İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/1720 K.2025/1626

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1720 📋 K. 2025/1626 📅 09.10.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1720 Esas
KARAR NO : 2025/1626 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO : 2024/57 Esas - 2024/879 Karar
EK KARAR TARİHİ: 28/05/2025
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar ödemeyi vaad ettikleri 100.000-USD'nin, 82.500-USD'lik (SeksenİkiBinBeşYüz Amerikan Doları) kısmını ödemiş olup, kalan 17.500-USD'lik (OnYediBinBeşYüz Amerikan Doları) kısmını ödemediklerini, Davalı-borçlular tarafından ödenmeyen 17.500-USD'lik (OnYediBinBeşYüz Amerikan Doları) kısmın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle müvekkillerin ileride telafisi mümkün olmayacak zararlara uğramalarının ve davalı-borçluların muhtemel kötü niyetli girişimlerinin ve yargılama sonucunda oluşacak kararın infazının engellenmesinin, önlenmesi zımmında tüm davalı-borçlular adlarına kayıtlı bulunan tüm taşınır ve taşınmaz mallar ile motorlu taşıtlar, deniz taşıtları ve banka hesapları ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve diğer sözleşmeler nedeniyle doğmuş ve doğacak 3. şahıslardaki tüm hak ve alacakları ve adlarına gelecek tüm havale ve sair hak ve alacakları üzerine dava sonuna, kararın infazına kadar ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına; açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itiraz konusu takip ilamsız bir takip olup, takibe dayanak belge olarak gösterilen senet de kambiyo vasfını haiz olmadığını dolayısıyla kambiyo senetlerindeki mücerretlik ilkesi somut olayımızda uygulama alanı bulamayacak ve borcuna itiraz edilen davacının bu borcun varlığını ispat etmesi ve gerekçelendirmesi gerekeceğini, taraflar; davacının sahibi olduğu dentaş gemicilik firmasına ait akın (ımo: 8125155) isimli geminin 700.000,00 usd karşılığında müvekkil davalıya satılması hususunda anlaşmış, bu bedelin 30.000,00 usd'sinin sözleşme tarihinden önce, 170.000,00 usd'sinin de geminin tesliminden önce olmak üzere toplamda 200.000,00 usd'sinin kapora olarak ödenmesi konusunda mutabık olmuş ve 08/05/2020 tarihinde bu şartlarla gemi alım-satım sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkil davalı; sözleşme tarihinden önce gönderilmesi gereken bedeli 24/04/2020 tarihinde 30.000,00 usd olarak göndermiş, 18/05/2020 tarihinde de 70.000,00 usd göndererek toplamda 100.000,00 usd kapora bedelini ''mv akın gemisi ımo 8125155 satın alımı için kapora peşinat ödemesi'' açıklaması ile davacıya havale ettiğini, müvekkil davalı, kalan 100.000,00 usd kapora bedelinin ödemesini süresi içerisinde gerçekleştiremeyeceğini davacıya iletmiş, taraflar tekrar protokol-sözleşme vs. yapmak yerine itiraz konusu takibe dayanak olarak sunulan belgeyi tanzim etmiş, bu belgede usulen bir vade belirtilmiş ve borcun ödenmesi akabinde belgenin imha edileceği hususunda taraflar anlaştıklarını, müvekkil davalı; kalan 100.000,00 usd kapora bedelini (yani takip konusu senet bedelini) yine aynı dekont açıklaması ile; 22/05/2020 tarihinde 30.000,00 usd, 05/06/2020 tarihinde 15.000,00 usd, 12/06/2020 tarihinde 35.000,00 usd, 30/06/2020 tarihinde 10.000,00 usd ve 22/07/2020 tarihinde 10.000,00 usd olmak üzere davacıya göndermiş ve takip konusu belge borcunun tamamını ödediğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 28/05/2025 tarih ve 2024/57 Esas - 2024/879 Karar sayılı ek kararı ile;".......Mahkememiz gerekçeli kararının usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, ilgili yasal düzenleme uyarınca talep için öngörülen iki haftalık sürenin sona ermesine rağmen taraflarca dosyanın Görevli mahkeye gönderilmesi konusunda başvurulmadığı anlaşılmakla HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın HMK 'nun 20(1) maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Kanununa uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın 4.653,32 TL peşin harç ve 4.396,04 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye kalan 8.433,96‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. Nin 7/1 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3,200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,'' karar verilmiş ve ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/57 Esas - 2024/879 Karar sayılı kararı ile yapılan yargılamada görevsizlik kararı verildiğini, herhangi bir yargılama gideri, avukatlık ücreti ve arabuluculuk ücretine ilişkin karara hükmedilmediğini, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/57 Esas - 2024/879 Karar sayılı kararının 30/04/2025 tarihinde kesinleştiğini, bu