İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/1553 K.2025/1662

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1553 📋 K. 2025/1662 📅 18.11.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1553
KARAR NO : 2025/1662
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 08/09/2025
NUMARASI : 2025/389 Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu 06/02/2025 tarihli olağanüstü genel kurul kararları alındığı andan bu yana hüküm ifade etmemesine rağmen uygulanmakta olduğunu, yetkisiz müdürlerce genel kurul yapılarak yok hükmünde kararlar alındığını, hukuk aleminde doğmamış olan bir kararın uygulanmasının abesle iştigal olduğundan bahsetmeye gerek dahi olmadığını, her ne kadar yok hükmünde olsa da bir an için geçerli fakat iptal edilebilir bir kararın varlığından söz edilecekse olsa dahi yine mahkemenin nihai kararı ile dava sonunda geriye etkili olarak ortadan kaldırılacak bu kararın icra edilmesi, kararın içeriği bakımından da ciddi sakıncalar barındırmakta olduğunu, nitekim şirket bünyesine dahil edilen şube için yapılan giderler yönünden davalı şirket ve dolayısıyla müvekkilinin telafisi güç zararların doğma rizikosu ile karşı karşıya olduğunu tüm bu nedenlerle dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş olmakla, dosya incelendi;
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 08.09.2025 tarihli ara karar ile "... ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı, ayrıca dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı tarafın haklılığının yaklaşık olarak ispatının sağlanmamış olduğu, taraf menfaatleri de gözetildiğinde ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine..," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davada haklılıklarının yaklaşık ispatın ötesinde ispat olunduğunu, huzurdaki tespit davalarının maddi sebebini teşkil eden; alınan kararların yetkisiz müdürlerce toplantı düzenlenmesi üzerine alınması hususu dava dilekçesi ekinde sunulan İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/19 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi ek raporu ile de tespit olunduğunu, davaya konu genel kurul kararının doğmuş olmasından bahsedilebilmesi için de öncelikle genel kurulun usule uygun surette toplanmış olması ve sonrasında karar nisabını sağlayarak irade ortaya koymuş olması gerektiğini, dava konusu kararlar bakımından; yetkisiz müdürlerce yapılan çağrı sebebiyle, usulünce toplanmış bir genel kurul söz konusu olmadığı için akabinde alınan bir karardan da bahsedilemeyeceğini, dosya kapsamından görüleceği üzere, başkanın imzası olmadan şirketi temsil edemeyecek olan müdürler mahkeme kararı da olmadan yetkisiz bir şekilde genel kurulu topladığını ve yok hükmünde kararların alınmasına sebebiyet verdiklerini, ertelenmeyerek yapılan toplantı neticesinde alınmış olan kararın Kanuna aykırı olduğunun izahı için uzun süren bir yargılama ve tahkikate ihtiyaç bulunmamakta olup iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olduğu halihazırda bilinen bir gerçek olduğunu, hal böyleyken etkin hukuki korumanın sağlanabilmesi için davanın sonunda etkisini yitirecek olan kararın şimdiden tedbiren sağlanması gerektiğini, söz konusu toplantıda erteletme hakkının kullanılmasına rağmen toplantı gerçekleştirildiğini, davaya konu edilen olağanüstü genel kurul toplantısında yeni şube açılışının görüşüldüğünü ve hukuka aykırı olarak karara bağlandığını, 06/02/2025 tarihinde öncelikle olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını hemen arkasından ise Olağan Genel Kurul toplantısı yapılmak üzere toplanıldığını fakat işbu toplantı ise erteletme taleplerinin kullanılması ile ertelendiğini, söz konusu Olağanüstü Genel Kurul toplantısı Olağan Genel Kurul toplantısından yalnızca 30dk önce gerçekleştirildiğini, Olağanüstü toplantı tutanağının ekinde sunmuş oldukları muhalefet şerhlerinde de ifade edildiği üzere, Olağanüstü Genel Kurul toplantısının 3 numaralı gündem maddesinin, Olağan Genel Kurul toplantısında