bir hüküm yer almamaktadır.O halde talep edenin tacir ve uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunun kabulü halinde talep eden vekilince asıl davanın süresi içinde açıldığının kabulü gerekecektir.Hal böyleyken ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığından sözetmek de mümkün kalmayacaktır .Dolayısıyla verilen karar ,bu yönüyle de usul ve yasaya aykırıdır.
Ancak gelinen aşamada asıl davanın ,Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasıyla artık karşı taraf vekilinin itirazı hakkında karar verme görevi adı geçen mahkemeye geçmiştir.
HMK.353 maddesinde; "(1)Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir."şeklindeki hüküm uyarınca yukarıda belirtilen hususları ve verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olup olmadığını inceleme görevi Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesine geçmekle ilk derece mahkemesinin 12/09/2025 tarihli ek kararının HMK.353/1-a-3-4 maddeleri uyarınca kaldırılarak davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazını değerlendirmek üzere dosyanın görevli ve yetkili Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-HMK'nun 353/1.a-3-4 maddeleri uyarınca Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 12/09/2025 tarih ve ... D.iş, ... D.iş Karar sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA,
3- Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazını değerlendirmek üzere dosyanın görevli ve yetkili ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE ( ... esas) GÖNDERİLMESİNE,
4-Peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince talep edene iadesine,
5-İstinaf başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,
6-Talep edenin istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararla değerlendirilmesine,
7-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,oybirliği ile karar verildi. 17/11/2025
...