İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/2059 K.2025/1995
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2059 Esas
KARAR NO : 2025/1995 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI : 2025/201 Esas - 2025/422 Karar
TARİHİ: 23/05/2025
DAVA: Tazminat
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete kasko poliçesiyle sigortalı ... Finansal Kiralama A.Ş'ye ait ... plakalı araçların İstanbul'dan/Trieste/ İtalya'ya davalı şirkete ait bulunan ... Adriyatik Gemisi ile taşınmakta iken 06.02.2008 tarihinde söz konusu gemide çıkan yangın neticesinde tamamen yandığını, meydana gelen yangın sebebiyle müvekkili şirketçe sigortalı araçlarda meydana gelen hasara ilişkin olarak ... Plakalı araçta 125.862,00 YTL hasar tespit edilmiş olup anılan hasar tazminatı 26/11/2008 tarihinde sigortalıya ödendiğini, sigortalı ile müvekkili şirket arasında münakit ve bir delil anlaşması mahiyetinde olan Sigorta Poliçesi Umumi Şartları ve T.T.K.'nun ilgili maddeleri uyarınca müvekkil şirket hasar bedelini ödedikten sonra sigortalısının haklarına kanunen halef olmakta talep ve dava hakları müvekkili şirkete geçtiğini belirterek toplam 125.862,00 YTL'nin 26/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, söz kosunu yangının başladığı ana güvertede tamamı yanabilir obje ihtiya eden akülü - dizel yakıtlı yaklaşık 60 tır ve kamyon bulunduğunu, bu tır ve kamyonlardan başka ana güvertede yangına neden olabilecek bir tutuşturma kaynağının bulunmadığını, taşıyanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından ileri gelen zararlardan mutlak surette sorumsuz olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın adamları ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, söz konusu yangının ... Anriyatik gemisinde buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait geminin tamamı yanarak zayi olduğunu, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 23/05/2025 tarih ve 2025/201 Esas - 2025/422 Karar sayılı kararında;"........Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalının sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla ) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 30/09/2025 tarih ve 2025/1679 Esas -2025/1526 Karar sayılı geri çevirme kararımız ile;''.....Dairemizce yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuran davalı... tarafından yatırılması gereken 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcının yatırılmadığı anlaşılmakla;İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 344. maddesi gereğince, davalı... vekiline eksik kalan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcını tamamlaması için kesin süreli muhtıra çıkartılması ve HMK'nın 344. maddesi gereğince davalı... vekiline verilecek kesin süreye rağmen harcın yatırılmaması halinde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması yönünde ek karar verilerek davalı... vekiline tebliğ edilmesi ve bu karara karşı da davalı... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma hakkı olduğu hususu dikkate alınarak istinaf sürelerinin beklenmesi, verilecek ek kararın istinaf edilmesi halinde, ek karara yönelik istinaf harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra davacı vekilinin de istinaf başvurusu bulunduğundan her halükarda yeniden Dairemize gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.'' gerekçesi ile ilk derece mahkemesi dosyasının mahkemesine geri çevrilmesine, karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi 03/11/2025 tarih ve 2025/201 Esas - 2025/422 Karar sayılı ek kararı ile;''......Davalı vekiline mahkememizce 09/10/2025 tarihli Muhtıra ile; 1.683,10.-TL İstinaf kanun yoluna başvuru harcı, 615,40.-TL İstinaf karar harcı ve 1.000,00.-TL gider avansının bir haftalık kesin sürede yatırılması aksi taktirde Katılma yolu ile İstinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair muhtıra 15/10/2025 tarihinde tebliğ edilmesine karşın harç ve gider avansı yatırılmamıştır.Davalı... DENİZCİLİK VE TAŞIMACILIK AŞ vekili tarafından verilen 03/11/2025 tarihli dilekçe ile; istinafa cevap dilekçesinde belirtilen maktu vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen bunun istinaf başvurusu niteliğinde olmayıp, sayın mahkemenin kararının bu yönde istinaf edilmediği, aksinin düşünülmesi halinde ise istinaf taleplerinden feragat ettiklerini , dosyanın istinaf incelemesi amacıyla İstanbul Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesini talep ettiği görülmüştür.'' Gerekçesi ile;''Davalı ... DENİZCİLİK VE TAŞIMACILIK AŞ vekili tarafından istinaf harçları ve gider avansı verilen süreye rağmen yatırılmadığından HMK.nun 344/1 (H.U.M.K. Nun 434/3) maddesi gereğince istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına,'' karar verilmiş, ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmediği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Pilot dosyada geminin yüke ve sefere elverişsiz olduğu tespitinde bulunan;-Gemi adamlarının yangına müdahalede geciktiği ve bu konuda yeterli olmayan bir eğitimden geçtikleri ve uygulama eksiklikleri olduğuna dair 08.12.2010 tarihli bilirkişi raporu ve bu raporun netice kısmında yer alan gemi personelinin yangınla mücadele görevini ifada basiretsiz davrandığı tespitlerine,