görüşülecek olan finansal tablolara ilişkin gündem maddesi ile doğrudan doğruya ilişkili olduğunu, söz konusu Olağanüstü Genel Kurul toplantısının yapıldığı esnada henüz Olağan Genel Kurul toplantısı yapılmadığını, finansal tablolara ilişkin gündem maddesi de görüşülmemiş bulunduğunu, buna rağmen ertelenmeyerek yapılan toplantı neticesinde alınmış olan kararın Kanuna aykırı olduğunun izahı için uzun süren bir yargılama ve tahkikate ihtiyaç bulunmamakta olup iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olduğunun halihazırda bilinen bir gerçek olduğunu beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile, Yasaya aykırı olan İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 08.09.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, dava konusu kararlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Talep; davalı ... Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 06.02.2025 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, olmadığı takdirde dava konusu kararların iptali talepli davada, alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 449.maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 vd. maddelerinden yararlanılması gerekir.Mahkemece, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce genel kurul üyelerine görüşlerini bildirmek üzere TTK'nın 449. maddesi gereğince davetiye çıkartıldığı anlaşılmıştır. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davalı şirketin 06.02.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında; şirketin toplam 7.450.000 TL sermayesine tekabül eden 298.000 adet paydan 5.960 adet payın asaleten, 292.040 adet payın vekaleten olmak üzere toplantıda temsil edildiği, toplantının 1. Nolu maddesinde '' toplantı başkanının seçilmesi,'' 2. Maddesinde ''toplantı başkanlığına toplantı tutanaklarını hissedarlar adına imzalama yetkisinin verilmesi,'' 3.maddesinde ''İcadiye Mah. Cumhuriyet Cad. Neşe Sitesi A Blok ... Üsküdar / İstanbul adresine yeni bir şube açılmasına, şube unvanının ... Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İcadiye Şubesi olmasına, şubeye sermeye ayrılmamasına, şube müdürü olarak aksi karar alıncaya kadar ... 'ın atanmasına, şubeyi yapılacak olan her türlü işlemlerde ve her hususta münferiden temsil etmesine" karar verildiği, bu kararın 134.100 adet paya sahip hissedarın olumsuz oyuna karşılık 163.900 adet paya sahip hissedarların olumlu oyuyla oy çokluğuyla alındığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça 2016 yılında dava dışı muris ... ...'un vefatı sonrasında genel kurulların yetkisiz müdürler tarafından gerçekleştirildiği , akabinde yapılan tüm genel kurulların da yok hükmünde olduğu , icrası kabil olmayan, yok hükmünde olan kararların icra edilemeyeceğinden, merkezden sermaye karşılanması sureti ile açılan şubenin, şirketi ve dolayısı ile hissedarları zarara uğrattığı, bu nedenle dava konusu kararın icra edilmesinin ciddi sakıncalar doğuracağı, olağanüstü genel kurul toplantısının, olağan genel kurul toplantısından yalnızca 30 dakika önce gerçekleştirildiği, olağan genel kurul toplantısının ertelendiği, olağanüstü genel kurul toplantısının 3 numaralı gündem maddesinin, olağan genel kurul toplantısında görüşülecek olan finansal tablolara ilişkin gündem maddesi ile doğrudan doğruya ilişkili olduğu, buna rağmen ertelenmeyerek yapılan toplantı neticesinde alınmış olan kararın kanuna aykırı olduğu iddia edilmiş ve davaya konu 06.02.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davaya konu genel kurul kararlarının iptal veya yokluk yaptırımı koşullarının oluşup oluşmadığı yapılacak yargılama ve değerlendirme ile tespit edileceği gibi bu aşamada sunulan deliller ile mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ya da tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına ilişkin de yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gözetildiğinde Mahkemece dava konusu kararlara ilişkin yürütmenin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2025