İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1188 K.2025/1723

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1188 📋 K. 2025/1723 📅 06.11.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1188
KARAR NO : 2025/1723
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28.02.2025 tarihli ek karar
NUMARASI : 2020/728 Esas - 2021/120 Karar
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum tarafından İstanbul 19.İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyasından davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti" aleyhine rucuen tazminat davası açtıklarını, davanın derdest olduğunu ve yargılamanın devam ettiğini, mahkemenin son celsesinde davalı şirketin ihyası için davacı vekiline süre verilmesi üzerine öğrendiklerini iddia ederek, dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması için ... ... Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti İhyasına karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 11.02.2021 tarihinde verilen kararla; "...6102 Sayılı TTK' nun 547. maddesi uyarıncastanbul 19. İş Mahkemesinin... Esas sayılı davasında taraf teşkilinin sağlamasının ve şirketin borçlu olup olmadığına yönelik Ek Tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olduğu anlaşılmakla Sicilden Terkin edilen ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi' nin İstanbul 19. İş Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanmasına münhasıran ihyasına, Tasfiye Memuru atanmasına, sicile tesciline ve ilanına yönünde aşağıda ki şekilde karar verilmiştir..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... Sicil Müdürlüğünün 582182-0 sicil nolu ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin (İstanbul 19. İş Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanmasına münhasıran) TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyasına, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasını teminen ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, ihya kararının ve tasfiye memurunun sicile tescil ve ilanına karar verilmiştir. 03.02.2025 tarihli ek karar ile; "... Dosyaya celp edilen kayıtlardan tasfiye memuru olarak seçilen ...'ın 07/05/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla şirketin son ortaklarından ...'in (T.C. ...) tasfiye memuru olarak atanmasına.." Tasfiye Memuru ...'ın vefat etmesi nedeniyle şirketin son ortaklarından ...'in (T.C. ...) tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. 28.02.2025 tarihli ek karar ile; "Mahkememizce verilen 03/02/2025 tarihli Ek Kararla tasfiye memuru olarak seçilen ...'in vefat ettiği anlaşılmakla yerine bilirkişi listesinden seçilen...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle Tasfiye Memuru ...'in vefat etmesi nedeniyle yerine ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere bilirkişi listesinde yer alan...'in Tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Bu ek karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, 11.02.2021 tarihli karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından şirketin ihyasına karar verildiğini, açılan davanın konusunun müvekkili kurum işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, lehlerine vekalet ücreti verilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekir iken davalı ... Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olduğu gerekçesiyle yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığı şeklinde karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, tasfiye memurunun mevcut olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, müvekkili lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 03.02.2025 tarihli ek karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından ek tasfiye memuru olarak atanan ...'in vefat etmesi nedeniyle yerine bilirkişi listesinden seçilen...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini ve tasfiye memuruna 20.000,00 TL ücret takdirine, ücretten ihya olunan şirketin sorunlu olması kaydıyla davacı tarafça karşılanmasına, tasfiye memuru ücreti yatırıldığında tasfiye memurunun göreve başlamasına karar verildiğini, davanın kabul kararına ve davalı ... Sicil Memurluğunun yasal hasım olmasına rağmen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini belirterek ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karardan sonda tasfiye memurunun değiştirilmesin dair verilen ek karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, ... San ve Tic Ltd Şirketi'nin ticaret sicil kaydının 09.10.2015 tarihinde resen terkin edildiği, davacı kurum tarafından İstanbul 19. İş Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında şirket aleyhine açılan rücuen tazminat davasında mahkemenin 12.11.2020 tarihli celse ara kararı ile ihya davası açılması için davacı tarafa süre verilmiş olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” Dairemizin önceki kararlarında, TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-3184 E- 2021/1107 K sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4049 E- 2023/568 K sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2023/4718 E- 2023/5260 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2022/1340 E- 2023/5265 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle, Dairemizin eski uygulamasından dönülmesi gerekmiştir. Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmesi ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince TTK geçici 7.maddesi gereğince, ek kararla tasfiye memuru atanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Davalı ... Sicili Müdürlüğü bu davada yasal hasımdır. TTK'nın geçici 7. maddesi ile belirli koşullarda ticari şirketlerin sicilden terkin edilmesi için gerekli işlemlerin yapılması hususunda davalıya görev verilmiştir. Somut olayda, davalının terkin işleminin kusurlu olduğu iddiasıyla bir ihya talebi yoktur. İhya talebi, iş mahkemesindeki davaya devam edebilmek için yapılmıştır. Bu nedenle, yasal hasım olan davanın yargılama giderlerinden sorumluluğunu gerektiren bir durum yoktur.Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/2866 Esas, 2024/4419 Karar ve 29.03.2024 tarihli ilamında da belirtildiği üzere; 29.05.2024 tarihli 32560 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.” cümlesi eklenmiş olup anılan Kanun'un 23. maddesinde bu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu durumda anılan hüküm uyarınca dava konusu terkin işlemi nedeniyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değilir. İş bu dava daha önce açılmış olsa dahi davalının kusurlu olduğu iddiasına esas ihya talebi yoktur. Bu nedenle davacı vekilinin asıl karar yönünden istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Mahkeme tarafından tasfiye memuru olarak seçilen ...'ın vefatı üzerine şirket ortaklarından ... tasfiye memuru olarak 03.02.2025 tarihli ek karar ile atanmış ise de ...'in vefat ettiğinin anlaşılması üzerine bilirkişi listesinden seçilen... tasfiye memuru olarak atanmıştır. ... mahkemece tasfiye memuru olarak resen atanmış olduğundan ve davalı sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacak olup bu giderlere davacı katlanmak durumunda olduğundan, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.