-Dosyada mübrez Sayın Prof. Dr. ...'ın Uzman Görüşü'nde yer alan '...taşıyanın olası elverişsizlikleri saptama konusunda hizmetlerinden yararlandığı kişilerin ihmallerinden de sorumlu olacağı... Yangının elverişsizlikten kaynaklanmamış olmasının taşıyanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı...' tespitlerine, -Sn. Prof. Dr. ... 'in 22.02.2012 havale tarihli Ayrık Raporunda yer alan 'çoğunluk raporundaki açıklamaların geminin yola elverişsizliği sonucunu doğuracağı... Bu durumda geminin denize elverişli olmasının önemi olmadığı' tespitleri ile 'gemi adamlarının yeterliliğini, eğitim durumalrı ve fiili tatbikatlarla sağlama yükümlülüğü taşıyana aittir. Bu yükümlülük yerine getirilmemiştir.' tespitine,
-V. Seven ve D. Türkel imzalı Bilirkişi Raporunda yer alan; 'dosyadaki teknik raporlardan gemi personelinin yangınla mücadeledeki görevi ifada yetersiz olduğunun ortaya çıktığı; bu tespitlerin geminin yola elverişli olduğu hususunda şüphe uyandıracak nitelikte olduğu, bu aşamadan sonra davalının elverişsizliğe yol açan noksanların keşfedilememesi sebeplerini izah ve bunda kendisinin ve fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin bir kusuru olmadığını ispat etmekle yükümlü olduğu; ancak davalının bu tür ispat faaliyetine gitmediği; davalının zarardan sorumlu olduğu...' tespitlerine, - ..., ... , Doç. Dr. ... , Dr. ..., Dr. ... imzalı 25.01.2021 tarihli Bilirkişi Raporunda yer alan '...taşıyana elverişsizlikle ilgili kişisel kusur olarak isnat edilebilir ve bu durumda taşıyan, Türk Ticaret Kanununun taşıyanın sorumluluğu hükümlerinde kendisine yer verilen yangın istisnasından faydalanamaz. Kaldı ki ISM Yöneticisi şirket de nihayetinde hukuki manada davalının yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin yola elverişsizliğe sebep olan kusurlu davranışları da taşıyanın kişisel kusuru addedilecektir.' tespitlerine rağmen benzer dosyalarda haklı davanın reddi kararı verildiğini,
Pilot dosyanın Yargıtay'da temyiz incelemesinde olduğunu, mahkemenin 2016 tarihli ara kararı uyarınca pilot dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, mezkur ara karardan dönülmeksizin, ve beklenen pilot dava kesinleşmeksizin işin esasına girilmesi ve davanın reddedilmesinin usulen hatalı olduğunu, anılan gerekçe ile halihazırda Yargıtay'da olan pilot dosyanın kesinleşmesinin ve dönüşünün beklenmesini ve bu işlemler tamamlanmadan acele ile verilmiş olan yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... isimli... gemisi ile davacının sigortalısına ait ... plakalı araç yüklü olarak İstanbul'dan Trieste/ İtalya'ya gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan araçların yanarak zayi olması nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK m. 1472 maddesi gereğince davalıdan rücuen tazmin edilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla ) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 30/09/2025 tarih ve 2025/1679 Esas - 2025/1526 Karar sayılı geri çevirme kararımız ile;''..... İstinaf kanun yoluna başvuran davalı... tarafından yatırılması gereken 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcının yatırılmadığı,''gerekçesi ile ilk derece mahkemesi dosyasının mahkemesine geri çevrilmesine, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi 03/11/2025 tarih ve 2025/201 Esas - 2025/422 Karar sayılı ek kararı ile;''......Davalı vekiline mahkemece 09/10/2025 tarihli Muhtıra ile; 1.683,10.-TL İstinaf kanun yoluna başvuru harcı, 615,40.-TL İstinaf karar harcı ve 1.000,00.-TL gider avansının bir haftalık kesin sürede yatırılması aksi taktirde Katılma yolu ile İstinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair muhtıra 15/10/2025 tarihinde tebliğ edilmesine karşın harç ve gider avansı yatırılmadığı,'' Gerekçesi ile;''Davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık A.Ş. vekili tarafından istinaf harçları ve gider avansı verilen süreye rağmen yatırılmadığından HMK.nun 344/1 (H.U.M.K. Nun 434/3) maddesi gereğince istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına,'' karar verilmiş, ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmediği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince verilen ek karar davalı vekili tarafından istinaf edilmediğinden dairemizce davacı tarafın istinaf başvurucu incelenmiştir.