haliyle tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaması nedeniyle ve görevli mahkemeye de göndermedikleri kararda davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden daha sonra İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/57 Esas - 2024/879 Karar sayılı kararı 30/04/2025 tarihinde davalı ... vekilinin 22/05/2025 tarihli başvurusu üzerine ek kararla yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve arabuluculuk ücretinin müvekkil üzerinde bırakılmasına karar verildiğini ancak bunun doğru olmadığını, nitekim davalı tarafın da söz konusu kararı görevli mahkemeye göndermesini talep edebilecekken bunu talep etmediğini ve verilen kararı da istinaf etmediğini, dolayısıyla İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/57 Esas - 2024/879 Karar sayılı kararını davalının da istinaf etmemesi üzerine, 30/04/2025 tarihinde kesinleştikten sonra 28/05/2025 tarihinde yazılan bırakılmasına karar verilmesinin hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, İİK. 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.İlk Derece Mahkemesi 29/11/2024 tarih ve 2024/57 Esas - 2024/879 Karar sayılı kararı ile;'' Somut davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, ticaret mahkemesinin görevli olmadığı,'' gerekçesiyle; 1-Mahkemenin görevsizliğine, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildiği, mahkemece verilen işbu kararın, davacı vekiline 12/04/2025, Davalı ... vekiline 12/04/2025, Davalı ... Limited Şirketi'ne 12/04/2025 tarihinde tebliğ olunmuş, "Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine" hükmün 29/04/2025 tarihinde kesinleştiği 30/04/2025 tarihli kesinleşme şerhinden anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesi 28/05/2025 tarih ve 2024/57 Esas - 2024/879 Karar sayılı ek kararı ile;'' Mahkememiz gerekçeli kararının usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, ilgili yasal düzenleme uyarınca talep için öngörülen iki haftalık sürenin sona ermesine rağmen taraflarca dosyanın Görevli mahkeye gönderilmesi konusunda başvurulmadığı anlaşılmakla HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın HMK 'nun 20(1) maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,'' karar verilmiş ve ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemelerce görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine yapılacak işlemler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 20. maddesinde düzenlenmiş ve anılan maddede; "(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden,(Ek ibare: 22.07.2020 - 7251 S.K./1. md) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümdeki açık düzenleme uyarınca görevsizlik kararı veren mahkeme, görevsizlik kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir; dava dosyasını kendiliğinden görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilebilmesi ve o mahkemede davaya devam edilebilmesi için taraflardan birinin, iki hafta içerisinde görevsizlik kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir.Somut olaya döndüğümüzde, ilk derece mahkemesince verilen 29/11/2024 tarihli görevsizlik kararı, "Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine" hükmün 29/04/2025 tarihinde kesinleştiği, HMK. 20/1 Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin, görevsizlik kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmedikleri anlaşılmakla, HMK. 20/1 madde son cümle uyarınca yerel mahkemece 28/05/2025 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin ek karara ilişkin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 331/2 Maddesinde; ''Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. '' Hükmü düzenlenmiştir.HMK'nın 331/2,3 maddelerinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderlerinin davacıya yükletileceği, 323/1-ğ bendinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri içinde olduğu, yine arabuluculuk ücreti de arabuluculuk mevzuatı gereği yargılama giderlerinden sayıldığı, 332/1 maddesinde yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedileceği düzenlenmiştir.Somut olayda, mahkemece verilen görevsizlik kararının tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 29/04/2025 tarihinde kesinleşmesinden sonra tarafların 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemeleri neticesinde davalı Emrullah vekilinin 22/05/2025 tarihli talep dilekçesi üzerine yerel mahkemece 28/05/2025 tarihli ek karar ile, HMK. 20/1 madde son cümle uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilip 6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesince verilen 28/05/2025 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.