Davacı taraf, davalıya ait ... isimli ... gemisinde Hırvatistan açıklarında çıkan yangın sonucu, gemiye yüklenen sigortalısına ait araç da dâhil olmak üzere gemide bulunan bütün araçlar ve cihazların tamamen zayi olduğunu, ilgili sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödeme yapıldığını, sigortalısına ödenen hasar bedelinin TTK m. 1472 maddesi gereğince davalıdan rücuen tazmin edilmesini talep etmiştir.Mahkeme gerekçesinde belirtilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarih ve 2021/4620 Esas -2023/1074 Karar Sayılı İlamında; "....Tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerektiği,'' gerekçesi ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, karar verildiği, dosya Yargıtay'dan döndükten sonra dosya aynı mahkemenin 2024/215 Esas sırasına kaydedilip Yargıtay 11 HD.nin bozma ilamından sonra yapılan yargılamada mahkemece Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle 03/07/2024 Tarih ve 2024/215 Esas - 2024/294 Karar sayılı kararı ile ; Davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.07.2025 tarih ve 2024/5455 Esas - 2025/4965 Karar sayılı kararı ile; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, karar verildiği, dairemizce uyap sisteminden yapılan inceleme sonucu anlaşılmıştır.HMK m. 165/2 Maddesinde;'' bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir.Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir.'' Hükmü düzenlenmiştir.Kanun koyucu, davada ortaya çıkan bir sorunun bekletici sorun sayılmasını mahkemeye, yani hakimin takdirine bırakmıştır. Bekletici sorun yapma kararının şartlarının mevcut olduğuna kanaat getiren mahkemenin, vereceği bir ara kararla bekleme kararı aldığını açıkça belirtmesi gerekmektedir. Ancak bu karar, bir ara karar niteliği taşıdığı için, mahkeme bekletici sorun yapma kararından her zaman dönebilir. Nitekim Mahkemece 20.3.2025 tarihli ara kararı ile bekletici mesele kararı ile duruşmadan çekilen dosya da yeni duruşma günü tayin ederek yargılamaya devam edilerek sözlü yargılama için taraflara süre verilip davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin bekletici mesele yapılması ara kararından dönülmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesinin usule aykırı olduğuna ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosya içeriği belgelere göre; mahkemece bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine dair verilen hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek onanmış olması karşısında, davacının mahkemece bekletici mesele yapılan dosyanın kesinleşmesinin beklenmediğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda, 06.02.2008 tarihinde Pendik-İstanbul Limanı'ndan, İtalya-Trieste Limanı'na hareket eden davalıya ait ... isimli gemide Hırvatistan açıklarında çıkan yangın sonucu, gemi ile birlikte yüklü vaziyette olan davacının sigortalısına ait aracın yanarak zayi olduğu, davalının meydana gelen yangından ve zarardan sorumlu olmadığı mahkemece bekletici mesele yapılan dosyadan verilen karara ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.07.2025 tarih ve 2024/5455 Esas - 2025/4965 Karar sayılı onama kararı ile de tespit edildiği, Yargıtay 11 HD. Nin ilamındaki tespitlere göre mahkemece davanın reddi yönünde hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki bütün istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.